Yavuz Uzun tablo fiyatları ve müzayede sonuçları: 4 müzayede sonucu, ortalama 5.125 ₺, fiyat aralığı 4.500–6.000 ₺. Teknikler: Akrilik Boya.
| Eser | Teknik | Boyut | Müzayede Evi | Tarih | Son Pey |
|---|---|---|---|---|---|
| Yavuz Uzun (1992) Tuval üzerine akrilik boya, 25x25 cm Yavuz Uzun’un resimlerinde sanki dünya çoktan bir şey yaşamıştır. Ne olduğunu tam bilmiyoruz. Bir savaş mı geçti üzerinden, doğa mı sabrını kaybetti, insan kendi kurduğu düzenin içinde başka bir şeye mi dönüştü? Bildiğimiz tek şey şu: Bir yerde sınırlar erimiş. Yavuz Uzun, 1992’de Ordu’da doğdu. 2016’da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden mezun oldu. Daha öğrencilik yıllarından itibaren desen, mürekkep, illüstrasyon ve resim arasında dolaşırken, zamanla kendine karanlık ama son derece tutarlı bir evren kurdu. 2019’da Bir Tür Öngörü dizisi, bu dünyanın önemli eşiklerinden biri oldu. Sanatçı, insanın hükmetme arzusuyla doğayı zorladığı, savaşlarla kendi türünü dönüştürdüğü, düzen kurmaya çalışırken başka bir kaos yarattığı bir dünya tarif ediyor. Ve canlılığın önüne iki ihtimal bırakıyor: “Yok oluş veya uyum sağlama.” Belki de Uzun’un bütün resmini açan kapı burada. Çünkü bazen uyum sağlamak iyileşmek değildir. Hayatta kalabilmek için seni yaralayan dünyaya benzemeye başlamaktır. İnsan değişir. Hayvan değişir. Kent değişir. Kültürün, ahlakın ve kimliğin altında tuttuğumuz eski dürtüler ise kaybolmaz; yalnızca sessizce bekler. Bazen kabuk çatlar. İçeride ne varsa biçim kazanır. Uzun’un grotesk figürleri biraz da o çatlağın içinden çıkar. Bedenler uzar, parçalanır, melezleşir. Kentler de onlar kadar hastalanmış gibidir. Çünkü insan yalnız kendi bedeniyle değil, kurduğu dünya ile birlikte dönüşür. 2025’te Bilinçaltının Sınırı ile bakış biraz daha içeri döndü; 2026’daki Entropi ise çözülme, dönüşüm ve melezlik ekseninde Uzun’un yıllardır dolaştığı dünyayla yeniden buluştu. Önce dışarıdaki dünya bozuldu. Sonra sıra içeridekine geldi. Ve insan, hayatta kalırken ne kadarını kaybedebilir de hala insan kalır? Müzayedemizdeki eserlerde de bu soru tuvalin her yerine yayılıyor. Tanıdığımız bedenler, hayvanlar, yapılar ve kent parçaları gözümüzün önünde başka bir şeye dönüşüyor. Boya kalınlaşıyor, beden etten çıkıp neredeyse maddeye karışıyor; mimari parçalanıyor, canlıyla cansız birbirine sızıyor. Sanki bir felaket olmuş da dünya yok olmamış. Yalnızca biçim değiştirmiş. Karşımızdaki yaratıkların neye dönüştüğünü merak ediyoruz. Belki daha doğru soru şu: Dönüşmeden önce neydiler? Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Akrilik Boya | 25×25 cm | Art-ı Müzayede | 12 Aug 2026, 20:30 | 5.000 ₺ |
| Yavuz Uzun (1992) Tuval üzerine akrilik boya, 25x25 cm Yavuz Uzun’un resimlerinde sanki dünya çoktan bir şey yaşamıştır. Ne olduğunu tam bilmiyoruz. Bir savaş mı geçti üzerinden, doğa mı sabrını kaybetti, insan kendi kurduğu düzenin içinde başka bir şeye mi dönüştü? Bildiğimiz tek şey şu: Bir yerde sınırlar erimiş. Yavuz Uzun, 1992’de Ordu’da doğdu. 2016’da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden mezun oldu. Daha öğrencilik yıllarından itibaren desen, mürekkep, illüstrasyon ve resim arasında dolaşırken, zamanla kendine karanlık ama son derece tutarlı bir evren kurdu. 2019’da Bir Tür Öngörü dizisi, bu dünyanın önemli eşiklerinden biri oldu. Sanatçı, insanın hükmetme arzusuyla doğayı zorladığı, savaşlarla kendi türünü dönüştürdüğü, düzen kurmaya çalışırken başka bir kaos yarattığı bir dünya tarif ediyor. Ve canlılığın önüne iki ihtimal bırakıyor: “Yok oluş veya uyum sağlama.” Belki de Uzun’un bütün resmini açan kapı burada. Çünkü bazen uyum sağlamak iyileşmek değildir. Hayatta kalabilmek için seni yaralayan dünyaya benzemeye başlamaktır. İnsan değişir. Hayvan değişir. Kent değişir. Kültürün, ahlakın ve kimliğin altında tuttuğumuz eski dürtüler ise kaybolmaz; yalnızca sessizce bekler. Bazen kabuk çatlar. İçeride ne varsa biçim kazanır. Uzun’un grotesk figürleri biraz da o çatlağın içinden çıkar. Bedenler uzar, parçalanır, melezleşir. Kentler de onlar kadar hastalanmış gibidir. Çünkü insan yalnız kendi bedeniyle değil, kurduğu dünya ile birlikte dönüşür. 2025’te Bilinçaltının Sınırı ile bakış biraz daha içeri döndü; 2026’daki Entropi ise çözülme, dönüşüm ve melezlik ekseninde Uzun’un yıllardır dolaştığı dünyayla yeniden buluştu. Önce dışarıdaki dünya bozuldu. Sonra sıra içeridekine geldi. Ve insan, hayatta kalırken ne kadarını kaybedebilir de hala insan kalır? Müzayedemizdeki eserlerde de bu soru tuvalin her yerine yayılıyor. Tanıdığımız bedenler, hayvanlar, yapılar ve kent parçaları gözümüzün önünde başka bir şeye dönüşüyor. Boya kalınlaşıyor, beden etten çıkıp neredeyse maddeye karışıyor; mimari parçalanıyor, canlıyla cansız birbirine sızıyor. Sanki bir felaket olmuş da dünya yok olmamış. Yalnızca biçim değiştirmiş. Karşımızdaki yaratıkların neye dönüştüğünü merak ediyoruz. Belki daha doğru soru şu: Dönüşmeden önce neydiler? Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Akrilik Boya | 25×25 cm | Art-ı Müzayede | 12 Aug 2026, 20:30 | 5.000 ₺ |
| Yavuz Uzun (1992) Tuval üzerine akrilik boya, 25x25 cm Yavuz Uzun’un resimlerinde sanki dünya çoktan bir şey yaşamıştır. Ne olduğunu tam bilmiyoruz. Bir savaş mı geçti üzerinden, doğa mı sabrını kaybetti, insan kendi kurduğu düzenin içinde başka bir şeye mi dönüştü? Bildiğimiz tek şey şu: Bir yerde sınırlar erimiş. Yavuz Uzun, 1992’de Ordu’da doğdu. 2016’da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden mezun oldu. Daha öğrencilik yıllarından itibaren desen, mürekkep, illüstrasyon ve resim arasında dolaşırken, zamanla kendine karanlık ama son derece tutarlı bir evren kurdu. 2019’da Bir Tür Öngörü dizisi, bu dünyanın önemli eşiklerinden biri oldu. Sanatçı, insanın hükmetme arzusuyla doğayı zorladığı, savaşlarla kendi türünü dönüştürdüğü, düzen kurmaya çalışırken başka bir kaos yarattığı bir dünya tarif ediyor. Ve canlılığın önüne iki ihtimal bırakıyor: “Yok oluş veya uyum sağlama.” Belki de Uzun’un bütün resmini açan kapı burada. Çünkü bazen uyum sağlamak iyileşmek değildir. Hayatta kalabilmek için seni yaralayan dünyaya benzemeye başlamaktır. İnsan değişir. Hayvan değişir. Kent değişir. Kültürün, ahlakın ve kimliğin altında tuttuğumuz eski dürtüler ise kaybolmaz; yalnızca sessizce bekler. Bazen kabuk çatlar. İçeride ne varsa biçim kazanır. Uzun’un grotesk figürleri biraz da o çatlağın içinden çıkar. Bedenler uzar, parçalanır, melezleşir. Kentler de onlar kadar hastalanmış gibidir. Çünkü insan yalnız kendi bedeniyle değil, kurduğu dünya ile birlikte dönüşür. 2025’te Bilinçaltının Sınırı ile bakış biraz daha içeri döndü; 2026’daki Entropi ise çözülme, dönüşüm ve melezlik ekseninde Uzun’un yıllardır dolaştığı dünyayla yeniden buluştu. Önce dışarıdaki dünya bozuldu. Sonra sıra içeridekine geldi. Ve insan, hayatta kalırken ne kadarını kaybedebilir de hala insan kalır? Müzayedemizdeki eserlerde de bu soru tuvalin her yerine yayılıyor. Tanıdığımız bedenler, hayvanlar, yapılar ve kent parçaları gözümüzün önünde başka bir şeye dönüşüyor. Boya kalınlaşıyor, beden etten çıkıp neredeyse maddeye karışıyor; mimari parçalanıyor, canlıyla cansız birbirine sızıyor. Sanki bir felaket olmuş da dünya yok olmamış. Yalnızca biçim değiştirmiş. Karşımızdaki yaratıkların neye dönüştüğünü merak ediyoruz. Belki daha doğru soru şu: Dönüşmeden önce neydiler? Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Akrilik Boya | 25×25 cm | Art-ı Müzayede | 12 Aug 2026, 20:30 | 4.500 ₺ |
| YAVUZ UZUN Tuval üzerine akrilik boya, İmzalı, 25 x 25 cm | Akrilik Boya | 25×25 cm | Balaban Müzayede | 21 Jul 2026, 22:00 | 6.000 ₺ |
Tüm veriler ve fiyat trendi grafiği için sayfanın tamamını görüntüleyin: Sanatçılar · Eserler · Fiyat Tahmini