Parya Ghaderi tablo fiyatları ve müzayede sonuçları: 9 müzayede sonucu, ortalama 4.222 ₺, fiyat aralığı 2.500–10.000 ₺. Teknikler: Karışık Teknik, Yağlı Boya.
| Eser | Teknik | Boyut | Müzayede Evi | Tarih | Fiyat |
|---|---|---|---|---|---|
| PARYA GHADERİ Kağıt üzerine karışık teknik, İmzalı, 30 x 20 cm. | Karışık Teknik | 30×20 cm | Guga Müzayede | 13 Aug 2026, 21:00 | 5.000 ₺ |
| PARYA GHADERİ Karton üzerine karışık teknik, İmzalı, 12 x 11 cm. | Karışık Teknik | 12×11 cm | Guga Müzayede | 29 Jul 2026, 21:00 | 3.000 ₺ |
| PARYA GHADERİ Karton üzerine karışık teknik, İmzalı, 12 x 11 cm. | Karışık Teknik | 12×11 cm | Guga Müzayede | 29 Jul 2026, 21:00 | 3.250 ₺ |
| Parya Ghaderi (1983) Duralit üzerine karışık teknik, 40x32 cm, İmzalı Bir serginin açılmasına saatler kalmıştır. Duvarlarda kadın yüzleri vardır. Sessiz, örtüsüz, kendi hâlinde… Sonra denetçiler gelir. Bir resim indirilir. Ardından bir başkası. Bir diğeri daha. Geriye neredeyse sergilenecek eser kalmaz. Parya Ghaderi’nin sanat hikâyesi biraz da bu boşalan duvarın önünde başlar. 1983’te İran’ın Hamedan kentinde doğar. Resim tutkusu onu Tebriz’e götürür. Azad Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde okur. 2010’da fotoğraf eğitimi alır; yıllar sonra İstanbul Moda Akademisi’nde moda fotoğrafçılığıyla bu bakışı keskinleştirir. İran’daki ilk sergilerinde sansürle karşılaşması, hayatının en sert dönemeçlerinden biridir. Kadın yüzleri birer birer yasaklanır. Sanatçı bir süre kamusal üretimden çekilir; fakat susmaz. Yalnızca yöntem değiştirir. Önce kadınları fotoğraflar, sonra yüzleri siler, bozar, katmanların ardına saklar. Kimlik görünmez hâle gelirken duygu büyür. Sansür, bir görüntüyü yok etmek ister. Ghaderi ise onu başka bir biçimde geri getirir. 2016’da eşiyle birlikte İstanbul’a yerleşir. Ardında bir ülke bırakır; yanında yarım kalmış resimleri, susturulmuş yüzleri ve bitmemiş cümleleri getirir. İstanbul’da yeniden üretmeye başlar. 2018’de Moda Galeri Pasaj’da açılan “Kurgu Yüz”, bu ikinci hayatın ilk büyük ilanıdır. Fotoğrafın çıplak gerçekliğiyle yağlıboyanın taşkın duygusu aynı yüzeyde buluşur. Ardından sergiler gelir. 2024’te “Yansımalar ve Seçimler”, 2026’da “Seçimden Sonra”… “Bizim sanatımız bir isyan görevi üstleniyor,” der Ghaderi. Fakat onun isyanı her zaman bağırmaz. Bazen bir yüzü siler. Bazen kadını ağaca çevirir. Bazen de yasak bir elmayı yerden kaldırıp yeniden dalına asar. Coğrafyalar değişir, baskının biçimleri değişir. Duygular pek değişmez. Ghaderi’nin söylediği gibi, kadınların yalnızlığı, acısı ve direnci birbirini uzak ülkelerden bile tanır. Parya Ghaderi’nin resimleri tam da bu tanışma anında doğar: Yasaklanan bir yüzün yeniden görünmeye karar verdiği yerde. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 40×32 cm | Art-ı Müzayede | 23 Jul 2026, 20:00 | 10.000 ₺ |
| Parya Ghaderi (1983) Karton üzerine karışık teknik, 12x11 cm Bir serginin açılmasına saatler kalmıştır. Duvarlarda kadın yüzleri vardır. Sessiz, örtüsüz, kendi hâlinde… Sonra denetçiler gelir. Bir resim indirilir. Ardından bir başkası. Bir diğeri daha. Geriye neredeyse sergilenecek eser kalmaz. Parya Ghaderi’nin sanat hikâyesi biraz da bu boşalan duvarın önünde başlar. 1983’te İran’ın Hamedan kentinde doğar. Resim tutkusu onu Tebriz’e götürür. Azad Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde okur. 2010’da fotoğraf eğitimi alır; yıllar sonra İstanbul Moda Akademisi’nde moda fotoğrafçılığıyla bu bakışı keskinleştirir. İran’daki ilk sergilerinde sansürle karşılaşması, hayatının en sert dönemeçlerinden biridir. Kadın yüzleri birer birer yasaklanır. Sanatçı bir süre kamusal üretimden çekilir; fakat susmaz. Yalnızca yöntem değiştirir. Önce kadınları fotoğraflar, sonra yüzleri siler, bozar, katmanların ardına saklar. Kimlik görünmez hâle gelirken duygu büyür. Sansür, bir görüntüyü yok etmek ister. Ghaderi ise onu başka bir biçimde geri getirir. 2016’da eşiyle birlikte İstanbul’a yerleşir. Ardında bir ülke bırakır; yanında yarım kalmış resimleri, susturulmuş yüzleri ve bitmemiş cümleleri getirir. İstanbul’da yeniden üretmeye başlar. 2018’de Moda Galeri Pasaj’da açılan “Kurgu Yüz”, bu ikinci hayatın ilk büyük ilanıdır. Fotoğrafın çıplak gerçekliğiyle yağlıboyanın taşkın duygusu aynı yüzeyde buluşur. Ardından sergiler gelir. 2024’te “Yansımalar ve Seçimler”, 2026’da “Seçimden Sonra”… “Bizim sanatımız bir isyan görevi üstleniyor,” der Ghaderi. Fakat onun isyanı her zaman bağırmaz. Bazen bir yüzü siler. Bazen kadını ağaca çevirir. Bazen de yasak bir elmayı yerden kaldırıp yeniden dalına asar. Coğrafyalar değişir, baskının biçimleri değişir. Duygular pek değişmez. Ghaderi’nin söylediği gibi, kadınların yalnızlığı, acısı ve direnci birbirini uzak ülkelerden bile tanır. Parya Ghaderi’nin resimleri tam da bu tanışma anında doğar: Yasaklanan bir yüzün yeniden görünmeye karar verdiği yerde. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 12×11 cm | Art-ı Müzayede | 23 Jul 2026, 20:00 | 2.750 ₺ |
| Parya Ghaderi (1983) Karton üzerine karışık teknik, 12x11 cm Bir serginin açılmasına saatler kalmıştır. Duvarlarda kadın yüzleri vardır. Sessiz, örtüsüz, kendi hâlinde… Sonra denetçiler gelir. Bir resim indirilir. Ardından bir başkası. Bir diğeri daha. Geriye neredeyse sergilenecek eser kalmaz. Parya Ghaderi’nin sanat hikâyesi biraz da bu boşalan duvarın önünde başlar. 1983’te İran’ın Hamedan kentinde doğar. Resim tutkusu onu Tebriz’e götürür. Azad Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde okur. 2010’da fotoğraf eğitimi alır; yıllar sonra İstanbul Moda Akademisi’nde moda fotoğrafçılığıyla bu bakışı keskinleştirir. İran’daki ilk sergilerinde sansürle karşılaşması, hayatının en sert dönemeçlerinden biridir. Kadın yüzleri birer birer yasaklanır. Sanatçı bir süre kamusal üretimden çekilir; fakat susmaz. Yalnızca yöntem değiştirir. Önce kadınları fotoğraflar, sonra yüzleri siler, bozar, katmanların ardına saklar. Kimlik görünmez hâle gelirken duygu büyür. Sansür, bir görüntüyü yok etmek ister. Ghaderi ise onu başka bir biçimde geri getirir. 2016’da eşiyle birlikte İstanbul’a yerleşir. Ardında bir ülke bırakır; yanında yarım kalmış resimleri, susturulmuş yüzleri ve bitmemiş cümleleri getirir. İstanbul’da yeniden üretmeye başlar. 2018’de Moda Galeri Pasaj’da açılan “Kurgu Yüz”, bu ikinci hayatın ilk büyük ilanıdır. Fotoğrafın çıplak gerçekliğiyle yağlıboyanın taşkın duygusu aynı yüzeyde buluşur. Ardından sergiler gelir. 2024’te “Yansımalar ve Seçimler”, 2026’da “Seçimden Sonra”… “Bizim sanatımız bir isyan görevi üstleniyor,” der Ghaderi. Fakat onun isyanı her zaman bağırmaz. Bazen bir yüzü siler. Bazen kadını ağaca çevirir. Bazen de yasak bir elmayı yerden kaldırıp yeniden dalına asar. Coğrafyalar değişir, baskının biçimleri değişir. Duygular pek değişmez. Ghaderi’nin söylediği gibi, kadınların yalnızlığı, acısı ve direnci birbirini uzak ülkelerden bile tanır. Parya Ghaderi’nin resimleri tam da bu tanışma anında doğar: Yasaklanan bir yüzün yeniden görünmeye karar verdiği yerde. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 12×11 cm | Art-ı Müzayede | 23 Jul 2026, 20:00 | 2.500 ₺ |
| Parya Ghaderi (1983) Karton üzerine karışık teknik, 12x11 cm Bir serginin açılmasına saatler kalmıştır. Duvarlarda kadın yüzleri vardır. Sessiz, örtüsüz, kendi hâlinde… Sonra denetçiler gelir. Bir resim indirilir. Ardından bir başkası. Bir diğeri daha. Geriye neredeyse sergilenecek eser kalmaz. Parya Ghaderi’nin sanat hikâyesi biraz da bu boşalan duvarın önünde başlar. 1983’te İran’ın Hamedan kentinde doğar. Resim tutkusu onu Tebriz’e götürür. Azad Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde okur. 2010’da fotoğraf eğitimi alır; yıllar sonra İstanbul Moda Akademisi’nde moda fotoğrafçılığıyla bu bakışı keskinleştirir. İran’daki ilk sergilerinde sansürle karşılaşması, hayatının en sert dönemeçlerinden biridir. Kadın yüzleri birer birer yasaklanır. Sanatçı bir süre kamusal üretimden çekilir; fakat susmaz. Yalnızca yöntem değiştirir. Önce kadınları fotoğraflar, sonra yüzleri siler, bozar, katmanların ardına saklar. Kimlik görünmez hâle gelirken duygu büyür. Sansür, bir görüntüyü yok etmek ister. Ghaderi ise onu başka bir biçimde geri getirir. 2016’da eşiyle birlikte İstanbul’a yerleşir. Ardında bir ülke bırakır; yanında yarım kalmış resimleri, susturulmuş yüzleri ve bitmemiş cümleleri getirir. İstanbul’da yeniden üretmeye başlar. 2018’de Moda Galeri Pasaj’da açılan “Kurgu Yüz”, bu ikinci hayatın ilk büyük ilanıdır. Fotoğrafın çıplak gerçekliğiyle yağlıboyanın taşkın duygusu aynı yüzeyde buluşur. Ardından sergiler gelir. 2024’te “Yansımalar ve Seçimler”, 2026’da “Seçimden Sonra”… “Bizim sanatımız bir isyan görevi üstleniyor,” der Ghaderi. Fakat onun isyanı her zaman bağırmaz. Bazen bir yüzü siler. Bazen kadını ağaca çevirir. Bazen de yasak bir elmayı yerden kaldırıp yeniden dalına asar. Coğrafyalar değişir, baskının biçimleri değişir. Duygular pek değişmez. Ghaderi’nin söylediği gibi, kadınların yalnızlığı, acısı ve direnci birbirini uzak ülkelerden bile tanır. Parya Ghaderi’nin resimleri tam da bu tanışma anında doğar: Yasaklanan bir yüzün yeniden görünmeye karar verdiği yerde. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 12×11 cm | Art-ı Müzayede | 23 Jul 2026, 20:00 | 2.500 ₺ |
| PARYA GHADERİ Tuval üzerine karışık teknik, İmzalı, Sertifikalı, 20 x 20 cm. | Karışık Teknik | 20×20 cm | Balaban Müzayede | 21 Jul 2026, 22:00 | 4.000 ₺ |
| PARYA GHADERİ Kağıt üzerine karışık teknik, İmzalı, 30 x 20 cm. | Karışık Teknik | 30×20 cm | Balaban Müzayede | 07 Jul 2026, 21:00 | 5.000 ₺ |
Parya Ghaderi tabloları son müzayede sonuçlarına göre ortalama 4.222 ₺ fiyatla satılıyor. Bu istatistik 9 müzayede satışına dayanmaktadır.
Takip ettiğimiz müzayede satışları 2.500 ₺ ile 10.000 ₺ arasında gerçekleşti. Fiyat; eserin boyutuna, tekniğine ve dönemine göre değişir.
Takip ettiğimiz en yüksek Parya Ghaderi satışı 10.000 ₺ — Yağlı Boya, 40×32 cm (Art-ı Müzayede, Temmuz 2026).
Müzayede kayıtlarında Parya Ghaderi imzalı eserler Karışık Teknik, Yağlı Boya teknikleriyle yer alıyor.
Tüm veriler ve fiyat trendi grafiği için sayfanın tamamını görüntüleyin: Sanatçılar · Eserler · Fiyat Tahmini