Mustafa Delioğlu tablo fiyatları ve müzayede sonuçları: 39 müzayede sonucu, ortalama 37.235 ₺, fiyat aralığı 750–130.000 ₺. Teknikler: Yağlı Boya, Karışık Teknik, Gravür, Akrilik Boya.
| Eser | Teknik | Boyut | Müzayede Evi | Tarih | Son Pey |
|---|---|---|---|---|---|
| MUSTAFA DELİOĞLU (1946-2025) Duralit Üzeri Yağlı Boya, 2022 Tarihli, Eser Ölçüsü: 30x20, Dış Ölçü: 40x30 | Yağlı Boya | 30×20 cm | ART ROOM | 28 Sep 2026, 20:26 | 19.000 ₺ |
| Mustafa DELİOĞLU "Soyut kompozisyon" Duralit üzeri karışık teknik , 27*36 cm | Karışık Teknik | 27×36 cm | Nefs Müzayede | 27 Sep 2026, 16:00 | 29.500 ₺ |
| Mustafa Delioğlu (1946-2025) Tuval üzerine yağlı boya, 55x46,5 cm, Çerçeveli ölçü: 57x48,5 cm 1946’da Erzincan’da doğan Mustafa Delioğlu, 14 yaşında İstanbul’a geldiğinde yanında yalnızca umut taşımıyordu; çocukluğunun masallarını da getiriyordu. Kendi dilini akademinin cilalı koridorlarında değil, hayatın tozlu ve nasırlı avuçlarında kurdu. Daha o yıllarda mühürlenmişti kaderi: Bu adam resmi bir teknik olarak öğrenmeyecek, resmin ta kendisi olup nefes alacaktı. 1968’den itibaren illüstrasyon dünyasında görünmeye başladı; 1975’te kurduğu atölyede ise yalnızca üretmedi, Türkiye’nin görsel hafızasına usul usul sızdı. Binlerce kitabın kapağından, sayfasından, kuşaklar boyu çocuğun düşünden geçti onun fırçası. Delioğlu’nun hikâyesi biraz da kendi kendini icat etmenin hikâyesidir. Kasap dükkânında çıraklık yaparken de çiziyordu, vitrinler için gravür kopyalarken de reklam film fonu hazırlarken de. Sonra çizgi onu kitaplara götürdü. Önce kapaklara. Sonra çocuk edebiyatının o renkli ama derin ülkesine… Astrid Lindgren Anma Ödülü, Aydın Doğan Onur Ödülü, Hans Christian Andersen adaylığı boşuna değildir; o yalnızca resim yapmadı, bakmayı da öğretti. Onun resminde figür yalnız görünmez; titreşir. Dışavurumcu bir damarı vardır, evet, ama o damar bağırmaz. İçten içe yanar. Çizgi bazen ürkek bir serçe gibi kıvrılır, bazen eski bir masal gibi ağırlaşır. Renk ise yalnızca bir ton değildir; huydur, iklimdir, hafızadır. Bu eserde kırmızının nabzı yüksek. Sanki bir yangının içinden geçen, ama elini yine de bir düşe uzatan bir ruh var karşımızda. Arka planın kızıllığına inat, paletindeki renklerin tazeliği muazzam bir direniş öyküsü fısıldıyor. İnsan bakarken sormadan edemiyor: Ressam neyi çizer gerçekten? Eli mi, yüzü mü, zamanı mı? Belki hiçbirini. Belki yalnızca geride kalan titreşimi. Delioğlu’nun resmi de tam burada büyür: görüneni değil, görünürken kaybolanı yakaladığı yerde. 27 Ağustos 2025’te vefat eden Mustafa Delioğlu’nun ardından şunu daha iyi anlıyoruz: bazı ustalar gitmez; yalnızca çizgilerini dünyaya emanet edip dinlenmeye çekilir. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 55×46.5 cm | Art-ı Müzayede | 22 Sep 2026, 20:30 | 45.000 ₺ |
| Mustafa Delioğlu (1946-2025) Tuval üzerine akrilik boya, 30x40 cm, İmzalı, Çerçeveli 1946’da Erzincan’da doğan Mustafa Delioğlu, 14 yaşında İstanbul’a geldiğinde yanında yalnızca umut taşımıyordu; çocukluğunun masallarını da getiriyordu. Kendi dilini akademinin cilalı koridorlarında değil, hayatın tozlu ve nasırlı avuçlarında kurdu. Daha o yıllarda mühürlenmişti kaderi: Bu adam resmi bir teknik olarak öğrenmeyecek, resmin ta kendisi olup nefes alacaktı. 1968’den itibaren illüstrasyon dünyasında görünmeye başladı; 1975’te kurduğu atölyede ise yalnızca üretmedi, Türkiye’nin görsel hafızasına usul usul sızdı. Binlerce kitabın kapağından, sayfasından, kuşaklar boyu çocuğun düşünden geçti onun fırçası. Delioğlu’nun hikâyesi biraz da kendi kendini icat etmenin hikâyesidir. Kasap dükkânında çıraklık yaparken de çiziyordu, vitrinler için gravür kopyalarken de reklam film fonu hazırlarken de. Sonra çizgi onu kitaplara götürdü. Önce kapaklara. Sonra çocuk edebiyatının o renkli ama derin ülkesine… Astrid Lindgren Anma Ödülü, Aydın Doğan Onur Ödülü, Hans Christian Andersen adaylığı boşuna değildir; o yalnızca resim yapmadı, bakmayı da öğretti. Onun resminde figür yalnız görünmez; titreşir. Dışavurumcu bir damarı vardır, evet, ama o damar bağırmaz. İçten içe yanar. Çizgi bazen ürkek bir serçe gibi kıvrılır, bazen eski bir masal gibi ağırlaşır. Renk ise yalnızca bir ton değildir; huydur, iklimdir, hafızadır. Müzayedemizdeki eserde de onun dünyasının tanıdık sakinleri var: Güvercinler. Ama burada kuşlar zarif, pürüzsüz canlılar olarak çıkmıyor karşımıza. Boyanın içinde parçalanıyor, yeniden kuruluyor; kimi neredeyse karanlığa karışıyor, kimi ışığın içinden çıkıyor. Yanık turuncuların, mavilerin ve siyahların arasında aynı yere sokulmuş bu küçük sürüde tuhaf bir yakınlık var. Sanki uçabileceklerini biliyorlar. Ama şimdilik kalmayı seçmişler. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Gravür | 30×40 cm | Art-ı Müzayede | 22 Sep 2026, 20:30 | 30.000 ₺ |
| Mustafa Delioğlu 29x20 cm Duralit Üzeri Yağlı Boya, Çerçeveli | Yağlı Boya | 29×20 cm | İmza Sanat | 21 Sep 2026, 21:30 | 18.500 ₺ |
| MUSTAFA DELİOĞLU Pres tuval üzerine akrilik boya, İmzalı, Çerçeveli, 25 x 25 cm | Akrilik Boya | 25×25 cm | Balaban Müzayede | 15 Sep 2026, 21:00 | 20.000 ₺ |
| Mustafa Delioğlu (1946-2025) Tuval üzerine akrilik boya, 30x40 cm, İmzalı, Çerçeveli 1946’da Erzincan’da doğan Mustafa Delioğlu, 14 yaşında İstanbul’a geldiğinde yanında yalnızca umut taşımıyordu; çocukluğunun masallarını da getiriyordu. Kendi dilini akademinin cilalı koridorlarında değil, hayatın tozlu ve nasırlı avuçlarında kurdu. Daha o yıllarda mühürlenmişti kaderi: Bu adam resmi bir teknik olarak öğrenmeyecek, resmin ta kendisi olup nefes alacaktı. 1968’den itibaren illüstrasyon dünyasında görünmeye başladı; 1975’te kurduğu atölyede ise yalnızca üretmedi, Türkiye’nin görsel hafızasına usul usul sızdı. Binlerce kitabın kapağından, sayfasından, kuşaklar boyu çocuğun düşünden geçti onun fırçası. Delioğlu’nun hikâyesi biraz da kendi kendini icat etmenin hikâyesidir. Kasap dükkânında çıraklık yaparken de çiziyordu, vitrinler için gravür kopyalarken de reklam film fonu hazırlarken de. Sonra çizgi onu kitaplara götürdü. Önce kapaklara. Sonra çocuk edebiyatının o renkli ama derin ülkesine… Astrid Lindgren Anma Ödülü, Aydın Doğan Onur Ödülü, Hans Christian Andersen adaylığı boşuna değildir; o yalnızca resim yapmadı, bakmayı da öğretti. Onun resminde figür yalnız görünmez; titreşir. Dışavurumcu bir damarı vardır, evet, ama o damar bağırmaz. İçten içe yanar. Çizgi bazen ürkek bir serçe gibi kıvrılır, bazen eski bir masal gibi ağırlaşır. Renk ise yalnızca bir ton değildir; huydur, iklimdir, hafızadır. Bu eserde, hayatın demlediği bir samimiyetle karşılaşıyoruz. 2025’te vefat eden Mustafa Delioğlu’nun ardından şunu daha iyi anlıyoruz: bazı ustalar gitmez; yalnızca çizgilerini dünyaya emanet edip dinlenmeye çekilir. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Gravür | 30×40 cm | Art-ı Müzayede | 01 Sep 2026, 20:30 | 27.500 ₺ |
| Mustafa Delioğlu Tuval üzerine yağlı boya, 50 x 50 cm. 2024 imzalı , çerçeveli | Yağlı Boya | 50×50 cm | Ziba Art | 03 Aug 2026, 21:00 | 45.000 ₺ |
| Mustafa Delioğlu Tuval üzeri yağlı boya, 41x29 | Yağlı Boya | 41×29 cm | Nilart Gallery | 26 Jul 2026, 20:00 | 45.000 ₺ |
| Mustafa Delioğlu Tuval üzeri yağlı boya, 35x35 | Yağlı Boya | 35×35 cm | Nilart Gallery | 26 Jul 2026, 20:00 | 32.500 ₺ |
| Mustafa Delioğlu (1946-2025) Karton üzerine yağlı boya, 40x30 cm, Çerçeveli ölçü: 48,5x38,5 cm, İmzalı 1946’da Erzincan’da doğan Mustafa Delioğlu, 14 yaşında İstanbul’a geldiğinde yanında yalnızca umut taşımıyordu; çocukluğunun masallarını da getiriyordu. Kendi dilini akademinin cilalı koridorlarında değil, hayatın tozlu ve nasırlı avuçlarında kurdu. Daha o yıllarda mühürlenmişti kaderi: Bu adam resmi bir teknik olarak öğrenmeyecek, resmin ta kendisi olup nefes alacaktı. 1968’den itibaren illüstrasyon dünyasında görünmeye başladı; 1975’te kurduğu atölyede ise yalnızca üretmedi, Türkiye’nin görsel hafızasına usul usul sızdı. Binlerce kitabın kapağından, sayfasından, kuşaklar boyu çocuğun düşünden geçti onun fırçası. Delioğlu’nun hikâyesi biraz da kendi kendini icat etmenin hikâyesidir. Kasap dükkânında çıraklık yaparken de çiziyordu, vitrinler için gravür kopyalarken de reklam film fonu hazırlarken de. Sonra çizgi onu kitaplara götürdü. Önce kapaklara. Sonra çocuk edebiyatının o renkli ama derin ülkesine… Astrid Lindgren Anma Ödülü, Aydın Doğan Onur Ödülü, Hans Christian Andersen adaylığı boşuna değildir; o yalnızca resim yapmadı, bakmayı da öğretti. Onun resminde figür yalnız görünmez; titreşir. Dışavurumcu bir damarı vardır, evet, ama o damar bağırmaz. İçten içe yanar. Çizgi bazen ürkek bir serçe gibi kıvrılır, bazen eski bir masal gibi ağırlaşır. Renk ise yalnızca bir ton değildir; huydur, iklimdir, hafızadır. Bu eserde, hayatın demlediği bir samimiyetle karşılaşıyoruz. Dostluk da var burada, yorgunluk da. Şefkat de var, yenilgi de. Şapkaların gölgesine çekilmiş o fısıltılı konuşmalar, dünyadan gelen uğultuyu susturan küçük siperler gibi. Tepede asılı duran güneş ise bir ışık değil yalnızca; hiçbir şeyi açıklamayan, ama her şeyi görmüş sessiz bir tanık. Bele iliştirilmiş şişe, bükülen omuzlar, birbirine yaklaşan ama tam kavuşmayan gövdeler… Bütün bunlar resmi gündelik bir an olmaktan çıkarıp, insan ruhunun tenha bir eşiğine dönüştürüyor. 2025’te vefat eden Mustafa Delioğlu’nun ardından şunu daha iyi anlıyoruz: bazı ustalar gitmez; yalnızca çizgilerini dünyaya emanet edip dinlenmeye çekilir. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 40×30 cm | Art-ı Müzayede | 23 Jul 2026, 20:00 | 27.500 ₺ |
| Mustafa Delioğlu (1946-2025) Tuval üzerine akrilik boya, 70x50 cm, İmzalı, Çerçeveli 1946’da Erzincan’da doğan Mustafa Delioğlu, 14 yaşında İstanbul’a geldiğinde yanında yalnızca umut taşımıyordu; çocukluğunun masallarını da getiriyordu. Kendi dilini akademinin cilalı koridorlarında değil, hayatın tozlu ve nasırlı avuçlarında kurdu. Daha o yıllarda mühürlenmişti kaderi: Bu adam resmi bir teknik olarak öğrenmeyecek, resmin ta kendisi olup nefes alacaktı. 1968’den itibaren illüstrasyon dünyasında görünmeye başladı; 1975’te kurduğu atölyede ise yalnızca üretmedi, Türkiye’nin görsel hafızasına usul usul sızdı. Binlerce kitabın kapağından, sayfasından, kuşaklar boyu çocuğun düşünden geçti onun fırçası. Delioğlu’nun hikâyesi biraz da kendi kendini icat etmenin hikâyesidir. Kasap dükkânında çıraklık yaparken de çiziyordu, vitrinler için gravür kopyalarken de reklam film fonu hazırlarken de. Sonra çizgi onu kitaplara götürdü. Önce kapaklara. Sonra çocuk edebiyatının o renkli ama derin ülkesine… Astrid Lindgren Anma Ödülü, Aydın Doğan Onur Ödülü, Hans Christian Andersen adaylığı boşuna değildir; o yalnızca resim yapmadı, bakmayı da öğretti. Onun resminde figür yalnız görünmez; titreşir. Dışavurumcu bir damarı vardır, evet, ama o damar bağırmaz. İçten içe yanar. Çizgi bazen ürkek bir serçe gibi kıvrılır, bazen eski bir masal gibi ağırlaşır. Renk ise yalnızca bir ton değildir; huydur, iklimdir, hafızadır. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Gravür | 70×50 cm | Art-ı Müzayede | 23 Jul 2026, 20:00 | 32.500 ₺ |
| MUSTAFA DELİOĞLU DURALİT ÜZERİ YAĞLI BOYA 42*29 | Yağlı Boya | 42×29 cm | Nilart Gallery | 07 Jul 2026, 20:00 | 42.500 ₺ |
| MUSTAFA DELİOĞLU DURALİT ÜZERİ YAĞLI BOYA 50*35 | Yağlı Boya | 50×35 cm | Nilart Gallery | 07 Jul 2026, 20:00 | 42.500 ₺ |
| MUSTAFA DELİOĞLU DURALİT ÜZERİ YAĞLI BOYA 25*25 | Yağlı Boya | 25×25 cm | Nilart Gallery | 07 Jul 2026, 20:00 | 32.500 ₺ |
| MUSTAFA DELİOĞLU Duralit üzerine akrilik boya, İmzalı, Çerçeveli, 49 x 39 cm. | Akrilik Boya | 49×39 cm | Guga Müzayede | 29 Jun 2026, 21:00 | 28.000 ₺ |
| Mustafa Delioğlu (1946-2025) Tuval üzerine yağlıboya 55x46,5 cm, İmzalı,Çerçeveli (Çerçeveli ölçü: 57x48,5 cm) 1946’da Erzincan’da doğan Mustafa Delioğlu, 14 yaşında İstanbul’a geldiğinde yanında yalnızca umut taşımıyordu; çocukluğunun masallarını da getiriyordu. Kendi dilini akademinin cilalı koridorlarında değil, hayatın tozlu ve nasırlı avuçlarında kurdu. Daha o yıllarda mühürlenmişti kaderi: Bu adam resmi bir teknik olarak öğrenmeyecek, resmin ta kendisi olup nefes alacaktı. 1968’den itibaren illüstrasyon dünyasında görünmeye başladı; 1975’te kurduğu atölyede ise yalnızca üretmedi, Türkiye’nin görsel hafızasına usul usul sızdı. Binlerce kitabın kapağından, sayfasından, kuşaklar boyu çocuğun düşünden geçti onun fırçası. Delioğlu’nun hikâyesi biraz da kendi kendini icat etmenin hikâyesidir. Kasap dükkânında çıraklık yaparken de çiziyordu, vitrinler için gravür kopyalarken de reklam film fonu hazırlarken de. Sonra çizgi onu kitaplara götürdü. Önce kapaklara. Sonra çocuk edebiyatının o renkli ama derin ülkesine… Astrid Lindgren Anma Ödülü, Aydın Doğan Onur Ödülü, Hans Christian Andersen adaylığı boşuna değildir; o yalnızca resim yapmadı, bakmayı da öğretti. Onun resminde figür yalnız görünmez; titreşir. Dışavurumcu bir damarı vardır, evet, ama o damar bağırmaz. İçten içe yanar. Çizgi bazen ürkek bir serçe gibi kıvrılır, bazen eski bir masal gibi ağırlaşır. Renk ise yalnızca bir ton değildir; huydur, iklimdir, hafızadır. Bu eserde kırmızının nabzı yüksek. Sanki bir yangının içinden geçen, ama elini yine de bir düşe uzatan bir ruh var karşımızda. Arka planın kızıllığına inat, paletindeki renklerin tazeliği muazzam bir direniş öyküsü fısıldıyor. İnsan bakarken sormadan edemiyor: Ressam neyi çizer gerçekten? Eli mi, yüzü mü, zamanı mı? Belki hiçbirini. Belki yalnızca geride kalan titreşimi. Delioğlu’nun resmi de tam burada büyür: görüneni değil, görünürken kaybolanı yakaladığı yerde. 27 Ağustos 2025’te vefat eden Mustafa Delioğlu’nun ardından şunu daha iyi anlıyoruz: bazı ustalar gitmez; yalnızca çizgilerini dünyaya emanet edip dinlenmeye çekilir. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 55×46.5 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 42.500 ₺ |
| MUSTAFA DELİOĞLU DURALİT ÜZERİ YAĞLI BOYA 42*29 | Yağlı Boya | 42×29 cm | Nilart Gallery | 22 Jun 2026, 20:00 | 37.500 ₺ |
| MUSTAFA DELİOĞLU DURALİT ÜZERİ YAĞLI BOYA 43*31 | Yağlı Boya | 43×31 cm | Nilart Gallery | 22 Jun 2026, 20:00 | 37.500 ₺ |
| MUSTAFA DELİOĞLU DURALİT ÜZERİ YAĞLI BOYA 25*25 | Yağlı Boya | 25×25 cm | Nilart Gallery | 22 Jun 2026, 20:00 | 35.000 ₺ |
| MUSTAFA DELİOĞLU DURALİT ÜZERİ YAĞLI BOYA 34*19 | Yağlı Boya | 34×19 cm | Nilart Gallery | 22 Jun 2026, 20:00 | 27.500 ₺ |
| Mustafa Delioğlu Tuval Üzeri Yağlı Boya, 50x50 cm | Yağlı Boya | 50×50 cm | Hart İstanbul | 21 Jun 2026, 21:00 | 50.000 ₺ |
| MUSTAFA DELİOĞLU Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, Çerçeveli, 70 x 50 cm. | Yağlı Boya | 70×50 cm | Guga Müzayede | 10 Jun 2026, 21:00 | 40.000 ₺ |
| Mustafa DELİOĞLU Duralit üzerine yağlıboya Resim ölçü 50x35 cm. | Yağlı Boya | 50×35 cm | Hepsi Antik | 09 Jun 2026, 21:00 | 29.000 ₺ |
| Mustafa Delioğlu tuval üzerine yağlıboya, imzalı. 50x50 cm | Yağlı Boya | 50×50 cm | Rh Müzayede | 07 Jun 2026, 19:58 | 45.000 ₺ |
Mustafa Delioğlu tabloları son müzayede sonuçlarına göre ortalama 37.235 ₺, tüm zamanlar ortalaması 35.429 ₺ fiyatla satılıyor. Bu istatistik 39 müzayede satışına dayanmaktadır.
Takip ettiğimiz müzayede satışları 750 ₺ ile 130.000 ₺ arasında gerçekleşti. Fiyat; eserin boyutuna, tekniğine ve dönemine göre değişir.
Takip ettiğimiz en yüksek Mustafa Delioğlu satışı 130.000 ₺ — Yağlı Boya, 150×100 cm (İmza Sanat, Nisan 2026).
Müzayede kayıtlarında Mustafa Delioğlu imzalı eserler Yağlı Boya, Karışık Teknik, Gravür, Akrilik Boya teknikleriyle yer alıyor.
Tüm veriler ve fiyat trendi grafiği için sayfanın tamamını görüntüleyin: Sanatçılar · Eserler · Fiyat Tahmini