Fatma Akgün tablo fiyatları ve müzayede sonuçları: 6 müzayede sonucu, ortalama 16.083 ₺, fiyat aralığı 5.000–27.500 ₺. Teknikler: Akrilik Boya.
| Eser | Teknik | Boyut | Müzayede Evi | Tarih | Fiyat |
|---|---|---|---|---|---|
| Fatma Akgün (1968) “Yayla Çiçeğim”, Tuval üzerine akrilik boya, 40x40 cm, İmzalı 1968’de Akçaabat’ta doğan Fatma Akgün, Karadeniz Teknik Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde aldığı eğitimi, Trabzon’un kültürel hafızası ve ev içi yaşantıların sıcak belleğiyle birleştirir. Görsel sanatlar öğretmenliğiyle süren hayatı da bu bakışı güçlendirir; çünkü onun dünyasında sanat yalnızca üretmek değil, hatırlatmak, aktarmak, bir duyguyu gelecek zamana emanet etmektir. Sanatçı, ninelerin hayatından yakaladığı anları ve yaşanmış mekanları geleceğe taşımak istediğini söyler. Bu cümle, onun resmini açan anahtar gibidir. Akgün’de mekan dekor değildir; hatıranın kabıdır. Eşyalar da yalnızca eşya değildir. İplik makarası beklemeyi bilir. Gaz lambası karanlığın içinden eski bir masalı çıkarır. Bir kitap, kapağını kapatsa bile susmaz. Kedi bile burada kedi olmaktan çıkar; evin görünmez hafızasını izleyen küçük bir tanığa dönüşür. Akgün’ün resminde renkler neşeli ama hafiftir; desenler kalabalık ama boğucu değildir. Tam tersine, bu kalabalık zihnimizin en huzurlu karmaşasına benzer. Her ayrıntı başka bir hatıranın kapısını açar. Sanatçının müzayedemizdeki eserlerinde bu bellek duygusu bütün sıcaklığıyla karşımıza çıkıyor. Nineler, çocuklar, kediler, tavuklar, yumaklar, eski radyolar, perdeler… Hiçbiri yalnızca bir ayrıntı değil; bir evin kuşaktan kuşağa taşıdığı görünmez dilin kelimeleri. Akgün geçmişi vitrinde saklamıyor; yeniden yaşatıyor. Bu yüzden resimlerinde zaman düz ilerlemiyor. Çocuklukla yaşlılık, dünle bugün, köyle ev aynı odada yan yana oturabiliyor. Bir yanda örgü sürüyor, bir yanda eski bir şarkı çalıyor; hayat, küçük alışkanlıkların içinde sessizce devam ediyor. Bazı evlerden taşınırız.Ama o evler bizden hiç taşınmaz. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Akrilik Boya | 40×40 cm | Art-ı Müzayede | 12 Aug 2026, 20:30 | 16.000 ₺ |
| Fatma Akgün (1968) “Zaman Zaman”, Tuval üzerine akrilik boya, 40x40 cm, İmzalı 1968’de Akçaabat’ta doğan Fatma Akgün, Karadeniz Teknik Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde aldığı eğitimi, Trabzon’un kültürel hafızası ve ev içi yaşantıların sıcak belleğiyle birleştirir. Görsel sanatlar öğretmenliğiyle süren hayatı da bu bakışı güçlendirir; çünkü onun dünyasında sanat yalnızca üretmek değil, hatırlatmak, aktarmak, bir duyguyu gelecek zamana emanet etmektir. Sanatçı, ninelerin hayatından yakaladığı anları ve yaşanmış mekanları geleceğe taşımak istediğini söyler. Bu cümle, onun resmini açan anahtar gibidir. Akgün’de mekan dekor değildir; hatıranın kabıdır. Eşyalar da yalnızca eşya değildir. İplik makarası beklemeyi bilir. Gaz lambası karanlığın içinden eski bir masalı çıkarır. Bir kitap, kapağını kapatsa bile susmaz. Kedi bile burada kedi olmaktan çıkar; evin görünmez hafızasını izleyen küçük bir tanığa dönüşür. Akgün’ün resminde renkler neşeli ama hafiftir; desenler kalabalık ama boğucu değildir. Tam tersine, bu kalabalık zihnimizin en huzurlu karmaşasına benzer. Her ayrıntı başka bir hatıranın kapısını açar. Sanatçının müzayedemizdeki eserlerinde bu bellek duygusu bütün sıcaklığıyla karşımıza çıkıyor. Nineler, çocuklar, kediler, tavuklar, yumaklar, eski radyolar, perdeler… Hiçbiri yalnızca bir ayrıntı değil; bir evin kuşaktan kuşağa taşıdığı görünmez dilin kelimeleri. Akgün geçmişi vitrinde saklamıyor; yeniden yaşatıyor. Bu yüzden resimlerinde zaman düz ilerlemiyor. Çocuklukla yaşlılık, dünle bugün, köyle ev aynı odada yan yana oturabiliyor. Bir yanda örgü sürüyor, bir yanda eski bir şarkı çalıyor; hayat, küçük alışkanlıkların içinde sessizce devam ediyor. Bazı evlerden taşınırız. Ama o evler bizden hiç taşınmaz. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Akrilik Boya | 40×40 cm | Art-ı Müzayede | 12 Aug 2026, 20:30 | 16.000 ₺ |
| Fatma Akgün (1968) “Gökyüzüne Dokunan Sesler”, Tuval üzerine akrilik boya, 40x40 cm, İmzalı 1968’de Akçaabat’ta doğan Fatma Akgün, Karadeniz Teknik Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde aldığı eğitimi, Trabzon’un kültürel hafızası ve ev içi yaşantıların sıcak belleğiyle birleştirir. Görsel sanatlar öğretmenliğiyle süren hayatı da bu bakışı güçlendirir; çünkü onun dünyasında sanat yalnızca üretmek değil, hatırlatmak, aktarmak, bir duyguyu gelecek zamana emanet etmektir. Sanatçı, ninelerin hayatından yakaladığı anları ve yaşanmış mekanları geleceğe taşımak istediğini söyler. Bu cümle, onun resmini açan anahtar gibidir. Akgün’de mekan dekor değildir; hatıranın kabıdır. Eşyalar da yalnızca eşya değildir. İplik makarası beklemeyi bilir. Gaz lambası karanlığın içinden eski bir masalı çıkarır. Bir kitap, kapağını kapatsa bile susmaz. Kedi bile burada kedi olmaktan çıkar; evin görünmez hafızasını izleyen küçük bir tanığa dönüşür. Akgün’ün resminde renkler neşeli ama hafiftir; desenler kalabalık ama boğucu değildir. Tam tersine, bu kalabalık zihnimizin en huzurlu karmaşasına benzer. Her ayrıntı başka bir hatıranın kapısını açar. Sanatçının müzayedemizdeki eserlerinde bu bellek duygusu bütün sıcaklığıyla karşımıza çıkıyor. Nineler, çocuklar, kediler, tavuklar, yumaklar, eski radyolar, perdeler… Hiçbiri yalnızca bir ayrıntı değil; bir evin kuşaktan kuşağa taşıdığı görünmez dilin kelimeleri. Akgün geçmişi vitrinde saklamıyor; yeniden yaşatıyor. Bu yüzden resimlerinde zaman düz ilerlemiyor. Çocuklukla yaşlılık, dünle bugün, köyle ev aynı odada yan yana oturabiliyor. Bir yanda örgü sürüyor, bir yanda eski bir şarkı çalıyor; hayat, küçük alışkanlıkların içinde sessizce devam ediyor. Bazı evlerden taşınırız. Ama o evler bizden hiç taşınmaz. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Akrilik Boya | 40×40 cm | Art-ı Müzayede | 12 Aug 2026, 20:30 | 16.000 ₺ |
| Fatma Akgün (1968) “Nenelerin Hikayesi”, Tuval üzerine akrilik boya, 40x40 cm, İmzalı 1968’de Akçaabat’ta doğan Fatma Akgün, Karadeniz Teknik Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde aldığı eğitimi, Trabzon’un kültürel hafızası ve ev içi yaşantıların sıcak belleğiyle birleştirir. Görsel sanatlar öğretmenliğiyle süren hayatı da bu bakışı güçlendirir; çünkü onun dünyasında sanat yalnızca üretmek değil, hatırlatmak, aktarmak, bir duyguyu gelecek zamana emanet etmektir. Sanatçı, ninelerin hayatından yakaladığı anları ve yaşanmış mekanları geleceğe taşımak istediğini söyler. Bu cümle, onun resmini açan anahtar gibidir. Akgün’de mekan dekor değildir; hatıranın kabıdır. Eşyalar da yalnızca eşya değildir. İplik makarası beklemeyi bilir. Gaz lambası karanlığın içinden eski bir masalı çıkarır. Bir kitap, kapağını kapatsa bile susmaz. Kedi bile burada kedi olmaktan çıkar; evin görünmez hafızasını izleyen küçük bir tanığa dönüşür. Akgün’ün resminde renkler neşeli ama hafiftir; desenler kalabalık ama boğucu değildir. Tam tersine, bu kalabalık zihnimizin en huzurlu karmaşasına benzer. Her ayrıntı başka bir hatıranın kapısını açar. Sanatçının müzayedemizdeki eserlerinde bu bellek duygusu bütün sıcaklığıyla karşımıza çıkıyor. Nineler, çocuklar, kediler, tavuklar, yumaklar, eski radyolar, perdeler… Hiçbiri yalnızca bir ayrıntı değil; bir evin kuşaktan kuşağa taşıdığı görünmez dilin kelimeleri. Akgün geçmişi vitrinde saklamıyor; yeniden yaşatıyor. Bu yüzden resimlerinde zaman düz ilerlemiyor. Çocuklukla yaşlılık, dünle bugün, köyle ev aynı odada yan yana oturabiliyor. Bir yanda örgü sürüyor, bir yanda eski bir şarkı çalıyor; hayat, küçük alışkanlıkların içinde sessizce devam ediyor. Bazı evlerden taşınırız. Ama o evler bizden hiç taşınmaz. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Akrilik Boya | 40×40 cm | Art-ı Müzayede | 12 Aug 2026, 20:30 | 16.000 ₺ |
| FATMA AKGÜN "Hasat Zamanı", 2025, Tuval üzerine akrilik boya, İmzalı, 25 x 25 cm | Akrilik Boya | 25×25 cm | Balaban Müzayede | 21 Jul 2026, 22:00 | 5.000 ₺ |
| Fatma Akgün (1968) “Babaannem”, Tuval üzerine akrilik boya, 100x80 cm 1968’de Akçaabat’ta doğan Fatma Akgün, Karadeniz Teknik Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde aldığı eğitimi, Trabzon’un kültürel hafızası ve ev içi yaşantıların sıcak belleğiyle birleştirir. Görsel sanatlar öğretmenliğiyle süren hayatı da bu bakışı güçlendirir; çünkü onun dünyasında sanat yalnızca üretmek değil, hatırlatmak, aktarmak, bir duyguyu gelecek zamana emanet etmektir. Sanatçı, ninelerin hayatından yakaladığı anları ve yaşanmış mekânları geleceğe taşımak istediğini söyler. Bu cümle, onun resmini açan anahtar gibidir. Akgün’de mekân dekor değildir; hatıranın kabıdır. Eşyalar da yalnızca eşya değildir. İplik makarası beklemeyi bilir. Gaz lambası karanlığın içinden eski bir masalı çıkarır. Bir kitap, kapağını kapatsa bile susmaz. Kedi bile burada kedi olmaktan çıkar; evin görünmez hafızasını izleyen küçük bir tanığa dönüşür. Akgün’ün resminde renkler neşeli ama hafiftir; desenler kalabalık ama boğucu değildir. Tam tersine, bu kalabalık zihnimizin en huzurlu karmaşasına benzer. Her ayrıntı başka bir hatıranın kapısını açar. Müzayedemizde yer alan bu eserde ise bütün bu hafıza, çok daha kişisel bir merkezde toplanır: babaanne figüründe. Dikiş makinesinin başındaki bu kadın yalnızca kumaş parçalarını birleştirmez; sanki ailenin dağılmasın diye saklanan duygularını, evin sökülmüş zamanlarını, çocukluğun yıpranmış kenarlarını da onarır. Önündeki örtüde beliren küçük evler, bir desen olmaktan çok, insanın içinde hâlâ korunmak isteyen eski adresler gibidir. Fatma Akgün geçmişi vitrine kaldırmaz; onu yeniden yaşanır kılar. Çünkü bazı hatıralar eskimez. Sadece başka bir renkte, başka bir kumaşta, başka bir evin ışığında yeniden dikilir. Ve bazen bir dikiş makinesinin sesi, insanın içindeki en eski yarayı bile incitmeden onarır. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Akrilik Boya | 100×80 cm | Art-ı Müzayede | 21 May 2026, 20:00 | 27.500 ₺ |
Fatma Akgün tabloları son müzayede sonuçlarına göre ortalama 16.083 ₺ fiyatla satılıyor. Bu istatistik 6 müzayede satışına dayanmaktadır.
Takip ettiğimiz müzayede satışları 5.000 ₺ ile 27.500 ₺ arasında gerçekleşti. Fiyat; eserin boyutuna, tekniğine ve dönemine göre değişir.
Takip ettiğimiz en yüksek Fatma Akgün satışı 27.500 ₺ — Akrilik Boya, 100×80 cm (Art-ı Müzayede, Mayıs 2026).
Tüm veriler ve fiyat trendi grafiği için sayfanın tamamını görüntüleyin: Sanatçılar · Eserler · Fiyat Tahmini