Esin Erol tablo fiyatları ve müzayede sonuçları: 26 müzayede sonucu, ortalama 3.904 ₺, fiyat aralığı 2.500–8.000 ₺. Teknikler: Yağlıboya, Yağlı Boya.
| Eser | Teknik | Boyut | Müzayede Evi | Tarih | Fiyat |
|---|---|---|---|---|---|
| Esin Erol KAPADOKYA MANZARASI TÜYB 1991, eser ölçüsü 60x80cm, çerçeveli ölçü 63x83cm | Yağlıboya | 60×80 cm | Puhu Mezat | 30 Jul 2026, 21:00 | 3.250 ₺ |
| ESİN EROL 50X70 CM TUVAL ÜZERİNE YAĞLI BOYA 1992 İMZALI | Yağlı Boya | 50×70 cm | Best Art Gallery | 26 Jul 2026, 21:30 | 3.000 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) Tuval üzerine yağlı boya, 65x87 cm, 1994 tarihli, İmzalı, Çerçevesiz 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikâyeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekâna hem ruh hâline dönüştürür. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 65×87 cm | Art-ı Müzayede | 23 Jul 2026, 20:00 | 4.000 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) Tuval üzerine yağlı boya, 90x60 cm, Çerçeveli ölçü: 94x 63,5 cm, 1994 tarihli, İmzalı 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikâyeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekâna hem ruh hâline dönüştürür. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 90×60 cm | Art-ı Müzayede | 23 Jul 2026, 20:00 | 4.000 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) Tuval üzerine yağlı boya, 50x70 cm, Çerçeveli ölçü: 53x73 cm, 1994 tarihli, İmzalı 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikâyeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekâna hem ruh hâline dönüştürür. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 50×70 cm | Art-ı Müzayede | 23 Jul 2026, 20:00 | 3.000 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) Tuval üzerine yağlı boya, 70x50 cm, 1994 tarihli, İmzalı 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikâyeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekâna hem ruh hâline dönüştürür. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 70×50 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 2.750 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) Tuval üzerine yağlı boya, 70x50 cm, 1994 tarihli, İmzalı 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikâyeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekâna hem ruh hâline dönüştürür. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 70×50 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 3.000 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) “Bafa Gölü”, Tuval üzeri yağlı boya, 50x70 cm, İmzalı, 1991 tarihli 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikâyeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekâna hem ruh hâline dönüştürür. Bu eserinde Erol, Bafa Gölü’nü bir doğa parçası olarak değil, sisli bir hatırlama alanı gibi kurar. Göl, dağ ve yeşil doku birbirine usulca karışır; renkler bağırmaz, sanki uzaktan gelen eski bir yaz öğleden sonrası gibi yavaşça yayılır. Bafa burada bir yer değil, suyun ve dağın arasında askıda kalmış sakin bir zaman parçasıdır. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 50×70 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 2.750 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) Tuval üzeri yağlı boya, 50x70 cm, İmzalı, 1992 tarihli 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikâyeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekâna hem ruh hâline dönüştürür. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 50×70 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 2.750 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) Tuval üzerine yağlı boya, 58,5x78 cm, İmzalı 1994 tarihli 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikâyeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekâna hem ruh hâline dönüştürür. Esin Erol’un bu eserinde taş, yalnızca taş değildir; zamanın sertleşmiş hafızası gibi bir kemere dönüşür. Açıklığın ardında beliren manzara, dışarıya değil de insanın kendi içindeki ferahlığa açılan eski bir kapı hissi verir. Doğa burada sessiz ama derin konuşur: Bazen en geniş gökyüzü, bir taş kemerin içinden görünür. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 58.5×78 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 2.500 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) Tuval üzerine yağlı boya, 58,5x78 cm, İmzalı, 1994 tarihli 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikâyeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekâna hem ruh hâline dönüştürür. Esin Erol’un bu eserinde taş, yalnızca taş değildir; zamanın sertleşmiş hafızası gibi bir kemere dönüşür. Açıklığın ardında beliren manzara, dışarıya değil de insanın kendi içindeki ferahlığa açılan eski bir kapı hissi verir. Doğa burada sessiz ama derin konuşur: Bazen en geniş gökyüzü, bir taş kemerin içinden görünür. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 58.5×78 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 2.500 ₺ |
| ESİN EROL (1931-2025) Tuval Üzeri Yağlı Boya, Eser Ölçüsü: 65x80, Dış Ölçü: 70x85 | Yağlı Boya | 65×80 cm | ART ROOM | 03 Jun 2026, 20:07 | 5.000 ₺ |
| ESİN EROL (1931-2025) Tuval Üzeri Yağlı Boya, Eser Ölçüsü: 80x60, Dış Ölçü: 83x63 | Yağlı Boya | 80×60 cm | ART ROOM | 03 Jun 2026, 20:07 | 5.000 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) Tuval üzerine yağlı boya, 65x80 cm 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikâyeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekâna hem ruh hâline dönüştürür. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 65×80 cm | Art-ı Müzayede | 21 May 2026, 20:00 | 3.500 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) "Anadolu Kavağı", Tuval üzerine yağlı boya, 63,5x78 cm, 1992, İmzalı, Ahşap çerçeveli 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikâyeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekâna hem ruh hâline dönüştürür. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 63.5×78 cm | Art-ı Müzayede | 21 May 2026, 20:00 | 3.500 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) Tuval üzerine yağlı boya, 58,5x78 cm, 1994, İmzalı, Ahşap çerçeveli 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikâyeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekâna hem ruh hâline dönüştürür. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 58.5×78 cm | Art-ı Müzayede | 21 May 2026, 20:00 | 3.500 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) Tuval üzerine yağlı boya, 58,5x78 cm, 1994, İmzalı, Ahşap çerçeveli 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikâyeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekâna hem ruh hâline dönüştürür. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 58.5×78 cm | Art-ı Müzayede | 21 May 2026, 20:00 | 5.000 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) Tuval üzerine yağlı boya, 60x80 cm, 1994, imzalı 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikâyeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekâna hem ruh hâline dönüştürür. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 60×80 cm | Art-ı Müzayede | 21 May 2026, 20:00 | 3.500 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) Tuval üzerine yağlı boya, 58,5x78,5 cm, 1994, İmzalı, Ahşap çerçeveli 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikâyeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekâna hem ruh hâline dönüştürür. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 58.5×78.5 cm | Art-ı Müzayede | 21 May 2026, 20:00 | 3.500 ₺ |
| ESİN EROL Mimozalı Naturmort, Tuval üzeri yağlıboya, kabartma desenli,1992 traihli ve imzalı. İç ölçü: 100 x 80 cm. Dış ölçü: 103 x 83 cm. | Yağlı Boya | 100×80 cm | Havza Sanat | 13 May 2026, 21:00 | 2.500 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) Tuval üzerine yağlı boya, 80x60 cm 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikayeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekana hem ruh haline dönüştürür. Bu eserdeyse karşımızda bir natürmorttan fazlası var: ışığın içkiye benzediği, nesnelerin susarak konuştuğu bir gece ayini. Şişeler yalnızca şişe değil; beklemiş cümleler gibi. Kadeh, boş görünse de terk edilmiş değil; sanki birazdan bir hatıra gelip içine dolacak. Renkler birbirine yaslanmıyor, birbirini yokluyor. Lacivertin içinden geçen o sarımsı alev, gecenin alnına sürülmüş bir sır gibi. Yeşiller, çürümeyi değil direnci fısıldıyor. Ve bütün yüzeyde şöyle bir duygu dolaşıyor: İnsan bazen en çok cansız sandığı şeylerin içinde hayatın nabzını duyar. | Yağlı Boya | 80×60 cm | Art-ı Müzayede | 06 May 2026, 20:00 | 3.500 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) Tuval üzerine yağlı boya, 60x80 cm,Çerçeveli 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikayeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekana hem ruh haline dönüştürür. Bu eser, yüksek kimya mühendisliğinden sanatın simyasına uzanan o disiplinli ama tutkulu yolculuğun dingin bir durağı gibidir. Taşın soğukluğuyla hafızanın sıcaklığının buluştuğu, bir sessizlik şiiridir bu. | Yağlı Boya | 60×80 cm | Art-ı Müzayede | 06 May 2026, 20:00 | 3.500 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) Tuval üzerine yağlı boya, 150x100 cm, İmzalı 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikayeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekana hem ruh haline dönüştürür. Bu eser, İstanbul’un hafızasından kopup gelmiş bir aile albümü sayfası gibi. Şehrin kadim tanıkları, aynı karede buluşmuş; sanki yüzyılların ardından toplu bir hatıra fotoğrafı vermiştir. Esin Erol, şehri tek bir yerden göstermez; onu, belleğin içinden yeniden kurar. İz. Katman. Yankı. | Yağlı Boya | 150×100 cm | Art-ı Müzayede | 06 May 2026, 20:00 | 8.000 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) Tuval üzerine yağlı boya, 65x87 cm, İmzalı 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikayeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekana hem ruh haline dönüştürür. Bu eserde, İnsan kapıyı çekip gitmiş; ama nefesi hala eşyanın gölgesinde soluk alıp veriyor. Ortadaki şamdan, ışığını çoktan yitirmiş olsa da gölgesini bir vasiyet gibi masaya saplamış. Soldaki bakır kapak, bir kabı değil, koca bir devrin metalik sükûtunu örtüyor; sağdaki desenler ise bu ağır suskunluğa ince bir ev sıcaklığı bırakıyor. Toplam duygu şu: suskun, yoğun, tortulu. Eşya burada yalnızca eşya değil; zamanın elinde beklemiş küçük hatıralar. | Yağlı Boya | 65×87 cm | Art-ı Müzayede | 06 May 2026, 20:00 | 4.000 ₺ |
| Esin Erol (1931-2025) Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, 150x100 cm 1931 yılında İstanbul’da doğan Esin Erol, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek kimya mühendisliği eğitimi aldı; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora yaparak akademik yolculuğunu derinleştirdi. 1961–1964 yılları arasında Almanya’da sürdürdüğü araştırmalar, onun analitik bakışını daha da keskinleştirdi. Fakat Esin Erol’u asıl çağıran, formüllerin değil rengin ve yüzeyin dünyasıydı. Sanata Studio Peinture’de adım attı. İstasyon Sanat Merkezi’nde Prof. Sabri Berkel ve Hülya Düzenli ile çalışarak figüratif ile soyut arasında kendine özgü bir ifade alanı kurdu. 1994’ten itibaren ressam Deniz Orkuş ile sürdürdüğü çalışmalar ise görsel dünyasında hem teknik hem kavramsal bir sıçrama yarattı. Erol’un tuvalleri doğayı ve tarihi birebir anlatmaz; zamanın içinden süzülen sessiz hikayeler gibi katman katman açılır. Hitit’in taşından Bizans’ın gölgesine, Selçuklu’nun çizgisinden Osmanlı’nın izine uzanan kültürel hafızayı, bugünün renkleriyle yeniden örer. Taşın, ışığın ve gölgenin belleğini takip eder; coğrafyayı hem mekana hem ruh haline dönüştürür. | Yağlı Boya | 150×100 cm | Art-ı Müzayede | 06 May 2026, 20:00 | 7.000 ₺ |
Esin Erol tabloları son müzayede sonuçlarına göre ortalama 3.904 ₺ fiyatla satılıyor. Bu istatistik 26 müzayede satışına dayanmaktadır.
Takip ettiğimiz müzayede satışları 2.500 ₺ ile 8.000 ₺ arasında gerçekleşti. Fiyat; eserin boyutuna, tekniğine ve dönemine göre değişir.
Takip ettiğimiz en yüksek Esin Erol satışı 8.000 ₺ — Yağlı Boya, 150×100 cm (Art-ı Müzayede, Mayıs 2026).
Müzayede kayıtlarında Esin Erol imzalı eserler Yağlıboya, Yağlı Boya teknikleriyle yer alıyor.
Tüm veriler ve fiyat trendi grafiği için sayfanın tamamını görüntüleyin: Sanatçılar · Eserler · Fiyat Tahmini