Emre Acar tablo fiyatları ve müzayede sonuçları: 39 müzayede sonucu, ortalama 45.324 ₺, fiyat aralığı 6.000–95.000 ₺. Teknikler: Yağlı Boya.
| Eser | Teknik | Boyut | Müzayede Evi | Tarih | Fiyat |
|---|---|---|---|---|---|
| EMRE ACAR "Umay Ana", Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, Çerçeveli, 120 x 100 cm. | Yağlı Boya | 120×100 cm | Balaban Müzayede | 07 Jul 2026, 21:00 | 85.000 ₺ |
| EMRE ACAR Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, Çerçeveli, 80 x 80 cm. | Yağlı Boya | 80×80 cm | Balaban Müzayede | 07 Jul 2026, 21:00 | 50.000 ₺ |
| Emre Acar (1998) “Umay Ana”, Tuval üzerine yağlı boya, 120x100 cm, İmzalı, Çerçeveli 1998 Kastamonu doğumlu Emre Acar, Sait Civcioğlu atölyesinde başlayan desen disiplinini Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde Prof. Dr. İbrahim Halil Türker’in rehberliğinde akademik bir olgunluğa taşıdı. Bugün İstanbul’daki atölyesinde yalnızca boyayla değil; travmalarla, bastırılmış hikâyelerle ve insan ruhunun en kırılgan katmanlarıyla resim yapıyor. Acar’ın evreninde yüz yalnızca bir portre değildir. Bir izdir. Bir kalıntıdır. Bir travmanın susmuş yankısıdır. Onun aradığı, bir yüzün üzerine çöken “duygusal manzara”dır. Bu yüzden portreleri, çoğu zaman karanlık bir peyzaj gibi okunur; dışarıdan bakınca yüz, içeriden bakınca yarım kalmış bir iç iklim. Aile içi şiddet, kaza, ölüm, ağır hastalık gibi kırılma anlarının ardından oluşan ruh hâline odaklanır. Bu durumu “rüya ile uyanıklık arasındaki boşluk” olarak tanımlar. Ne tamamen bilinçli, ne tamamen kopuk. Askıda bir zihin. Donmuş bir eşik. Sanatçının görsel dili, mekânsal mantığı bilinçli biçimde ihlal eder. Soğuk tonlar ve monokrom arka planlar, figürün içsel uyuşukluğu ile dış dünyadaki görünür dayanıklılığı arasında gerilim kurar. Cezanne’ın “gördüğünü değil, hissettirdiğini” arayan yaklaşımına yakın durur; fakat çağdaş dünyanın psikolojik yükünü daha karanlık bir yoğunlukla taşır. 2024’te ArtAnkara ve ArtContact İstanbul gibi çağdaş sanat fuarlarında yer alan sanatçı, 2025’te Batum Ajara Art Museum’da “Shadows of Darkness” adlı kişisel sergisiyle bu iç coğrafyayı daha görünür bir hatta taşıdı. Acar, izleyiciyi insan ruhunun en kuytu, en savunmasız katmanlarında bir yolculuğa çıkarır. Çünkü onun resminde yüz, insanın dünyaya gösterdiği yer değil; saklamaya çalışırken ele verdiği yerdir. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 120×100 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 65.000 ₺ |
| Emre Acar (1998) Tuval üzerine yağlı boya , 80x80 cm, İmzalı, Çerçeveli 1998 Kastamonu doğumlu Emre Acar, Sait Civcioğlu atölyesinde başlayan desen disiplinini Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde Prof. Dr. İbrahim Halil Türker’in rehberliğinde akademik bir olgunluğa taşıdı. Bugün İstanbul’daki atölyesinde yalnızca boyayla değil; travmalarla, bastırılmış hikâyelerle ve insan ruhunun en kırılgan katmanlarıyla resim yapıyor. Acar’ın evreninde yüz yalnızca bir portre değildir. Bir izdir. Bir kalıntıdır. Bir travmanın susmuş yankısıdır. Onun aradığı, bir yüzün üzerine çöken “duygusal manzara”dır. Bu yüzden portreleri, çoğu zaman karanlık bir peyzaj gibi okunur; dışarıdan bakınca yüz, içeriden bakınca yarım kalmış bir iç iklim. Aile içi şiddet, kaza, ölüm, ağır hastalık gibi kırılma anlarının ardından oluşan ruh hâline odaklanır. Bu durumu “rüya ile uyanıklık arasındaki boşluk” olarak tanımlar. Ne tamamen bilinçli, ne tamamen kopuk. Askıda bir zihin. Donmuş bir eşik. Sanatçının görsel dili, mekânsal mantığı bilinçli biçimde ihlal eder. Soğuk tonlar ve monokrom arka planlar, figürün içsel uyuşukluğu ile dış dünyadaki görünür dayanıklılığı arasında gerilim kurar. Cezanne’ın “gördüğünü değil, hissettirdiğini” arayan yaklaşımına yakın durur; fakat çağdaş dünyanın psikolojik yükünü daha karanlık bir yoğunlukla taşır. 2024’te ArtAnkara ve ArtContact İstanbul gibi çağdaş sanat fuarlarında yer alan sanatçı, 2025’te Batum Ajara Art Museum’da “Shadows of Darkness” adlı kişisel sergisiyle bu iç coğrafyayı daha görünür bir hatta taşıdı. Acar, izleyiciyi insan ruhunun en kuytu, en savunmasız katmanlarında bir yolculuğa çıkarır. Çünkü onun resminde yüz, insanın dünyaya gösterdiği yer değil; saklamaya çalışırken ele verdiği yerdir. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 80×80 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 40.000 ₺ |
| EMRE ACAR "Serenity", 2025, Tuval üzerine yağlı boya, 120 x 100 cm. | Yağlı Boya | 120×100 cm | Balaban Müzayede | 19 Jun 2026, 21:00 | 80.000 ₺ |
| EMRE ACAR Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, 30 x 30 cm. | Yağlı Boya | 30×30 cm | Balaban Müzayede | 19 Jun 2026, 21:00 | 9.000 ₺ |
| EMRE ACAR Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, Çerçeveli, 80 x 80 cm | Yağlı Boya | 80×80 cm | Guga Müzayede | 10 Jun 2026, 21:00 | 45.000 ₺ |
| EMRE ACAR "Umay Ana", Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, Çerçeveli, 120 x 100 cm. | Yağlı Boya | 120×100 cm | Guga Müzayede | 10 Jun 2026, 21:00 | 80.000 ₺ |
| EMRE ACAR Kağıt üzerine yağlı boya, Çerçeveli, İmzalı, 49 x 33 cm. | Yağlı Boya | 49×33 cm | Balaban Müzayede | 22 May 2026, 21:58 | 19.000 ₺ |
| EMRE ACAR Kağıt üzerine yağlı boya, Çerçeveli, İmzalı, 49 x 33 cm. | Yağlı Boya | 49×33 cm | Balaban Müzayede | 22 May 2026, 21:58 | 18.000 ₺ |
| Emre Acar (1998) Tuval üzerine yağlı boya, 120x100 cm 1998 Kastamonu doğumlu sanatçı, Sait Civcioğlu atölyesinde başlayan desen disiplinini Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde Prof. Dr. İbrahim Halil Türker’in rehberliğinde akademik bir olgunluğa taşıdı. Bugün İstanbul’daki atölyesinde yalnızca boyayla değil; travmalarla, bastırılmış hikâyelerle ve insan ruhunun en kırılgan katmanlarıyla resim yapıyor. Acar’ın evreninde yüz yalnızca bir portre değildir. Bir izdir. Bir kalıntıdır. Bir travmanın susmuş yankısıdır. Onun aradığı, bir yüzün üzerine çöken “duygusal manzara”dır. Aile içi şiddet, kaza, ölüm, ağır hastalık gibi kırılma anlarının ardından oluşan ruh hâline odaklanır. Bu durumu “rüya ile uyanıklık arasındaki boşluk” olarak tanımlar. Ne tamamen bilinçli, ne tamamen kopuk. Askıda bir zihin. Sanatçının görsel dili, mekânsal mantığı bilinçli biçimde ihlal eder. Soğuk tonlar ve monokrom arka planlar, figürün içsel uyuşukluğu ile dış dünyadaki görünür dayanıklılığı arasında gerilim kurar. Cezanne’ın “gördüğünü değil, hissettirdiğini” arayan yaklaşımına yakın durur; fakat çağdaş dünyanın psikolojik yükünü daha karanlık bir yoğunlukla taşır. Müzayedemizde yer alan eserlerinde Acar, izleyiciyi insan ruhunun en kuytu, en savunmasız katmanlarında bir yolculuğa çıkarır. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 120×100 cm | Art-ı Müzayede | 21 May 2026, 20:00 | 70.000 ₺ |
| Emre Acar (1998) Tuval üzerine yağlı boya, 120x100 cm, İmzalı 1998 Kastamonu doğumlu sanatçı, Sait Civcioğlu atölyesinde başlayan desen disiplinini Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde Prof. Dr. İbrahim Halil Türker’in rehberliğinde akademik bir olgunluğa taşıdı. Bugün İstanbul’daki atölyesinde yalnızca boyayla değil; travmalarla, bastırılmış hikâyelerle ve insan ruhunun en kırılgan katmanlarıyla resim yapıyor. Acar’ın evreninde yüz yalnızca bir portre değildir. Bir izdir. Bir kalıntıdır. Bir travmanın susmuş yankısıdır. Onun aradığı, bir yüzün üzerine çöken “duygusal manzara”dır. Aile içi şiddet, kaza, ölüm, ağır hastalık gibi kırılma anlarının ardından oluşan ruh hâline odaklanır. Bu durumu “rüya ile uyanıklık arasındaki boşluk” olarak tanımlar. Ne tamamen bilinçli, ne tamamen kopuk. Askıda bir zihin. Sanatçının görsel dili, mekânsal mantığı bilinçli biçimde ihlal eder. Soğuk tonlar ve monokrom arka planlar, figürün içsel uyuşukluğu ile dış dünyadaki görünür dayanıklılığı arasında gerilim kurar. Cezanne’ın “gördüğünü değil, hissettirdiğini” arayan yaklaşımına yakın durur; fakat çağdaş dünyanın psikolojik yükünü daha karanlık bir yoğunlukla taşır. Müzayedemizde yer alan eserlerinde Acar, izleyiciyi insan ruhunun en kuytu, en savunmasız katmanlarında bir yolculuğa çıkarır. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 120×100 cm | Art-ı Müzayede | 21 May 2026, 20:00 | 55.000 ₺ |
| Emre Acar (1998) Tuval üzerine yağlı boya, 60x50 cm, İmzalı 1998 Kastamonu doğumlu sanatçı, Sait Civcioğlu atölyesinde başlayan desen disiplinini Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde Prof. Dr. İbrahim Halil Türker’in rehberliğinde akademik bir olgunluğa taşıdı. Bugün İstanbul’daki atölyesinde yalnızca boyayla değil; travmalarla, bastırılmış hikâyelerle ve insan ruhunun en kırılgan katmanlarıyla resim yapıyor. Acar’ın evreninde yüz yalnızca bir portre değildir.Bir izdir.Bir kalıntıdır.Bir travmanın susmuş yankısıdır. Onun aradığı, bir yüzün üzerine çöken “duygusal manzara”dır. Aile içi şiddet, kaza, ölüm, ağır hastalık gibi kırılma anlarının ardından oluşan ruh hâline odaklanır. Bu durumu “rüya ile uyanıklık arasındaki boşluk” olarak tanımlar. Ne tamamen bilinçli, ne tamamen kopuk. Askıda bir zihin. Sanatçının görsel dili, mekânsal mantığı bilinçli biçimde ihlal eder. Soğuk tonlar ve monokrom arka planlar, figürün içsel uyuşukluğu ile dış dünyadaki görünür dayanıklılığı arasında gerilim kurar. Cezanne’ın “gördüğünü değil, hissettirdiğini” arayan yaklaşımına yakın durur; fakat çağdaş dünyanın psikolojik yükünü daha karanlık bir yoğunlukla taşır. Müzayedemizde yer alan eserlerinde Acar, izleyiciyi insan ruhunun en kuytu, en savunmasız katmanlarında bir yolculuğa çıkarır. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 60×50 cm | Art-ı Müzayede | 21 May 2026, 20:00 | 30.000 ₺ |
| Emre Acar (1998) Tuval üzerine yağlı boya, 100 x 80 cm, İmzalı 1998 Kastamonu doğumlu sanatçı, Sait Civcioğlu atölyesinde başlayan desen disiplinini Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde Prof. Dr. İbrahim Halil Türker’in rehberliğinde akademik bir olgunluğa taşıdı. Bugün İstanbul’daki atölyesinde yalnızca boyayla değil; travmalarla, bastırılmış hikâyelerle ve insan ruhunun en kırılgan katmanlarıyla resim yapıyor. Acar’ın evreninde yüz yalnızca bir portre değildir. Bir izdir. Bir kalıntıdır. Bir travmanın susmuş yankısıdır. Onun aradığı, bir yüzün üzerine çöken “duygusal manzara”dır. Aile içi şiddet, kaza, ölüm, ağır hastalık gibi kırılma anlarının ardından oluşan ruh hâline odaklanır. Bu durumu “rüya ile uyanıklık arasındaki boşluk” olarak tanımlar. Ne tamamen bilinçli, ne tamamen kopuk. Askıda bir zihin. Sanatçının görsel dili, mekânsal mantığı bilinçli biçimde ihlal eder. Soğuk tonlar ve monokrom arka planlar, figürün içsel uyuşukluğu ile dış dünyadaki görünür dayanıklılığı arasında gerilim kurar. Cezanne’ın “gördüğünü değil, hissettirdiğini” arayan yaklaşımına yakın durur; fakat çağdaş dünyanın psikolojik yükünü daha karanlık bir yoğunlukla taşır. Müzayedemizde yer alan eserlerinde Acar, izleyiciyi insan ruhunun en kuytu, en savunmasız katmanlarında bir yolculuğa çıkarır. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 100×80 cm | Art-ı Müzayede | 21 May 2026, 20:00 | 50.000 ₺ |
| Emre Acar (1998) Tuval üzerine yağlı boya, 40x30 cm, 2023, İmzalı, Çerçeveli 1998 Kastamonu doğumlu sanatçı, Sait Civcioğlu atölyesinde başlayan desen disiplinini Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde Prof. Dr. İbrahim Halil Türker’in rehberliğinde akademik bir olgunluğa taşıdı. Bugün İstanbul’daki atölyesinde yalnızca boyayla değil; travmalarla, bastırılmış hikâyelerle ve insan ruhunun en kırılgan katmanlarıyla resim yapıyor. Acar’ın evreninde yüz yalnızca bir portre değildir. Bir izdir. Bir kalıntıdır. Bir travmanın susmuş yankısıdır. Onun aradığı, bir yüzün üzerine çöken “duygusal manzara”dır. Aile içi şiddet, kaza, ölüm, ağır hastalık gibi kırılma anlarının ardından oluşan ruh hâline odaklanır. Bu durumu “rüya ile uyanıklık arasındaki boşluk” olarak tanımlar. Ne tamamen bilinçli, ne tamamen kopuk. Askıda bir zihin. Sanatçının görsel dili, mekânsal mantığı bilinçli biçimde ihlal eder. Soğuk tonlar ve monokrom arka planlar, figürün içsel uyuşukluğu ile dış dünyadaki görünür dayanıklılığı arasında gerilim kurar. Cezanne’ın “gördüğünü değil, hissettirdiğini” arayan yaklaşımına yakın durur; fakat çağdaş dünyanın psikolojik yükünü daha karanlık bir yoğunlukla taşır. Müzayedemizde yer alan eserlerinde Acar, izleyiciyi insan ruhunun en kuytu, en savunmasız katmanlarında bir yolculuğa çıkarır. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 40×30 cm | Art-ı Müzayede | 21 May 2026, 20:00 | 17.000 ₺ |
| Emre Acar (1998 Kağıt üzerine yağlı boya, 49x33 cm, Çerçeveli 1998 Kastamonu doğumlu sanatçı, Sait Civcioğlu atölyesinde başlayan desen disiplinini Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde Prof. Dr. İbrahim Halil Türker’in rehberliğinde akademik bir olgunluğa taşıdı. Bugün İstanbul’daki atölyesinde yalnızca boyayla değil; travmalarla, bastırılmış hikayelerle ve insan ruhunun en kırılgan katmanlarıyla resim yapıyor. Acar’ın evreninde yüz yalnızca bir portre değildir. Bir izdir. Bir kalıntıdır. Bir travmanın susmuş yankısıdır. Onun aradığı, bir yüzün üzerine çöken “duygusal manzara”dır. Aile içi şiddet, kaza, ölüm, ağır hastalık gibi kırılma anlarının ardından oluşan ruh haline odaklanır. Bu durumu “rüya ile uyanıklık arasındaki boşluk” olarak tanımlar. Ne tamamen bilinçli, ne tamamen kopuk. Askıda bir zihin. Sanatçının görsel dili, mekansal mantığı bilinçli biçimde ihlal eder. Soğuk tonlar ve monokrom arka planlar, figürün içsel uyuşukluğu ile dış dünyadaki görünür dayanıklılığı arasında gerilim kurar. Cezanne’ın “gördüğünü değil, hissettirdiğini” arayan yaklaşımına yakın durur; fakat çağdaş dünyanın psikolojik yükünü daha karanlık bir yoğunlukla taşır. Müzayedemizde yer alan eserlerinde Acar, izleyiciyi insan ruhunun en kuytu, en savunmasız katmanlarında bir yolculuğa çıkarır. Geleneksel portre anlayışını yıkan bu resimlerde karşımızdaki yüzler artık belirli bir kişiye ait değildir; onlar modern bireyin içsel yorgunluğunun ve direnişinin haritalarıdır. Gölge derinliği ve renk yoğunluğuyla sanatçı, puslu bir belirsizliği tuvale mühürler. | Yağlı Boya | 49×33 cm | Art-ı Müzayede | 06 May 2026, 20:00 | 13.000 ₺ |
| Emre Acar (1998 Kağıt üzerine yağlı boya, 49x33 cm ̧Çerçeveli 1998 Kastamonu doğumlu sanatçı, Sait Civcioğlu atölyesinde başlayan desen disiplinini Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde Prof. Dr. İbrahim Halil Türker’in rehberliğinde akademik bir olgunluğa taşıdı. Bugün İstanbul’daki atölyesinde yalnızca boyayla değil; travmalarla, bastırılmış hikayelerle ve insan ruhunun en kırılgan katmanlarıyla resim yapıyor. Acar’ın evreninde yüz yalnızca bir portre değildir. Bir izdir. Bir kalıntıdır. Bir travmanın susmuş yankısıdır. Onun aradığı, bir yüzün üzerine çöken “duygusal manzara”dır. Aile içi şiddet, kaza, ölüm, ağır hastalık gibi kırılma anlarının ardından oluşan ruh haline odaklanır. Bu durumu “rüya ile uyanıklık arasındaki boşluk” olarak tanımlar. Ne tamamen bilinçli, ne tamamen kopuk. Askıda bir zihin. Sanatçının görsel dili, mekansal mantığı bilinçli biçimde ihlal eder. Soğuk tonlar ve monokrom arka planlar, figürün içsel uyuşukluğu ile dış dünyadaki görünür dayanıklılığı arasında gerilim kurar. Cezanne’ın “gördüğünü değil, hissettirdiğini” arayan yaklaşımına yakın durur; fakat çağdaş dünyanın psikolojik yükünü daha karanlık bir yoğunlukla taşır. Müzayedemizde yer alan eserlerinde Acar, izleyiciyi insan ruhunun en kuytu, en savunmasız katmanlarında bir yolculuğa çıkarır. Geleneksel portre anlayışını yıkan bu resimlerde karşımızdaki yüzler artık belirli bir kişiye ait değildir; onlar modern bireyin içsel yorgunluğunun ve direnişinin haritalarıdır. Gölge derinliği ve renk yoğunluğuyla sanatçı, puslu bir belirsizliği tuvale mühürler. | Yağlı Boya | 49×33 cm | Art-ı Müzayede | 06 May 2026, 20:00 | 14.000 ₺ |
| Emre Acar (1998) Kağıt üzerine yağlı boya, 49x33 cm, Çerçeveli 1998 Kastamonu doğumlu sanatçı, Sait Civcioğlu atölyesinde başlayan desen disiplinini Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde Prof. Dr. İbrahim Halil Türker’in rehberliğinde akademik bir olgunluğa taşıdı. Bugün İstanbul’daki atölyesinde yalnızca boyayla değil; travmalarla, bastırılmış hikayelerle ve insan ruhunun en kırılgan katmanlarıyla resim yapıyor. Acar’ın evreninde yüz yalnızca bir portre değildir. Bir izdir. Bir kalıntıdır. Bir travmanın susmuş yankısıdır. Onun aradığı, bir yüzün üzerine çöken “duygusal manzara”dır. Aile içi şiddet, kaza, ölüm, ağır hastalık gibi kırılma anlarının ardından oluşan ruh haline odaklanır. Bu durumu “rüya ile uyanıklık arasındaki boşluk” olarak tanımlar. Ne tamamen bilinçli, ne tamamen kopuk. Askıda bir zihin. Sanatçının görsel dili, mekansal mantığı bilinçli biçimde ihlal eder. Soğuk tonlar ve monokrom arka planlar, figürün içsel uyuşukluğu ile dış dünyadaki görünür dayanıklılığı arasında gerilim kurar. Cezanne’ın “gördüğünü değil, hissettirdiğini” arayan yaklaşımına yakın durur; fakat çağdaş dünyanın psikolojik yükünü daha karanlık bir yoğunlukla taşır. Müzayedemizde yer alan eserlerinde Acar, izleyiciyi insan ruhunun en kuytu, en savunmasız katmanlarında bir yolculuğa çıkarır. Geleneksel portre anlayışını yıkan bu resimlerde karşımızdaki yüzler artık belirli bir kişiye ait değildir; onlar modern bireyin içsel yorgunluğunun ve direnişinin haritalarıdır. Gölge derinliği ve renk yoğunluğuyla sanatçı, puslu bir belirsizliği tuvale mühürler. | Yağlı Boya | 49×33 cm | Art-ı Müzayede | 06 May 2026, 20:00 | 12.000 ₺ |
| EMRE ACAR Tuval üzeri yağlı boya ölçü: 70x60cm , imzalı | Yağlı Boya | 70×60 cm | Eskiz Sanat | 28 Apr 2026, 21:00 | 47.500 ₺ |
| EMRE ACAR Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, 60 x 50 cm. | Yağlı Boya | 60×50 cm | Balaban Müzayede | 27 Apr 2026, 21:00 | 36.000 ₺ |
| EMRE ACAR Tuval üzerine yağlı boya, 2023, İmzalı, Çerçeveli, 40 x 30 cm. | Yağlı Boya | 40×30 cm | Balaban Müzayede | 27 Apr 2026, 21:00 | 19.000 ₺ |
| EMRE ACAR Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, 120 x 100 cm. | Yağlı Boya | 120×100 cm | Balaban Müzayede | 27 Apr 2026, 21:00 | 85.000 ₺ |
| EMRE ACAR Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, 100 x 80 cm. | Yağlı Boya | 100×80 cm | Guga Müzayede | 22 Apr 2026, 21:00 | 67.500 ₺ |
| EMRE ACAR "Dream on", Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, 100 x 80 cm. | Yağlı Boya | 100×80 cm | Guga Müzayede | 22 Apr 2026, 21:00 | 67.500 ₺ |
| EMRE ACAR Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, 120 x 100 cm. | Yağlı Boya | 120×100 cm | Guga Müzayede | 29 Mar 2026, 22:00 | 82.500 ₺ |
Emre Acar tabloları son müzayede sonuçlarına göre ortalama 45.324 ₺, tüm zamanlar ortalaması 40.538 ₺ fiyatla satılıyor. Bu istatistik 39 müzayede satışına dayanmaktadır.
Takip ettiğimiz müzayede satışları 6.000 ₺ ile 95.000 ₺ arasında gerçekleşti. Fiyat; eserin boyutuna, tekniğine ve dönemine göre değişir.
Takip ettiğimiz en yüksek Emre Acar satışı 95.000 ₺ — Yağlı Boya, 120×100 cm (Balaban Müzayede, Mart 2026).
Tüm veriler ve fiyat trendi grafiği için sayfanın tamamını görüntüleyin: Sanatçılar · Eserler · Fiyat Tahmini