Emine Dikici tablo fiyatları ve müzayede sonuçları: 16 müzayede sonucu, ortalama 2.964 ₺, fiyat aralığı 2.000–7.000 ₺. Teknikler: Sulu Boya, Karışık Teknik, Yağlı Boya.
| Eser | Teknik | Boyut | Müzayede Evi | Tarih | Son Pey |
|---|---|---|---|---|---|
| Emine Dikici (1995) Pres tuval üzerine sulu boya, 25x25 cm, İmzalı, Çerçeveli Emine Dikici, figürü yalnızca çizen değil; onu çağın içinden geçirip yeniden kuranlardan. 1995’te Ermenek’te başlayan hikâyesi, zamanla bedenin çatlağına, susuşuna ve direncine çevrilmiş bir görsel dile dönüştü. Selçuk Üniversitesi’nde şekillenen akademik disiplini ise ona bedene sadece bir form gibi değil, toplumsal hayatın üstünde bıraktığı iz gibi bakma cesareti verdi. Onun resminde beden, estetik bir seyirlik değildir. Bir şantiye alanıdır daha çok. Tozlu, yorgun, yarım kalmış. Hayatın yükünü taşır; baskıyı, yabancılaşmayı, kırık ilişkileri teninde biriktirir. Eğilir. Yorulur. Dağılacak gibi olur. Ama dağılmaz. Tam orada bir şey belirir: dişini sıkmış bir zarafet. Dikici’nin asıl meselesi, insanın içindeki ve dışındaki çatışmayı aynı yüzde tutabilmek. Kentin boğucu ritmi, yalnızlık, toplumsal mengene… Bunlar figürün içine işler, omzuna çöker, bakışına yerleşir. Bu yüzden onun figürleri anatomik bir formdan çok, hafızasını teslim etmemiş bir direniş hattıdır. Bu eserde de aynı şey olur. Dikici, portreyi benzerlik meselesi olmaktan çıkarıp ruhun hava durumuna çevirir. Solgun ışık. Sert gökyüzü. İçe çekilmiş manzara. Ve izleyiciye doğrudan değen o bakışlar. Karşımızda yalnızca bir yüz yoktur artık; kırılganlıkla direncin, yorgunlukla asaletin aynı bedende nasıl yan yana durabildiğini gösteren sessiz bir gerilim vardır. Bu figürler kırılacak gibi durur. Ama kırılmaz. Sessiz görünürler; ama içlerinde dinmeyen bir fırtına dolaşır. Emine Dikici’nin resmi tam da burada etkiler: İnsan bazen en çok kırıldığı yerden görünür olur. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Sulu Boya | 25×25 cm | Art-ı Müzayede | 01 Sep 2026, 20:30 | 4.000 ₺ |
| EMİNE DİKİCİ Pres tuval üzerine karışık teknik, İmzalı, Çerçeveli, 25 x 25 cm | Karışık Teknik | 25×25 cm | Balaban Müzayede | 27 Aug 2026, 22:00 | 3.000 ₺ |
| EMİNE DİKİCİ Pres tuval üzerine karışık teknik, İmzalı, Çerçeveli, 25 x 25 cm | Karışık Teknik | 25×25 cm | Balaban Müzayede | 27 Aug 2026, 22:00 | 2.250 ₺ |
| EMİNE DİKİCİ Pres tuval üzerine sulu boya, İmzalı, Çerçeveli, 25 x 25 cm | Sulu Boya | 25×25 cm | Balaban Müzayede | 27 Aug 2026, 22:00 | 2.000 ₺ |
| EMİNE DİKİCİ Pres tuval üzerine sulu boya, İmzalı, Çerçeveli, 25 x 25 cm | Sulu Boya | 25×25 cm | Balaban Müzayede | 27 Aug 2026, 22:00 | 2.250 ₺ |
| Emine Dikici (1995) Pres tuval üzerine karışık teknik, 25x25 cm, İmzalı, Çerçeveli Emine Dikici, figürü yalnızca çizen değil; onu çağın içinden geçirip yeniden kuranlardan. 1995’te Ermenek’te başlayan hikâyesi, zamanla bedenin çatlağına, susuşuna ve direncine çevrilmiş bir görsel dile dönüştü. Selçuk Üniversitesi’nde şekillenen akademik disiplini ise ona bedene sadece bir form gibi değil, toplumsal hayatın üstünde bıraktığı iz gibi bakma cesareti verdi. Onun resminde beden, estetik bir seyirlik değildir. Bir şantiye alanıdır daha çok. Tozlu, yorgun, yarım kalmış. Hayatın yükünü taşır; baskıyı, yabancılaşmayı, kırık ilişkileri teninde biriktirir. Eğilir. Yorulur. Dağılacak gibi olur. Ama dağılmaz. Tam orada bir şey belirir: dişini sıkmış bir zarafet. Dikici’nin asıl meselesi, insanın içindeki ve dışındaki çatışmayı aynı yüzde tutabilmek. Kentin boğucu ritmi, yalnızlık, toplumsal mengene… Bunlar figürün içine işler, omzuna çöker, bakışına yerleşir. Bu yüzden onun figürleri anatomik bir formdan çok, hafızasını teslim etmemiş bir direniş hattıdır. Sanatçının müzayedemizdeki eserlerinde de aynı şey olur. Dikici, portreyi benzerlik meselesi olmaktan çıkarıp ruhun hava durumuna çevirir. Solgun ışık. Sert gökyüzü. İçe çekilmiş manzara. Ve izleyiciye doğrudan değen o bakışlar. Karşımızda yalnızca bir yüz yoktur artık; kırılganlıkla direncin, yorgunlukla asaletin aynı bedende nasıl yan yana durabildiğini gösteren sessiz bir gerilim vardır. Bu figürler kırılacak gibi durur. Ama kırılmaz. Sessiz görünürler; ama içlerinde dinmeyen bir fırtına dolaşır. Emine Dikici’nin resmi tam da burada etkiler: İnsan bazen en çok kırıldığı yerden görünür olur. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Karışık Teknik | 25×25 cm | Art-ı Müzayede | 23 Jul 2026, 20:00 | 2.500 ₺ |
| Emine Dikici (1995) Pres tuval üzerine karışık teknik, 25x25 cm, İmzalı, Çerçeveli Emine Dikici, figürü yalnızca çizen değil; onu çağın içinden geçirip yeniden kuranlardan. 1995’te Ermenek’te başlayan hikâyesi, zamanla bedenin çatlağına, susuşuna ve direncine çevrilmiş bir görsel dile dönüştü. Selçuk Üniversitesi’nde şekillenen akademik disiplini ise ona bedene sadece bir form gibi değil, toplumsal hayatın üstünde bıraktığı iz gibi bakma cesareti verdi. Onun resminde beden, estetik bir seyirlik değildir. Bir şantiye alanıdır daha çok. Tozlu, yorgun, yarım kalmış. Hayatın yükünü taşır; baskıyı, yabancılaşmayı, kırık ilişkileri teninde biriktirir. Eğilir. Yorulur. Dağılacak gibi olur. Ama dağılmaz. Tam orada bir şey belirir: dişini sıkmış bir zarafet. Dikici’nin asıl meselesi, insanın içindeki ve dışındaki çatışmayı aynı yüzde tutabilmek. Kentin boğucu ritmi, yalnızlık, toplumsal mengene… Bunlar figürün içine işler, omzuna çöker, bakışına yerleşir. Bu yüzden onun figürleri anatomik bir formdan çok, hafızasını teslim etmemiş bir direniş hattıdır. Sanatçının müzayedemizdeki eserlerinde de aynı şey olur. Dikici, portreyi benzerlik meselesi olmaktan çıkarıp ruhun hava durumuna çevirir. Solgun ışık. Sert gökyüzü. İçe çekilmiş manzara. Ve izleyiciye doğrudan değen o bakışlar. Karşımızda yalnızca bir yüz yoktur artık; kırılganlıkla direncin, yorgunlukla asaletin aynı bedende nasıl yan yana durabildiğini gösteren sessiz bir gerilim vardır. Bu figürler kırılacak gibi durur. Ama kırılmaz. Sessiz görünürler; ama içlerinde dinmeyen bir fırtına dolaşır. Emine Dikici’nin resmi tam da burada etkiler: İnsan bazen en çok kırıldığı yerden görünür olur. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Karışık Teknik | 25×25 cm | Art-ı Müzayede | 23 Jul 2026, 20:00 | 2.750 ₺ |
| Emine Dikici (1995) Pres tuval üzerine karışık teknik, 25x25 cm, İmzalı, Çerçeveli Emine Dikici, figürü yalnızca çizen değil; onu çağın içinden geçirip yeniden kuranlardan. 1995’te Ermenek’te başlayan hikâyesi, zamanla bedenin çatlağına, susuşuna ve direncine çevrilmiş bir görsel dile dönüştü. Selçuk Üniversitesi’nde şekillenen akademik disiplini ise ona bedene sadece bir form gibi değil, toplumsal hayatın üstünde bıraktığı iz gibi bakma cesareti verdi. Onun resminde beden, estetik bir seyirlik değildir. Bir şantiye alanıdır daha çok. Tozlu, yorgun, yarım kalmış. Hayatın yükünü taşır; baskıyı, yabancılaşmayı, kırık ilişkileri teninde biriktirir. Eğilir. Yorulur. Dağılacak gibi olur. Ama dağılmaz. Tam orada bir şey belirir: dişini sıkmış bir zarafet. Dikici’nin asıl meselesi, insanın içindeki ve dışındaki çatışmayı aynı yüzde tutabilmek. Kentin boğucu ritmi, yalnızlık, toplumsal mengene… Bunlar figürün içine işler, omzuna çöker, bakışına yerleşir. Bu yüzden onun figürleri anatomik bir formdan çok, hafızasını teslim etmemiş bir direniş hattıdır. Sanatçının müzayedemizdeki eserlerinde de aynı şey olur. Dikici, portreyi benzerlik meselesi olmaktan çıkarıp ruhun hava durumuna çevirir. Solgun ışık. Sert gökyüzü. İçe çekilmiş manzara. Ve izleyiciye doğrudan değen o bakışlar. Karşımızda yalnızca bir yüz yoktur artık; kırılganlıkla direncin, yorgunlukla asaletin aynı bedende nasıl yan yana durabildiğini gösteren sessiz bir gerilim vardır. Bu figürler kırılacak gibi durur. Ama kırılmaz. Sessiz görünürler; ama içlerinde dinmeyen bir fırtına dolaşır. Emine Dikici’nin resmi tam da burada etkiler: İnsan bazen en çok kırıldığı yerden görünür olur. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Karışık Teknik | 25×25 cm | Art-ı Müzayede | 23 Jul 2026, 20:00 | 2.750 ₺ |
| Emine Dikici (1995) Pres tuval üzerine karışık teknik, 25x25 cm, İmzalı, Çerçeveli Emine Dikici, figürü yalnızca çizen değil; onu çağın içinden geçirip yeniden kuranlardan. 1995’te Ermenek’te başlayan hikâyesi, zamanla bedenin çatlağına, susuşuna ve direncine çevrilmiş bir görsel dile dönüştü. Selçuk Üniversitesi’nde şekillenen akademik disiplini ise ona bedene sadece bir form gibi değil, toplumsal hayatın üstünde bıraktığı iz gibi bakma cesareti verdi. Onun resminde beden, estetik bir seyirlik değildir. Bir şantiye alanıdır daha çok. Tozlu, yorgun, yarım kalmış. Hayatın yükünü taşır; baskıyı, yabancılaşmayı, kırık ilişkileri teninde biriktirir. Eğilir. Yorulur. Dağılacak gibi olur. Ama dağılmaz. Tam orada bir şey belirir: dişini sıkmış bir zarafet. Dikici’nin asıl meselesi, insanın içindeki ve dışındaki çatışmayı aynı yüzde tutabilmek. Kentin boğucu ritmi, yalnızlık, toplumsal mengene… Bunlar figürün içine işler, omzuna çöker, bakışına yerleşir. Bu yüzden onun figürleri anatomik bir formdan çok, hafızasını teslim etmemiş bir direniş hattıdır. Sanatçının müzayedemizdeki eserlerinde de aynı şey olur. Dikici, portreyi benzerlik meselesi olmaktan çıkarıp ruhun hava durumuna çevirir. Solgun ışık. Sert gökyüzü. İçe çekilmiş manzara. Ve izleyiciye doğrudan değen o bakışlar. Karşımızda yalnızca bir yüz yoktur artık; kırılganlıkla direncin, yorgunlukla asaletin aynı bedende nasıl yan yana durabildiğini gösteren sessiz bir gerilim vardır. Bu figürler kırılacak gibi durur. Ama kırılmaz. Sessiz görünürler; ama içlerinde dinmeyen bir fırtına dolaşır. Emine Dikici’nin resmi tam da burada etkiler: İnsan bazen en çok kırıldığı yerden görünür olur. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Karışık Teknik | 25×25 cm | Art-ı Müzayede | 23 Jul 2026, 20:00 | 2.750 ₺ |
| Emine Dikici Pres tuval üzerine sulu boya, 25 x 25 cm, İmzalı, Çerçeveli Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Sulu Boya | 25×25 cm | Art-ı Müzayede | 02 Jun 2026, 20:00 | 2.750 ₺ |
| Emine Dikici Pres tuval üzerine sulu boya, 25 x 25 cm, İmzalı, Çerçeveli Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Sulu Boya | 25×25 cm | Art-ı Müzayede | 02 Jun 2026, 20:00 | 2.500 ₺ |
| Emine Dikici Pres tuval üzerine sulu boya, 25 x 25 cm, İmzalı, Çerçeveli Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Sulu Boya | 25×25 cm | Art-ı Müzayede | 02 Jun 2026, 20:00 | 2.500 ₺ |
| Emine Dikici Pres tuval üzerine sulu boya, 25 x 25 cm, İmzalı, Çerçeveli Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Sulu Boya | 25×25 cm | Art-ı Müzayede | 02 Jun 2026, 20:00 | 2.500 ₺ |
| EMİNE DİKİCİ Pres tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, Çerçeveli, 25 x 25 cm. | Yağlı Boya | 25×25 cm | Balaban Müzayede | 12 Feb 2026, 21:00 | 7.000 ₺ |
| EMİNE DİKİCİ Oil painting on pressed canvas, Signed, Framed, 25 x 25 cm. | 25×25 cm | Balaban Müzayede | 11 May 2025, 17:00 | 5.000 ₺ | |
| Emine DİKİCİ Watercolor on pressed canvas, Framed, Signed, 25 x 25 cm. | 25×25 cm | Balaban Müzayede | 03 Dec 2023, 16:00 | 2.500 ₺ |
Emine Dikici tabloları son müzayede sonuçlarına göre ortalama 2.964 ₺, tüm zamanlar ortalaması 3.063 ₺ fiyatla satılıyor. Bu istatistik 16 müzayede satışına dayanmaktadır.
Takip ettiğimiz müzayede satışları 2.000 ₺ ile 7.000 ₺ arasında gerçekleşti. Fiyat; eserin boyutuna, tekniğine ve dönemine göre değişir.
Takip ettiğimiz en yüksek Emine Dikici satışı 7.000 ₺ — Yağlı Boya, 25×25 cm (Balaban Müzayede, Şubat 2026).
Müzayede kayıtlarında Emine Dikici imzalı eserler Sulu Boya, Karışık Teknik, Yağlı Boya teknikleriyle yer alıyor.
Tüm veriler ve fiyat trendi grafiği için sayfanın tamamını görüntüleyin: Sanatçılar · Eserler · Fiyat Tahmini