Ceyda Hüseyinoğlu (1980-)

Ceyda Hüseyinoğlu tablo fiyatları ve müzayede sonuçları: 4 müzayede sonucu, ortalama 4.375 ₺, fiyat aralığı 3.500–5.000 ₺. Teknikler: Akrilik Boya.

Son Müzayede Satışları

EserTeknikBoyutMüzayede EviTarihFiyat
Ceyda Hüseyinoğlu (1980) Tuval üzerine akrilik boya, 40x40 cm   Ceyda Hüseyinoğlu, 1980 yılında İstanbul’da doğdu. 2013’te Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu; daha öğrencilik yıllarında ulusal ve uluslararası karma sergilerde yer aldı.   2015 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından renk uzmanlığı görevine getirildi; sosyal sorumluluk projesi kapsamında ilköğretim okullarında öğretmenlere ve öğrencilere gönüllü olarak temel sanat ve tasarım dersleri verdi. 2014 PLANET ART / MKM Sanat Galerisi Uluslararası Sergileme Ödülü de bu yolculuğun erken ama güçlü duraklarından biri oldu.   Bauhaus’un o rasyonel, jilet gibi disiplini onun elinde kuru bir geometriye değil, içinden hayatın titreştiği bir bellek mimarisine dönüşür. Yüzey, bir son durak değil; bir eşik, bir geçit, zihnin tam ortasında ansızın açılan sessiz bir kapıdır.   Maleviç’in nesneyi hafifleten ruhundan aldığı mirası, ironik bir hamleyle, o soyut boşluğun tam kalbine gerçekçi bir figür bırakarak bozar. İşte o an büyü başlar: Hafif olan ağırlaşır, soyut olan dile gelir. Bu resim hem mesafeli bir aristokrat hem de sokaklarda dolaşan bir serseri gibidir. Sanatçı, Picasso’nun “Resim bir savaş aracıdır” sözünü boşa sahiplenmez. Onun tuvalinde renk bir süs değil; hafızayı uyandıran, mekanı dönüştüren, anlamı keskinleştiren bir enstrümandır. Müzayedemizde yer alan bu eserde, ilk bakışta neredeyse çocukça bir sadelik karşılıyor bizi: beyaz bir boşluk, küçük turuncu balıklar, onların mavi gölgeleri. Ama iyi resim tam da burada başlar; masum görünen şeyin içinde sakladığı ikinci anlamda. Bu balıkların her biri, kendi ruhunun gerisinde kalan serin bir kopyayla ilerliyor. Beden önde, gölge arkada. Arzu önde, hafıza arkada. Hayat önde, yankısı peşinde.   Hüseyinoğlu, kalabalığı bile tenha gösterebiliyor. Aynı yönde akan bu küçük varlıklar bir düzen mi kuruyor, yoksa görünmez bir dağılmanın provasını mı yapıyor? İkisi de. Bir koreografi bu, ama kontrolsüz. Bir dans, ama çok kalabalık bir yalnızlığın dansı.   Bu yüzden bu eser, balıkları değil, varoluşun küçük kaçışlarını resmediyor. Her figür bir yön duygusu taşıyor; ama hiçbirinde tam bir varış huzuru yok. Belki de hayat budur: hep birlikte ilerleriz, ama herkes kendi gölgesiyle yalnızdır. Akrilik Boya 40×40 cm Art-ı Müzayede 06 May 2026, 20:00 5.000 ₺
Ceyda Hüseyinoğlu (1980) Tuval üzerine akrilik boya, 40x30 cm Ceyda Hüseyinoğlu, 1980 yılında İstanbul’da doğdu. 2013’te Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu; daha öğrencilik yıllarında ulusal ve uluslararası karma sergilerde yer aldı. 2015 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından renk uzmanlığı görevine getirildi; sosyal sorumluluk projesi kapsamında ilköğretim okullarında öğretmenlere ve öğrencilere gönüllü olarak temel sanat ve tasarım dersleri verdi. 2014 PLANET ART / MKM Sanat Galerisi Uluslararası Sergileme Ödülü de bu yolculuğun erken ama güçlü duraklarından biri oldu. Bauhaus’un o rasyonel, jilet gibi disiplini onun elinde kuru bir geometriye değil, içinden hayatın titreştiği bir bellek mimarisine dönüşür. Yüzey, bir son durak değil; bir eşik, bir geçit, zihnin tam ortasında ansızın açılan sessiz bir kapıdır. Maleviç’in nesneyi hafifleten ruhundan aldığı mirası, ironik bir hamleyle, o soyut boşluğun tam kalbine gerçekçi bir figür bırakarak bozar. İşte o an büyü başlar: Hafif olan ağırlaşır, soyut olan dile gelir. Bu resim hem mesafeli bir aristokrat hem de sokaklarda dolaşan bir serseri gibidir. Sanatçı, Picasso’nun “Resim bir savaş aracıdır” sözünü boşa sahiplenmez. Onun tuvalinde renk bir süs değil; hafızayı uyandıran, mekanı dönüştüren, anlamı keskinleştiren bir enstrümandır. Bu tuval, kaosla nizamın birbirine diş geçirmeye çalıştığı dikey bir eşik gibi. Sanatçı yüzeyi iki ayrı ruh haline bölüyor ve bizi tezatların o baş döndürücü dansına çağırıyor. Üst bölümde kabaran, patlayan, taşan bir enerji var; sanki renkler yalnızca görünmüyor, ses de çıkarıyor. Koyu maviler, kükürt sarıları, kan kırmızısı lekeler… Hepsi bir doğum sancısı ile bir kıyamet provasının arasında gidip geliyor. Burası bilincin bulanık, hırçın, ele avuca sığmaz tarafı. Göz aşağıya indiğinde ise o büyük gürültü, nizamın koynunda uyuya kalmış gibi. Ve bu dinginliğin içinden, sanki başka bir boyuttan sızmışçasına üç kırmızı balık beliriyor. Üstteki o darmadağın dokunun aksine, onlar kararlı bir cümle gibi netleşiyor. Bu eser, bir kaçış hikayesi değil, bir var olma direnci. Ve bu kırmızı balıklar sanki bize şunu fısıldıyor: Evet, kırılganım; ama kaybolmaya hiç niyetim yok. Akrilik Boya 40×30 cm Art-ı Müzayede 06 May 2026, 20:00 4.500 ₺
Ceyda Hüseyinoğlu (1980) Tuval üzerine akrilik boya, 40x40 cm Ceyda Hüseyinoğlu, 1980 yılında İstanbul’da doğdu. 2013’te Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu; daha öğrencilik yıllarında ulusal ve uluslararası karma sergilerde yer aldı. 2015 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından renk uzmanlığı görevine getirildi; sosyal sorumluluk projesi kapsamında ilköğretim okullarında öğretmenlere ve öğrencilere gönüllü olarak temel sanat ve tasarım dersleri verdi. 2014 PLANET ART / MKM Sanat Galerisi Uluslararası Sergileme Ödülü de bu yolculuğun erken ama güçlü duraklarından biri oldu. Bauhaus’un o rasyonel, jilet gibi disiplini onun elinde kuru bir geometriye değil, içinden hayatın titreştiği bir bellek mimarisine dönüşür. Yüzey, bir son durak değil; bir eşik, bir geçit, zihnin tam ortasında ansızın açılan sessiz bir kapıdır. Maleviç’in nesneyi hafifleten ruhundan aldığı mirası, ironik bir hamleyle, o soyut boşluğun tam kalbine gerçekçi bir figür bırakarak bozar. İşte o an büyü başlar: Hafif olan ağırlaşır, soyut olan dile gelir. Bu resim hem mesafeli bir aristokrat hem de sokaklarda dolaşan bir serseri gibidir. Sanatçı, Picasso’nun “Resim bir savaş aracıdır” sözünü boşa sahiplenmez. Onun tuvalinde renk bir süs değil; hafızayı uyandıran, mekanı dönüştüren, anlamı keskinleştiren bir enstrümandır. Karşımızdaki bu köpekbalığı, alışık olduğumuz korku imgesini kırarak bizi tekinsiz bir hayranlığa davet ediyor. Sanatçı, okyanusun yutucu derinliğiyle yukarıdan sızan o gümüşî ışık arasında sessiz ama sert bir yüzleşme kuruyor. Zamanın nefesini tuttuğu o sonsuz salisede, bir canavara mı bakıyoruz, yoksa doğanın en kusursuz, en soğuk mühendisliğine mi? Kompozisyonun simetrisi, bu yırtıcının kararlılığını ve kaçınılmazlığını pekiştiriyor: Bazen kaçacak yer yoktur; sadece bakışmak vardır. Akrilik Boya 40×40 cm Art-ı Müzayede 06 May 2026, 20:00 4.500 ₺
Ceyda Hüseyinoğlu (1980) Tuval üzerine akrilik boya, 40x30 cm Ceyda Hüseyinoğlu, 1980 yılında İstanbul’da doğdu. 2013’te Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu; daha öğrencilik yıllarında ulusal ve uluslararası karma sergilerde yer aldı. 2015 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından renk uzmanlığı görevine getirildi; sosyal sorumluluk projesi kapsamında ilköğretim okullarında öğretmenlere ve öğrencilere gönüllü olarak temel sanat ve tasarım dersleri verdi. 2014 PLANET ART / MKM Sanat Galerisi Uluslararası Sergileme Ödülü de bu yolculuğun erken ama güçlü duraklarından biri oldu. Bauhaus’un o rasyonel, jilet gibi disiplini onun elinde kuru bir geometriye değil, içinden hayatın titreştiği bir bellek mimarisine dönüşür. Yüzey, bir son durak değil; bir eşik, bir geçit, zihnin tam ortasında ansızın açılan sessiz bir kapıdır. Maleviç’in nesneyi hafifleten ruhundan aldığı mirası, ironik bir hamleyle, o soyut boşluğun tam kalbine gerçekçi bir figür bırakarak bozar. İşte o an büyü başlar: Hafif olan ağırlaşır, soyut olan dile gelir. Bu resim hem mesafeli bir aristokrat hem de sokaklarda dolaşan bir serseri gibidir. Sanatçı, Picasso’nun “Resim bir savaş aracıdır” sözünü boşa sahiplenmez. Onun tuvalinde renk bir süs değil; hafızayı uyandıran, mekanı dönüştüren, anlamı keskinleştiren bir enstrümandır. Bu resimde mavi, bir renk değil; içine düşülen bir ruh hali. Ortadaki biçim, sanki suyun içinden değil, hafızanın dibinden yükseliyor. Gövde ne kadar somut ve detaylıysa, gölge o kadar derin ve gizemli. Sanki sahibinden daha büyük hayaller kuruyor. Bütün sahnede, okyanusun en dibinde ışığı hiç görmemiş bir canlının sabrı var. Sessiz. Eski. Tedirgin edici bir zarafetle bekleyen. Akrilik Boya 40×30 cm Art-ı Müzayede 06 May 2026, 20:00 3.500 ₺

Tüm veriler ve fiyat trendi grafiği için sayfanın tamamını görüntüleyin: Sanatçılar · Eserler · Fiyat Tahmini