Betül Dura tablo fiyatları ve müzayede sonuçları: 56 müzayede sonucu, ortalama 16.115 ₺, fiyat aralığı 750–50.000 ₺. Teknikler: Yağlı Boya, Akrilik Boya, Karışık Teknik.
| Eser | Teknik | Boyut | Müzayede Evi | Tarih | Fiyat |
|---|---|---|---|---|---|
| Betül Dura (1995) “Geyiğe Sığınanlar”, Tuval üzerine yağlı boya, 90x120 cm, 2022 tarihli, İmzalı Betül Dura’nın resmine bakmak, tanıdık bir kıyıdan ayrılıp ruhun fırtınalı, derin sularına dalmak gibidir. 1995’te Ankara’da doğan sanatçı, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nü birincilikle tamamladı. Ardından Gazi Üniversitesi’nde pedagojik formasyon aldı; Hacettepe’de “Grotesk Beden” üzerine kurduğu yüksek lisans çalışmasıyla iç gerilimini kuramsal bir omurgaya dönüştürdü. Ama onun asıl metni tezinde değil, tuvalinde yazılır. Dura’nın evreninde beden yalnızca anatomik bir kalıp değildir. Bir çatlak. Bir çoğalma hâli. Kabuk değiştiren bir anlatı sahasıdır. Yağlı boya ve akriliğin yanında serigrafi, ağaç baskı ve gravür gibi tekniklerle de çalışan sanatçı, yüzeyi yalnızca resmetmez; kazır, çoğaltır, sınar. Ruh kaç parçaya bölünebilir? Beden, kendi hikâyesini taşımaktan yorulduğunda nereye sığınır? Dura’nın peşinde olduğu sorular keskin. Cevaplar aceleci değil. 2018’de “Bakış” adlı eseriyle Erzurum Resim Heykel Yarışması’nda, 2019’da “Kendi İçine Dönmek” adlı çalışmasıyla Şefik Bursalı Resim Yarışması’nda aldığı ödüller de bu arayışın erken ama güçlü işaretleri arasındadır. Sanatçının figürleri tekil değildir. Organik dokular, hayvansı uzantılar, kabuksu yüzeyler… Kimlik burada sabit değil; akışkandır. Dönüşür. Sızar. Çoğalır. İlk kişisel sergisi “Dönüşen Bedenler ile Arayış Serüveni” de tam bu yüzden yalnızca bir sergi adı gibi durmaz; Dura’nın dünyasına açılan bir anahtar cümleye dönüşür. Renkler duygunun nabzını tutar. Mavi derinleşir. Yeşil içe kapanır. Kırmızı bir yerden keser. Deformasyon bir kırılma değil; keşiftir. Beden rol değiştirir. Her rol hem bir buluş, hem bir kayboluştur. Betül Dura’nın resminde mekan çoğu zaman geri çekilir, beden sahneyi devralır. Ve izleyiciye şu soru kalır: Kendimiz sandığımız şey, gerçekten bize mi ait; yoksa bizi taşıyan kabuklardan yalnızca biri mi? Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 90×120 cm | Art-ı Müzayede | 23 Jul 2026, 20:00 | 42.500 ₺ |
| Betül Dura (1995) “Düşlerimde Balıktım Serisi 1”, Tuval üzerine yağlı boya, 70x50 cm, 2024 tarihli, İmzalı, Çerçeveli Betül Dura’nın resmine bakmak, tanıdık bir kıyıdan ayrılıp ruhun fırtınalı, derin sularına dalmak gibidir. 1995’te Ankara’da doğan sanatçı, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nü birincilikle tamamladı. Ardından Gazi Üniversitesi’nde pedagojik formasyon aldı; Hacettepe’de “Grotesk Beden” üzerine kurduğu yüksek lisans çalışmasıyla iç gerilimini kuramsal bir omurgaya dönüştürdü. Ama onun asıl metni tezinde değil, tuvalinde yazılır. Dura’nın evreninde beden yalnızca anatomik bir kalıp değildir. Bir çatlak. Bir çoğalma hâli. Kabuk değiştiren bir anlatı sahasıdır. Yağlı boya ve akriliğin yanında serigrafi, ağaç baskı ve gravür gibi tekniklerle de çalışan sanatçı, yüzeyi yalnızca resmetmez; kazır, çoğaltır, sınar. Ruh kaç parçaya bölünebilir? Beden, kendi hikâyesini taşımaktan yorulduğunda nereye sığınır? Dura’nın peşinde olduğu sorular keskin. Cevaplar aceleci değil. 2018’de “Bakış” adlı eseriyle Erzurum Resim Heykel Yarışması’nda, 2019’da “Kendi İçine Dönmek” adlı çalışmasıyla Şefik Bursalı Resim Yarışması’nda aldığı ödüller de bu arayışın erken ama güçlü işaretleri arasındadır. Sanatçının figürleri tekil değildir. Organik dokular, hayvansı uzantılar, kabuksu yüzeyler… Kimlik burada sabit değil; akışkandır. Dönüşür. Sızar. Çoğalır. İlk kişisel sergisi “Dönüşen Bedenler ile Arayış Serüveni” de tam bu yüzden yalnızca bir sergi adı gibi durmaz; Dura’nın dünyasına açılan bir anahtar cümleye dönüşür. Renkler duygunun nabzını tutar. Mavi derinleşir. Yeşil içe kapanır. Kırmızı bir yerden keser. Deformasyon bir kırılma değil; keşiftir. Beden rol değiştirir. Her rol hem bir buluş, hem bir kayboluştur. Betül Dura’nın resminde mekan çoğu zaman geri çekilir, beden sahneyi devralır. Ve izleyiciye şu soru kalır: Kendimiz sandığımız şey, gerçekten bize mi ait; yoksa bizi taşıyan kabuklardan yalnızca biri mi? Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 70×50 cm | Art-ı Müzayede | 23 Jul 2026, 20:00 | 19.000 ₺ |
| BETÜL DURA Tuval üzerine yağlı boya, 2020, İmzalı, Çerçeveli, 25 x 35 cm | Yağlı Boya | 25×35 cm | Balaban Müzayede | 21 Jul 2026, 22:00 | 8.000 ₺ |
| BETÜL DURA Pres tuval üzeri akrilik boya, 2022, İmzalı, Sertifikalı, Çerçeveli, 60 x 35 cm. | Akrilik Boya | 60×35 cm | Balaban Müzayede | 21 Jul 2026, 22:00 | 15.000 ₺ |
| BETÜL DURA Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, Çerçeveli, 60 x 60 cm. | Yağlı Boya | 60×60 cm | Balaban Müzayede | 07 Jul 2026, 21:00 | 20.000 ₺ |
| BETÜL DURA Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, Çerçeveli, 30 x 30 cm. | Yağlı Boya | 30×30 cm | Balaban Müzayede | 07 Jul 2026, 21:00 | 9.000 ₺ |
| BETÜL DURA Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, Çerçeveli, 30 x 30 cm. | Yağlı Boya | 30×30 cm | Balaban Müzayede | 07 Jul 2026, 21:00 | 8.000 ₺ |
| Betül Dura (1995) Tuval üzerine yağlı boya, 70x100 cm, İmzalı Betül Dura’nın resmine bakmak, tanıdık bir kıyıdan ayrılıp ruhun fırtınalı, derin sularına dalmak gibidir. 1995’te Ankara’da doğan sanatçı, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nü birincilikle tamamladı. Ardından Gazi Üniversitesi’nde pedagojik formasyon aldı; Hacettepe’de “Grotesk Beden” üzerine kurduğu yüksek lisans çalışmasıyla iç gerilimini kuramsal bir omurgaya dönüştürdü. Ama onun asıl metni tezinde değil, tuvalinde yazılır. Dura’nın evreninde beden yalnızca anatomik bir kalıp değildir. Bir çatlak. Bir çoğalma hâli. Kabuk değiştiren bir anlatı sahasıdır. Yağlı boya ve akriliğin yanında serigrafi, ağaç baskı ve gravür gibi tekniklerle de çalışan sanatçı, yüzeyi yalnızca resmetmez; kazır, çoğaltır, sınar. Ruh kaç parçaya bölünebilir? Beden, kendi hikâyesini taşımaktan yorulduğunda nereye sığınır? Dura’nın peşinde olduğu sorular keskin. Cevaplar aceleci değil. 2018’de “Bakış” adlı eseriyle Erzurum Resim Heykel Yarışması’nda, 2019’da “Kendi İçine Dönmek” adlı çalışmasıyla Şefik Bursalı Resim Yarışması’nda aldığı ödüller de bu arayışın erken ama güçlü işaretleri arasındadır. Sanatçının figürleri tekil değildir. Organik dokular, hayvansı uzantılar, kabuksu yüzeyler… Kimlik burada sabit değil; akışkandır. Dönüşür. Sızar. Çoğalır. İlk kişisel sergisi “Dönüşen Bedenler ile Arayış Serüveni” de tam bu yüzden yalnızca bir sergi adı gibi durmaz; Dura’nın dünyasına açılan bir anahtar cümleye dönüşür. Renkler duygunun nabzını tutar. Mavi derinleşir. Yeşil içe kapanır. Kırmızı bir yerden keser. Deformasyon bir kırılma değil; keşiftir. Beden rol değiştirir. Her rol hem bir buluş, hem bir kayboluştur. Betül Dura’nın resminde mekan çoğu zaman geri çekilir, beden sahneyi devralır. Ve izleyiciye şu soru kalır: Kendimiz sandığımız şey, gerçekten bize mi ait; yoksa bizi taşıyan kabuklardan yalnızca biri mi? Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 70×100 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 32.500 ₺ |
| Betül Dura (1995) Tuval üzerine yağlı boya, 30x30 cm, İmzalı Betül Dura’nın resmine bakmak, tanıdık bir kıyıdan ayrılıp ruhun fırtınalı, derin sularına dalmak gibidir. 1995’te Ankara’da doğan sanatçı, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nü birincilikle tamamladı. Ardından Gazi Üniversitesi’nde pedagojik formasyon aldı; Hacettepe’de “Grotesk Beden” üzerine kurduğu yüksek lisans çalışmasıyla iç gerilimini kuramsal bir omurgaya dönüştürdü. Ama onun asıl metni tezinde değil, tuvalinde yazılır. Dura’nın evreninde beden yalnızca anatomik bir kalıp değildir. Bir çatlak. Bir çoğalma hâli. Kabuk değiştiren bir anlatı sahasıdır. Yağlı boya ve akriliğin yanında serigrafi, ağaç baskı ve gravür gibi tekniklerle de çalışan sanatçı, yüzeyi yalnızca resmetmez; kazır, çoğaltır, sınar. Ruh kaç parçaya bölünebilir? Beden, kendi hikâyesini taşımaktan yorulduğunda nereye sığınır? Dura’nın peşinde olduğu sorular keskin. Cevaplar aceleci değil. 2018’de “Bakış” adlı eseriyle Erzurum Resim Heykel Yarışması’nda, 2019’da “Kendi İçine Dönmek” adlı çalışmasıyla Şefik Bursalı Resim Yarışması’nda aldığı ödüller de bu arayışın erken ama güçlü işaretleri arasındadır. Sanatçının figürleri tekil değildir. Organik dokular, hayvansı uzantılar, kabuksu yüzeyler… Kimlik burada sabit değil; akışkandır. Dönüşür. Sızar. Çoğalır. İlk kişisel sergisi “Dönüşen Bedenler ile Arayış Serüveni” de tam bu yüzden yalnızca bir sergi adı gibi durmaz; Dura’nın dünyasına açılan bir anahtar cümleye dönüşür. Renkler duygunun nabzını tutar. Mavi derinleşir. Yeşil içe kapanır. Kırmızı bir yerden keser. Deformasyon bir kırılma değil; keşiftir. Beden rol değiştirir. Her rol hem bir buluş, hem bir kayboluştur. Betül Dura’nın resminde mekan çoğu zaman geri çekilir, beden sahneyi devralır. Ve izleyiciye şu soru kalır: Kendimiz sandığımız şey, gerçekten bize mi ait; yoksa bizi taşıyan kabuklardan yalnızca biri mi? Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 30×30 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 8.000 ₺ |
| Betül Dura (1995) Tuval üzerine yağlı boya, 30x30 cm, İmzalı, Çerçeveli Betül Dura’nın resmine bakmak, tanıdık bir kıyıdan ayrılıp ruhun fırtınalı, derin sularına dalmak gibidir. 1995’te Ankara’da doğan sanatçı, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nü birincilikle tamamladı. Ardından Gazi Üniversitesi’nde pedagojik formasyon aldı; Hacettepe’de “Grotesk Beden” üzerine kurduğu yüksek lisans çalışmasıyla iç gerilimini kuramsal bir omurgaya dönüştürdü. Ama onun asıl metni tezinde değil, tuvalinde yazılır. Dura’nın evreninde beden yalnızca anatomik bir kalıp değildir. Bir çatlak. Bir çoğalma hâli. Kabuk değiştiren bir anlatı sahasıdır. Yağlı boya ve akriliğin yanında serigrafi, ağaç baskı ve gravür gibi tekniklerle de çalışan sanatçı, yüzeyi yalnızca resmetmez; kazır, çoğaltır, sınar. Ruh kaç parçaya bölünebilir? Beden, kendi hikâyesini taşımaktan yorulduğunda nereye sığınır? Dura’nın peşinde olduğu sorular keskin. Cevaplar aceleci değil. 2018’de “Bakış” adlı eseriyle Erzurum Resim Heykel Yarışması’nda, 2019’da “Kendi İçine Dönmek” adlı çalışmasıyla Şefik Bursalı Resim Yarışması’nda aldığı ödüller de bu arayışın erken ama güçlü işaretleri arasındadır. Sanatçının figürleri tekil değildir. Organik dokular, hayvansı uzantılar, kabuksu yüzeyler… Kimlik burada sabit değil; akışkandır. Dönüşür. Sızar. Çoğalır. İlk kişisel sergisi “Dönüşen Bedenler ile Arayış Serüveni” de tam bu yüzden yalnızca bir sergi adı gibi durmaz; Dura’nın dünyasına açılan bir anahtar cümleye dönüşür. Renkler duygunun nabzını tutar. Mavi derinleşir. Yeşil içe kapanır. Kırmızı bir yerden keser. Deformasyon bir kırılma değil; keşiftir. Beden rol değiştirir. Her rol hem bir buluş, hem bir kayboluştur. Betül Dura’nın resminde mekan çoğu zaman geri çekilir, beden sahneyi devralır. Ve izleyiciye şu soru kalır: Kendimiz sandığımız şey, gerçekten bize mi ait; yoksa bizi taşıyan kabuklardan yalnızca biri mi? Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 30×30 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 8.000 ₺ |
| Betül Dura (1995) Tuval üzerine yağlı boya, 30x30 cm, İmzalı, Çerçeveli Betül Dura’nın resmine bakmak, tanıdık bir kıyıdan ayrılıp ruhun fırtınalı, derin sularına dalmak gibidir. 1995’te Ankara’da doğan sanatçı, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nü birincilikle tamamladı. Ardından Gazi Üniversitesi’nde pedagojik formasyon aldı; Hacettepe’de “Grotesk Beden” üzerine kurduğu yüksek lisans çalışmasıyla iç gerilimini kuramsal bir omurgaya dönüştürdü. Ama onun asıl metni tezinde değil, tuvalinde yazılır. Dura’nın evreninde beden yalnızca anatomik bir kalıp değildir. Bir çatlak. Bir çoğalma hâli. Kabuk değiştiren bir anlatı sahasıdır. Yağlı boya ve akriliğin yanında serigrafi, ağaç baskı ve gravür gibi tekniklerle de çalışan sanatçı, yüzeyi yalnızca resmetmez; kazır, çoğaltır, sınar. Ruh kaç parçaya bölünebilir? Beden, kendi hikâyesini taşımaktan yorulduğunda nereye sığınır? Dura’nın peşinde olduğu sorular keskin. Cevaplar aceleci değil. 2018’de “Bakış” adlı eseriyle Erzurum Resim Heykel Yarışması’nda, 2019’da “Kendi İçine Dönmek” adlı çalışmasıyla Şefik Bursalı Resim Yarışması’nda aldığı ödüller de bu arayışın erken ama güçlü işaretleri arasındadır. Sanatçının figürleri tekil değildir. Organik dokular, hayvansı uzantılar, kabuksu yüzeyler… Kimlik burada sabit değil; akışkandır. Dönüşür. Sızar. Çoğalır. İlk kişisel sergisi “Dönüşen Bedenler ile Arayış Serüveni” de tam bu yüzden yalnızca bir sergi adı gibi durmaz; Dura’nın dünyasına açılan bir anahtar cümleye dönüşür. Renkler duygunun nabzını tutar. Mavi derinleşir. Yeşil içe kapanır. Kırmızı bir yerden keser. Deformasyon bir kırılma değil; keşiftir. Beden rol değiştirir. Her rol hem bir buluş, hem bir kayboluştur. Betül Dura’nın resminde mekan çoğu zaman geri çekilir, beden sahneyi devralır. Ve izleyiciye şu soru kalır: Kendimiz sandığımız şey, gerçekten bize mi ait; yoksa bizi taşıyan kabuklardan yalnızca biri mi? Sanatçının bu eserinin tahmini satış fiyatının 10.000 – 12.000 TL aralığında olacağını öngörmekteyiz.Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 30×30 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 8.000 ₺ |
| Betül Dura (1995) Tuval üzerine yağlı boya, 60x60 cm, İmzalı, Çerçeveli Betül Dura’nın resmine bakmak, tanıdık bir kıyıdan ayrılıp ruhun fırtınalı, derin sularına dalmak gibidir. 1995’te Ankara’da doğan sanatçı, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nü birincilikle tamamladı. Ardından Gazi Üniversitesi’nde pedagojik formasyon aldı; Hacettepe’de “Grotesk Beden” üzerine kurduğu yüksek lisans çalışmasıyla iç gerilimini kuramsal bir omurgaya dönüştürdü. Ama onun asıl metni tezinde değil, tuvalinde yazılır. Dura’nın evreninde beden yalnızca anatomik bir kalıp değildir. Bir çatlak. Bir çoğalma hâli. Kabuk değiştiren bir anlatı sahasıdır. Yağlı boya ve akriliğin yanında serigrafi, ağaç baskı ve gravür gibi tekniklerle de çalışan sanatçı, yüzeyi yalnızca resmetmez; kazır, çoğaltır, sınar. Ruh kaç parçaya bölünebilir? Beden, kendi hikâyesini taşımaktan yorulduğunda nereye sığınır? Dura’nın peşinde olduğu sorular keskin. Cevaplar aceleci değil. 2018’de “Bakış” adlı eseriyle Erzurum Resim Heykel Yarışması’nda, 2019’da “Kendi İçine Dönmek” adlı çalışmasıyla Şefik Bursalı Resim Yarışması’nda aldığı ödüller de bu arayışın erken ama güçlü işaretleri arasındadır. Sanatçının figürleri tekil değildir. Organik dokular, hayvansı uzantılar, kabuksu yüzeyler… Kimlik burada sabit değil; akışkandır. Dönüşür. Sızar. Çoğalır. İlk kişisel sergisi “Dönüşen Bedenler ile Arayış Serüveni” de tam bu yüzden yalnızca bir sergi adı gibi durmaz; Dura’nın dünyasına açılan bir anahtar cümleye dönüşür. Renkler duygunun nabzını tutar. Mavi derinleşir. Yeşil içe kapanır. Kırmızı bir yerden keser. Deformasyon bir kırılma değil; keşiftir. Beden rol değiştirir. Her rol hem bir buluş, hem bir kayboluştur. Betül Dura’nın resminde mekan çoğu zaman geri çekilir, beden sahneyi devralır. Ve izleyiciye şu soru kalır: Kendimiz sandığımız şey, gerçekten bize mi ait; yoksa bizi taşıyan kabuklardan yalnızca biri mi? Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 60×60 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 25.000 ₺ |
| BETÜL DURA Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, Çerçeveli, 90 x 120 cm. | Yağlı Boya | 90×120 cm | Balaban Müzayede | 19 Jun 2026, 21:00 | 50.000 ₺ |
| BETÜL DURA "Yansımalar", 2020, Tuval üzerine yağlı boya, 80 x 100 cm. | Yağlı Boya | 80×100 cm | Balaban Müzayede | 19 Jun 2026, 21:00 | 36.000 ₺ |
| BETÜL DURA Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, Çerçeveli, 30 x 30 cm | Yağlı Boya | 30×30 cm | Guga Müzayede | 10 Jun 2026, 21:00 | 9.500 ₺ |
| BETÜL DURA "Sessiz Tanıklar 1", 2025, Tuval üzerine akrilik boya, 70 x 50 cm | Akrilik Boya | 70×50 cm | Guga Müzayede | 10 Jun 2026, 21:00 | 18.000 ₺ |
| Betül Dura Kağıt üzerine kara kalem, 15x20 cm, İmzalı, Çerçeveli Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | 15×20 cm | Art-ı Müzayede | 02 Jun 2026, 20:00 | 1.500 ₺ | |
| Betül Dura "Özgürlük", Tuval üzerine yağlı boya, 100x70 cm, İmzalı, 2019, Çerçeveli Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 100×70 cm | Art-ı Müzayede | 02 Jun 2026, 20:00 | 7.000 ₺ |
| Betül Dura Pres tuval üzerine yağlı boya, 15x15 cm, İmzalı, Çerçeveli Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 15×15 cm | Art-ı Müzayede | 02 Jun 2026, 20:00 | 2.500 ₺ |
| BETÜL DURA "Geyiğin Öpücüğü", 2022, Tuval üzerine yağlı boya, Çerçeveli, İmzalı, 100 x 100 cm | Yağlı Boya | 100×100 cm | Balaban Müzayede | 22 May 2026, 21:58 | 40.000 ₺ |
| BETÜL DURA "Flamingolar ile Denge", 2022, Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, Çerçeveli, 70 x 100 cm. | Yağlı Boya | 70×100 cm | Balaban Müzayede | 22 May 2026, 21:58 | 37.000 ₺ |
| BETÜL DURA "Topraktan Gökyüzüne", 2021, Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, Çerçeveli, 40 x 60 cm | Yağlı Boya | 40×60 cm | Balaban Müzayede | 22 May 2026, 21:58 | 18.000 ₺ |
| Betül Dura (1995) Tuval üzerine yağlı boya, 35x35 cm, 2021, İmzalı Bedenin sessiz manifestosu: Betül Dura Betül Dura’nın resmine bakmak, tanıdık bir kıyıdan ayrılıp ruhun o fırtınalı, derin sularına dalmak gibidir. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni birincilikle bitirdi; ardından “Grotesk Beden” üzerine kurduğu yüksek lisans çalışmasıyla bu iç gerilimi kuramsal bir omurgaya dönüştürdü. Ama onun asıl metni tezinde değil, tuvalinde yazılır. Dura’nın evreninde beden yalnızca anatomik bir kalıp değildir. Bir çatlak. Bir çoğalma hâli. Kabuk değiştiren bir anlatı sahasıdır. Ruh kaç parçaya bölünebilir? Beden, kendi hikâyesini taşımaktan yorulduğunda nereye sığınır? Dura’nın peşinde olduğu sorular keskin. Cevaplar aceleci değil. Sanatçının figürleri tekil değildir. Organik dokular, hayvansı uzantılar, kabuksu yüzeyler… Kimlik burada sabit değil; akışkandır. Dönüşür. Sızar. Çoğalır. Grotesk bir çığlık değildir bu.Bir düşünme biçimidir. Renkler duygunun nabzını tutar. Mavi derinleşir. Yeşil içe kapanır. Kırmızı bir yerden keser. Deformasyon bir kırılma değil; keşiftir. Beden rol değiştirir. Her rol hem bir buluş, hem bir kayboluştur. Mekân yoktur—yalnızca bedenin ruhla karıştığı, yön tabelasız bir boşluk. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 35×35 cm | Art-ı Müzayede | 21 May 2026, 20:00 | 9.000 ₺ |
| Betül Dura (1995) Tuval üzerine yağlı boya, 35x35 cm, 2021, İmzalı Bedenin sessiz manifestosu: Betül Dura Betül Dura’nın resmine bakmak, tanıdık bir kıyıdan ayrılıp ruhun o fırtınalı, derin sularına dalmak gibidir. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni birincilikle bitirdi; ardından “Grotesk Beden” üzerine kurduğu yüksek lisans çalışmasıyla bu iç gerilimi kuramsal bir omurgaya dönüştürdü. Ama onun asıl metni tezinde değil, tuvalinde yazılır. Dura’nın evreninde beden yalnızca anatomik bir kalıp değildir. Bir çatlak. Bir çoğalma hâli. Kabuk değiştiren bir anlatı sahasıdır. Ruh kaç parçaya bölünebilir? Beden, kendi hikâyesini taşımaktan yorulduğunda nereye sığınır? Dura’nın peşinde olduğu sorular keskin. Cevaplar aceleci değil. Sanatçının figürleri tekil değildir. Organik dokular, hayvansı uzantılar, kabuksu yüzeyler… Kimlik burada sabit değil; akışkandır. Dönüşür. Sızar. Çoğalır. Grotesk bir çığlık değildir bu.Bir düşünme biçimidir. Renkler duygunun nabzını tutar. Mavi derinleşir. Yeşil içe kapanır. Kırmızı bir yerden keser. Deformasyon bir kırılma değil; keşiftir. Beden rol değiştirir. Her rol hem bir buluş, hem bir kayboluştur. Mekân yoktur—yalnızca bedenin ruhla karıştığı, yön tabelasız bir boşluk. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 35×35 cm | Art-ı Müzayede | 21 May 2026, 20:00 | 9.000 ₺ |
| Betül Dura (1995) Tuval üzerine yağlı boya, 30x30 cm, İmzalı Bedenin sessiz manifestosu: Betül Dura Betül Dura’nın resmine bakmak, tanıdık bir kıyıdan ayrılıp ruhun o fırtınalı, derin sularına dalmak gibidir. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni birincilikle bitirdi; ardından “Grotesk Beden” üzerine kurduğu yüksek lisans çalışmasıyla bu iç gerilimi kuramsal bir omurgaya dönüştürdü. Ama onun asıl metni tezinde değil, tuvalinde yazılır. Dura’nın evreninde beden yalnızca anatomik bir kalıp değildir. Bir çatlak. Bir çoğalma hâli. Kabuk değiştiren bir anlatı sahasıdır. Ruh kaç parçaya bölünebilir? Beden, kendi hikâyesini taşımaktan yorulduğunda nereye sığınır? Dura’nın peşinde olduğu sorular keskin. Cevaplar aceleci değil. Sanatçının figürleri tekil değildir. Organik dokular, hayvansı uzantılar, kabuksu yüzeyler… Kimlik burada sabit değil; akışkandır. Dönüşür. Sızar. Çoğalır. Grotesk bir çığlık değildir bu.Bir düşünme biçimidir. Renkler duygunun nabzını tutar. Mavi derinleşir. Yeşil içe kapanır. Kırmızı bir yerden keser. Deformasyon bir kırılma değil; keşiftir. Beden rol değiştirir. Her rol hem bir buluş, hem bir kayboluştur. Mekân yoktur—yalnızca bedenin ruhla karıştığı, yön tabelasız bir boşluk. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 30×30 cm | Art-ı Müzayede | 21 May 2026, 20:00 | 7.000 ₺ |
Betül Dura tabloları son müzayede sonuçlarına göre ortalama 16.115 ₺, tüm zamanlar ortalaması 13.449 ₺ fiyatla satılıyor. Bu istatistik 56 müzayede satışına dayanmaktadır.
Takip ettiğimiz müzayede satışları 750 ₺ ile 50.000 ₺ arasında gerçekleşti. Fiyat; eserin boyutuna, tekniğine ve dönemine göre değişir.
Takip ettiğimiz en yüksek Betül Dura satışı 50.000 ₺ — Yağlı Boya, 90×120 cm (Balaban Müzayede, Haziran 2026).
Müzayede kayıtlarında Betül Dura imzalı eserler Yağlı Boya, Akrilik Boya, Karışık Teknik teknikleriyle yer alıyor.
Tüm veriler ve fiyat trendi grafiği için sayfanın tamamını görüntüleyin: Sanatçılar · Eserler · Fiyat Tahmini