Ali Demirci tablo fiyatları ve müzayede sonuçları: 10 müzayede sonucu, ortalama 18.000 ₺, fiyat aralığı 5.000–40.000 ₺. Teknikler: Akrilik Boya, Yağlı Boya.
| Eser | Teknik | Boyut | Müzayede Evi | Tarih | Fiyat |
|---|---|---|---|---|---|
| ALİ DEMİRCİ Pres tuval üzerine akrilik boya, İmzalı, Çerçeveli, 25 x 25 cm. | Akrilik Boya | 25×25 cm | Balaban Müzayede | 05 Aug 2026, 21:30 | 7.000 ₺ |
| ALİ DEMİRCİ Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, Çerçeveli, Sertifikalı, 60 x 50 cm. | Yağlı Boya | 60×50 cm | Balaban Müzayede | 21 Jul 2026, 22:00 | 20.000 ₺ |
| ALİ DEMİRCİ Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, R90 cm. | Yağlı Boya | Balaban Müzayede | 22 May 2026, 21:58 | 39.000 ₺ | |
| ALİ DEMİRCİ Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, R90 cm. | Yağlı Boya | Guga Müzayede | 13 May 2026, 21:00 | 40.000 ₺ | |
| Ali Demirci (1990) Tuval üzerine yağlı boya, 40x40 cm, İmzalı 1990 yılında İstanbul’da doğan sanatçı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde başladığı akademik yolculuğunu, grotesk estetiğin o tekinsiz dehlizlerine eğildiği yüksek lisans çalışmasıyla derinleştirdi. Ama onun meselesi yalnızca akademik bir arayış değil; Demirci, toplumun o cilalı salonlarına elinde dev bir kahkaha aynasıyla giriyor. İnsanla hayvanı, masalla kabusu, karikatürle trajediyi aynı sahnede buluşturur. Neden? Çünkü bazen hakikat, düzgün yüzlerde değil; bozulmuş suretlerde daha açık görünür. Demirci’nin resminde deformasyon bir oyun değil, teşhistir. Renk bir süs değil, tuzaktır. Mihail Bahtin’in karnavalesk dünyasına selam çakan bu evrende, hiyerarşiler baş aşağı edilir. Demirci, kalabalığın kahkahasıyla karanlığın gölgesini aynı etik kazanın içinde kaynatır. İroni vardır, evet; ama o ironi, seyirlik bir zeka gösterisi değil, ahlaki bir rahatsızlıktır. Cilalanmış yüzeylerin altında saklanan ikiyüzlülüğü, bastırılmış şiddeti, toplumsal çürümeyi resmin içine buyur eder. Bu, bir estetik tercih değil, düpedüz bir itirazdır. Bu eserde ise bizi taşmış bir hakikat karşılar. Merkeze yerleşen o devasa morumsu figür, ağzından sarkan diliyle neredeyse uygarlığın cilasını söküp atar. Bu, masum bir jest değil; ölçüyü kaçırmış arzunun, kabalaşmış iktidarın ve utanma duygusunu yitirmiş bir varoluşun dışavurumudur. Göğsündeki küçük yüz ise ayrı bir sarsıntı yaratır: dili dışarıda olan yalnızca beden değildir burada; içeriye gömülmüş, küçültülmüş, ama susmamış bir başka benlik de vardır. Resim bağırmıyor. Daha kötüsünü yapıyor: gülümsüyor. Ve o gülümsemenin içinden, şu cümlesi sızar — çürüme, çoğu zaman şık giyinir. | Yağlı Boya | 40×40 cm | Art-ı Müzayede | 06 May 2026, 20:00 | 14.000 ₺ |
| Ali Demirci (1990) Tuval üzerine yağlı boya, 40x40 cm, İmzalı 1990 yılında İstanbul’da doğan sanatçı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde başladığı akademik yolculuğunu, grotesk estetiğin o tekinsiz dehlizlerine eğildiği yüksek lisans çalışmasıyla derinleştirdi. Ama onun meselesi yalnızca akademik bir arayış değil; Demirci, toplumun o cilalı salonlarına elinde dev bir kahkaha aynasıyla giriyor. İnsanla hayvanı, masalla kabusu, karikatürle trajediyi aynı sahnede buluşturur. Neden? Çünkü bazen hakikat, düzgün yüzlerde değil; bozulmuş suretlerde daha açık görünür. Demirci’nin resminde deformasyon bir oyun değil, teşhistir. Renk bir süs değil, tuzaktır. Mihail Bahtin’in karnavalesk dünyasına selam çakan bu evrende, hiyerarşiler tersyüz edilir. Demirci, kalabalığın kahkahasıyla karanlığın gölgesini aynı kadraja yerleştirir. İroni vardır, evet; ama bu ironi, seyirlik bir zeka gösterisi değil, ahlaki bir rahatsızlıktır. Cilalanmış yüzeylerin altında saklanan ikiyüzlülüğü, bastırılmış şiddeti, toplumsal çürümeyi resmin içine buyur eder. Bu, bir estetik tercih değil; düpedüz bir itirazdır. Bu eserde merkeze yerleşen domuz figürü, bir hayvanı değil; terbiyeli görünmeyi öğrenmiş vahşeti temsil eder. Boynundaki o fırfırlı Rönesans yakası, figüre sahte bir soyluluk ve teatral bir zarafet katar; ancak bu zarafet, sağ elinde tuttuğu o soğuk, metalik keskinliğin dehşetini gizlemeye yetmez. Diğer elinde tuttuğu küçük kuş başıysa resmin en sert kırılmasıdır. Nedir o? Masumiyet mi, av mı, vicdanın koparılmış son parçası mı? Demirci cevabı vermez; cevabın boğazımızda düğümlenmesini ister. | Yağlı Boya | 40×40 cm | Art-ı Müzayede | 06 May 2026, 20:00 | 13.000 ₺ |
| Ali Demirci (1990) Tuval üzerine yağlı boya, 40x40 cm, İmzalı 1990 yılında İstanbul’da doğan sanatçı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde başladığı akademik yolculuğunu, grotesk estetiğin o tekinsiz dehlizlerine eğildiği yüksek lisans çalışmasıyla derinleştirdi. Ama onun meselesi yalnızca akademik bir arayış değil; Demirci, toplumun o cilalı salonlarına elinde dev bir kahkaha aynasıyla giriyor. İnsanla hayvanı, masalla kabusu, karikatürle trajediyi aynı sahnede buluşturur. Neden? Çünkü bazen hakikat, düzgün yüzlerde değil; bozulmuş suretlerde daha açık görünür. Demirci’nin resminde deformasyon bir oyun değil, teşhistir. Renk bir süs değil, tuzaktır. Mihail Bahtin’in karnavalesk dünyasına selam çakan bu evrende, hiyerarşiler baş aşağı edilir. Demirci, kalabalığın kahkahasıyla karanlığın gölgesini aynı etik kazanın içinde kaynatır. İroni vardır, evet; ama o ironi, seyirlik bir zeka gösterisi değil, ahlaki bir rahatsızlıktır. Cilalanmış yüzeylerin altında saklanan ikiyüzlülüğü, bastırılmış şiddeti, toplumsal çürümeyi resmin içine buyur eder. Bu, bir estetik tercih değil, düpedüz bir itirazdır. Devasa kulakları ve fal taşı gibi açılmış gözleriyle karşımıza çıkan bu figür, sanki toplumun duymak istemediği her fısıltıyı toplamış bir "dinleme makinesi" gibi. Avucunda tuttuğu o küçük, sırıtan insan kafası ise hiyerarşinin nasıl da acımasızca tepetaklak edildiğinin kanıtı. Arka plandaki o pembe ve mavi devasa yapraklar, aynı anda hem masalsı hem tehditkar… Demirci burada bir canavar yapmıyor. Daha zor bir şey yapıyor: insanın, kendi karanlığını sevimli bir masalın içine gizleme alışkanlığını resmediyor. | Yağlı Boya | 40×40 cm | Art-ı Müzayede | 06 May 2026, 20:00 | 14.000 ₺ |
| Ali Demirci (1990) Tuval üzerine yağlı boya, 40x40 cm, İmzalı 1990 yılında İstanbul’da doğan sanatçı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde başladığı akademik yolculuğunu, grotesk estetiğin o tekinsiz dehlizlerine eğildiği yüksek lisans çalışmasıyla derinleştirdi. Ama onun meselesi yalnızca akademik bir arayış değil; Demirci, toplumun o cilalı salonlarına elinde dev bir kahkaha aynasıyla giriyor. İnsanla hayvanı, masalla kabusu, karikatürle trajediyi aynı sahnede buluşturur. Neden? Çünkü bazen hakikat, düzgün yüzlerde değil; bozulmuş suretlerde daha açık görünür. Demirci’nin resminde deformasyon bir oyun değil, teşhistir. Renk bir süs değil, tuzaktır. Mihail Bahtin’in karnavalesk dünyasına selam çakan bu evrende, hiyerarşiler baş aşağı edilir. Demirci, kalabalığın kahkahasıyla karanlığın gölgesini aynı etik kazanın içinde kaynatır. İroni vardır, evet; ama o ironi, seyirlik bir zeka gösterisi değil, ahlaki bir rahatsızlıktır. Cilalanmış yüzeylerin altında saklanan ikiyüzlülüğü, bastırılmış şiddeti, toplumsal çürümeyi resmin içine buyur eder. Bu, bir estetik tercih değil, düpedüz bir itirazdır. Bu eserde karşımıza çıkan sahne, göründüğü kadar vahşi, vahşi olduğu kadar da kırılgan bir iç dünya kurar. Başındaki sivri, törensel başlıkla sırtlan figürü; bir üstünlük iddiasından çok, insanın içindeki evcilleşmemiş yanın maskesi gibi durur. Açık ağzı, iri dişleri ve neredeyse gülüşe benzeyen ifadesiyle ilk bakışta ürkütür; ama dikkatle bakınca yalnızca saldırganlık değil, savunma da vardır burada. Belki de her sert ifade, içerde saklanan bir korkunun dış kabuğudur. | Yağlı Boya | 40×40 cm | Art-ı Müzayede | 06 May 2026, 20:00 | 13.000 ₺ |
| ALİ DEMİRCİ Pres tuval üzerine akrilik boya, İmzalı, Çerçeveli, 25 x 25 cm. | Akrilik Boya | 25×25 cm | Guga Müzayede | 29 Mar 2026, 22:00 | 5.000 ₺ |
| ALİ DEMİRCİ Tuval üzerine yağlı boya, İmzalı, 40 x 40 cm. | Yağlı Boya | 40×40 cm | Guga Müzayede | 24 Feb 2026, 21:00 | 15.000 ₺ |
Ali Demirci tabloları son müzayede sonuçlarına göre ortalama 18.000 ₺ fiyatla satılıyor. Bu istatistik 10 müzayede satışına dayanmaktadır.
Takip ettiğimiz müzayede satışları 5.000 ₺ ile 40.000 ₺ arasında gerçekleşti. Fiyat; eserin boyutuna, tekniğine ve dönemine göre değişir.
Takip ettiğimiz en yüksek Ali Demirci satışı 40.000 ₺ — Yağlı Boya (Guga Müzayede, Mayıs 2026).
Müzayede kayıtlarında Ali Demirci imzalı eserler Akrilik Boya, Yağlı Boya teknikleriyle yer alıyor.
Tüm veriler ve fiyat trendi grafiği için sayfanın tamamını görüntüleyin: Sanatçılar · Eserler · Fiyat Tahmini