Ali Demir tablo fiyatları ve müzayede sonuçları: 89 müzayede sonucu, ortalama 73.321 ₺, fiyat aralığı 2.000–290.000 ₺. Teknikler: Baskı, Yağlı Boya, Akrilik Boya, Karışık Teknik, Pastel Boya.
| Eser | Teknik | Boyut | Müzayede Evi | Tarih | Son Pey |
|---|---|---|---|---|---|
| ALİ DEMİR (1931-2015) “Figüratif Kompozisyon” Kağıt üzerine karakalem, 1984, 30 x 20 cm, imzalı. | 30×20 cm | Dev Müzayede | 11 Oct 2026, 20:30 | 39.394 ₺ | |
| Ali Demir (1931-2015) "İstanbul" 1990 tarihli, özel edisyon, imzalı, kağıt üzerine baskı. Bu özel çalışma, Sheraton İstanbul Hotel & Towers’ın 15. yıl dönümü vesilesiyle sanatçıya özel olarak sipariş edilmiş ve orijinal ebadına sadık kalınarak sınırlı sayıda üretilmiştir. Baskı Ölçüsü: 19 x 19 cm Ali Demir (1931-2015) 1931 yılında Kayseri’nin Darsiyak köyünde dünyaya gelen Ali Demir, sanat yaşamına 1947 yılında profesyonel olarak adım atmıştır. 1968 yılından itibaren yapıtlarında temel izlek olarak Anadolu’yu ve yerel yaşamı seçmiş, bu coğrafyanın ruhunu Tuvallerine yansıtmıştır. Sanatçının karakteristik üslubunun merkezinde, Anadolu toprağının simgesi haline gelen kahverengi ve toprak tonları yer almaktadır. Bu renk tercihi, eserlerine özgün bir kimlik kazandırmış ve biçeminin en belirgin öğesi olmuştur. Ulusal sanat anlayışını “İnsanımız ve doğamızdaki özgün ulusal kimlikli dokuyu çalışıp, sonuçta ‘bizim resmimizi’ oluşturmak istedim.” sözleriyle tanımlayan Demir, yerelden evrensele uzanan bir bağ kurmayı hedeflemiştir. Kariyeri boyunca yurt içi ve yurt dışında 100’ü aşkın kişisel sergiye imza atan ve birçok prestijli ödüle layık görülen sanatçı, 11 Haziran 2015 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir. | Baskı | 19×19 cm | Sava Müzayede | 05 Oct 2026, 21:30 | 2.000 ₺ |
| ALİ DEMİR Duralit üzeri yağlı boya ölçü: 22x27 cm tarih: 1985 imzalı | Yağlı Boya | 22×27 cm | Eskiz Sanat | 05 Oct 2026, 21:00 | 65.000 ₺ |
| Ali Demir Pres tuval üzeri yağlı boya 15x15 cm | Yağlı Boya | 15×15 cm | Ayşıl Müzayede | 27 Sep 2026, 20:00 | 56.000 ₺ |
| Ali Demir Prestuval üzeri yağlı boya 10x10 cm | Yağlı Boya | 10×10 cm | Ayşıl Müzayede | 27 Sep 2026, 20:00 | 48.000 ₺ |
| Ali Demir Pres tuval üzeri yağlı boya 30x20 cm | Yağlı Boya | 30×20 cm | Ayşıl Müzayede | 27 Sep 2026, 20:00 | 56.000 ₺ |
| Ali Demir Pres Tuval üzeri yağlı boya 30x20 cm | Yağlı Boya | 30×20 cm | Ayşıl Müzayede | 27 Sep 2026, 20:00 | 56.000 ₺ |
| Ali Demirci (1990) Pres tuval üzerine akrilik boya, 25x25 cm, İmzalı, Çerçeveli 1990 yılında İstanbul’da doğan sanatçı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde başladığı akademik yolculuğunu, grotesk estetiğin dehlizlerine eğildiği yüksek lisans çalışmasıyla derinleştirdi. Ama onun meselesi yalnızca akademik bir arayış değil; Demirci, toplumun o cilalı salonlarına elinde dev bir kahkaha aynasıyla giriyor. İnsanla hayvanı, masalla kâbusu, karikatürle trajediyi aynı sahnede buluşturur. Neden? Çünkü bazen hakikat, düzgün yüzlerde değil; bozulmuş suretlerde daha açık görünür. Demirci’nin resminde deformasyon bir oyun değil, teşhistir. Renk bir süs değil, tuzaktır. Mihail Bahtin’in karnavalesk dünyasına selam çakan bu evrende, hiyerarşiler baş aşağı edilir. Demirci, kalabalığın kahkahasıyla karanlığın gölgesini aynı etik kazanın içinde kaynatır. İroni vardır, evet; ama o ironi, seyirlik bir zekâ gösterisi değil, ahlaki bir rahatsızlıktır. Cilalanmış yüzeylerin altında saklanan ikiyüzlülüğü, bastırılmış şiddeti, toplumsal çürümeyi resmin içine buyur eder. Bu, bir estetik tercih değil, düpedüz bir itirazdır. . Demirci, insanla hayvan arasındaki sınırı özellikle bulanıklaştırıyor. Gagalar, boynuzlar, tüyler, kürkler, insan bakışları… Anatomi tanıdık parçalar taşıyor ama bütünü hiçbir canlıya tam olarak ait değil. Ortaya çıkan figürler hem komik hem de tekinsiz bir cazibeye sahip. Bir yanları masal kitabından kaçmış gibi, bir yanları gece görülmüş tuhaf bir rüyanın tortusu. Üstelik Demirci bu garipliği karanlığa gömmüyor; aksine güçlü siluetler, teatral pozlar, kürklerin ve tüylerin resimsel dokusu, siyahla pembeler, morlar ve soğuk tonlar arasındaki karşıtlıkla göze son derece çekici bir dünya kuruyor. Demirci’nin yaratıkları bize yabancı görünüyor; ama uzun baktıkça o yabancılığın içinde fazlasıyla tanıdık bir şey beliriyor. Kibir, korku, gösteriş, yalnızlık, komiklik… Bir şeyin yüzüne bakıyoruz. İnsanı görüyoruz. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Akrilik Boya | 25×25 cm | Art-ı Müzayede | 22 Sep 2026, 20:30 | 8.000 ₺ |
| Ali Demirci (1990) Pres tuval üzerine akrilik, 25x25 cm, İmzalı, Çerçeveli 1990 yılında İstanbul’da doğan sanatçı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde başladığı akademik yolculuğunu, grotesk estetiğin dehlizlerine eğildiği yüksek lisans çalışmasıyla derinleştirdi. Ama onun meselesi yalnızca akademik bir arayış değil; Demirci, toplumun o cilalı salonlarına elinde dev bir kahkaha aynasıyla giriyor. İnsanla hayvanı, masalla kâbusu, karikatürle trajediyi aynı sahnede buluşturur. Neden? Çünkü bazen hakikat, düzgün yüzlerde değil; bozulmuş suretlerde daha açık görünür. Demirci’nin resminde deformasyon bir oyun değil, teşhistir. Renk bir süs değil, tuzaktır. Mihail Bahtin’in karnavalesk dünyasına selam çakan bu evrende, hiyerarşiler baş aşağı edilir. Demirci, kalabalığın kahkahasıyla karanlığın gölgesini aynı etik kazanın içinde kaynatır. İroni vardır, evet; ama o ironi, seyirlik bir zekâ gösterisi değil, ahlaki bir rahatsızlıktır. Cilalanmış yüzeylerin altında saklanan ikiyüzlülüğü, bastırılmış şiddeti, toplumsal çürümeyi resmin içine buyur eder. Bu, bir estetik tercih değil, düpedüz bir itirazdır. Bu eserde Demirci’nin groteski gürültüsünü kaybediyor. Kalabalık yok, kahkaha yok. Kar beyaz bir boşluğun ortasında büyüyen tek bir varlık var; sanki bir masaldan değil de insanın karanlık tarafında uzun süredir bekleyen bir yerden çıkmış gibi. Yüzü hayvana, tavrı insana yakın; ama ikisine de tam ait değil. Asıl huzursuzluk da burada başlıyor: Neye baktığımızı tam çözemiyoruz, fakat onun bize baktığından eminiz. Kibir mi taşıyor, korku mu, yalnızlık mı, iktidar mı? Demirci cevabı vermiyor. Yaratığı önümüze koyup bizi onunla baş başa bırakıyor. Bir şeye bakıyoruz. Bir süre sonra insanı görüyoruz. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Akrilik Boya | 25×25 cm | Art-ı Müzayede | 01 Sep 2026, 20:30 | 6.000 ₺ |
| ALİ DEMİR 17x13cm / DURALİT ÜZERİNE YAĞLI BOYA / 1987 /İMZALI | Yağlı Boya | 17×13 cm | Kaş Sanat | 24 Aug 2026, 20:00 | 45.000 ₺ |
| Ali Demirci (1990) Pres tuval üzerine akrilik boya, 25x25 cm, İmzalı, Çerçeveli 1990 yılında İstanbul’da doğan sanatçı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde başladığı akademik yolculuğunu, grotesk estetiğin dehlizlerine eğildiği yüksek lisans çalışmasıyla derinleştirdi. Ama onun meselesi yalnızca akademik bir arayış değil; Demirci, toplumun o cilalı salonlarına elinde dev bir kahkaha aynasıyla giriyor. İnsanla hayvanı, masalla kabusu, karikatürle trajediyi aynı sahnede buluşturur. Neden? Çünkü bazen hakikat, düzgün yüzlerde değil; bozulmuş suretlerde daha açık görünür. Demirci’nin resminde deformasyon bir oyun değil, teşhistir. Renk bir süs değil, tuzaktır. Mihail Bahtin’in karnavalesk dünyasına selam çakan bu evrende, hiyerarşiler baş aşağı edilir. Demirci, kalabalığın kahkahasıyla karanlığın gölgesini aynı etik kazanın içinde kaynatır. İroni vardır, evet; ama o ironi, seyirlik bir zeka gösterisi değil, ahlaki bir rahatsızlıktır. Cilalanmış yüzeylerin altında saklanan ikiyüzlülüğü, bastırılmış şiddeti, toplumsal çürümeyi resmin içine buyur eder. Bu, bir estetik tercih değil, düpedüz bir itirazdır. . Müzayedemizde yer alan eserlerde Demirci, insanla hayvan arasındaki sınırı özellikle bulanıklaştırıyor. Gagalar, boynuzlar, tüyler, kürkler, insan bakışları… Anatomi tanıdık parçalar taşıyor ama bütünü hiçbir canlıya tam olarak ait değil. Ortaya çıkan figürler hem komik hem de tekinsiz bir cazibeye sahip. Bir yanları masal kitabından kaçmış gibi, bir yanları gece görülmüş tuhaf bir rüyanın tortusu. Üstelik Demirci bu garipliği karanlığa gömmüyor; aksine güçlü siluetler, teatral pozlar, kürklerin ve tüylerin resimsel dokusu, siyahla pembeler, morlar ve soğuk tonlar arasındaki karşıtlıkla göze son derece çekici bir dünya kuruyor. Demirci’nin yaratıkları bize yabancı görünüyor; ama uzun baktıkça o yabancılığın içinde fazlasıyla tanıdık bir şey beliriyor. Kibir, korku, gösteriş, yalnızlık, komiklik… Bir şeyin yüzüne bakıyoruz. İnsanı görüyoruz. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Akrilik Boya | 25×25 cm | Art-ı Müzayede | 12 Aug 2026, 20:30 | 5.000 ₺ |
| Ali Demirci (1990) Pres tuval üzerine akrilik boya, 25x25 cm, İmzalı, Çerçeveli 1990 yılında İstanbul’da doğan sanatçı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde başladığı akademik yolculuğunu, grotesk estetiğin dehlizlerine eğildiği yüksek lisans çalışmasıyla derinleştirdi. Ama onun meselesi yalnızca akademik bir arayış değil; Demirci, toplumun o cilalı salonlarına elinde dev bir kahkaha aynasıyla giriyor. İnsanla hayvanı, masalla kabusu, karikatürle trajediyi aynı sahnede buluşturur. Neden? Çünkü bazen hakikat, düzgün yüzlerde değil; bozulmuş suretlerde daha açık görünür. Demirci’nin resminde deformasyon bir oyun değil, teşhistir. Renk bir süs değil, tuzaktır. Mihail Bahtin’in karnavalesk dünyasına selam çakan bu evrende, hiyerarşiler baş aşağı edilir. Demirci, kalabalığın kahkahasıyla karanlığın gölgesini aynı etik kazanın içinde kaynatır. İroni vardır, evet; ama o ironi, seyirlik bir zeka gösterisi değil, ahlaki bir rahatsızlıktır. Cilalanmış yüzeylerin altında saklanan ikiyüzlülüğü, bastırılmış şiddeti, toplumsal çürümeyi resmin içine buyur eder. Bu, bir estetik tercih değil, düpedüz bir itirazdır. . Müzayedemizde yer alan eserlerde Demirci, insanla hayvan arasındaki sınırı özellikle bulanıklaştırıyor. Gagalar, boynuzlar, tüyler, kürkler, insan bakışları… Anatomi tanıdık parçalar taşıyor ama bütünü hiçbir canlıya tam olarak ait değil. Ortaya çıkan figürler hem komik hem de tekinsiz bir cazibeye sahip. Bir yanları masal kitabından kaçmış gibi, bir yanları gece görülmüş tuhaf bir rüyanın tortusu. Üstelik Demirci bu garipliği karanlığa gömmüyor; aksine güçlü siluetler, teatral pozlar, kürklerin ve tüylerin resimsel dokusu, siyahla pembeler, morlar ve soğuk tonlar arasındaki karşıtlıkla göze son derece çekici bir dünya kuruyor. Demirci’nin yaratıkları bize yabancı görünüyor; ama uzun baktıkça o yabancılığın içinde fazlasıyla tanıdık bir şey beliriyor. Kibir, korku, gösteriş, yalnızlık, komiklik… Bir şeyin yüzüne bakıyoruz. İnsanı görüyoruz. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Akrilik Boya | 25×25 cm | Art-ı Müzayede | 12 Aug 2026, 20:30 | 5.000 ₺ |
| ALİ DEMİR [1931 - 2015] "Anne ve Çocuk" • Pres Tuval Üzeri Yağlı Boya • 60 x 50 cm • (Çerçeveli) • 1985 • İmzalı | Yağlı Boya | 60×50 cm | Bi Nevi Online | 26 Jul 2026, 19:58 | 290.000 ₺ |
| Ali Demir (1931-2013) 40x30, Prestuval üzerine yağlı boya | Yağlı Boya | 40×30 cm | Cinnah 64 | 26 Jul 2026, 14:00 | 70.000 ₺ |
| Ali Demir (1931-2013) 30x20, Prestuval üzerine yağlı boya, 1978 tarihli | Yağlı Boya | 30×20 cm | Cinnah 64 | 26 Jul 2026, 14:00 | 70.000 ₺ |
| ALİ DEMİR (1931-) Duralit üzerine yağlı boya, 1985, 14 x 14 cm, imzalı. | Yağlı Boya | 14×14 cm | Dev Müzayede | 26 Jul 2026, 21:00 | 80.524 ₺ |
| Ali Demir Anadolu Resmi, Duralit üzerine yağlı boya, 12 × 17 cm. Çerçeveli. İmzalı ve İthaflı. | Yağlı Boya | 12×17 cm | Galeri Arts | 21 Jul 2026, 20:30 | 55.000 ₺ |
| Ali Demir (1931-2015) Pres Tuval Üzeri Yağlı Boya, 15 x 40 cm, 1981 Tarihli | Yağlı Boya | 15×40 cm | Bon Up Art Gallery | 19 Jul 2026, 20:45 | 65.000 ₺ |
| ALİ DEMİR (1931-) Press tuval üzerine yağlı boya, 1971, 30 x 30 cm, imzalı, çerçeveli. | Yağlı Boya | 30×30 cm | Dev Müzayede | 14 Jul 2026, 21:00 | 68.193 ₺ |
| Ali Demir Anadolu Resmi, Tuval üzerine yağlı boya, 50x30 cm. Çerçeveli. İmzalı. | Yağlı Boya | 50×30 cm | Galeri Arts | 11 Jul 2026, 20:30 | 165.000 ₺ |
| ALİ DEMİR Duralit üzeri yağlıboya ölçü: 22x27 cm tarih:1985 imzalı | Yağlı Boya | 22×27 cm | Eskiz Sanat | 06 Jul 2026, 21:00 | 37.500 ₺ |
| Ali Demir Duralit üzeri yağlı boya, 13x17cm | Yağlı Boya | 13×17 cm | Cihangir Art Gallery | 05 Jul 2026, 22:00 | 65.000 ₺ |
| ALİ DEMİR (1931-2015) Anadolu Resmi. 30 x 70 cm. Prestual üzeri yağlıboya. İmzalı. 1976. İthaflı. | Yağlı Boya | 30×70 cm | İstanbul Antik Sanat | 28 Jun 2026, 20:00 | 279.804 ₺ |
| Ali Demirci (1990) Pres tuval üzerine akrilik boya, 25x25 cm, İmzalı, Çerçeveli 1990 yılında İstanbul’da doğan sanatçı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde başladığı akademik yolculuğunu, grotesk estetiğin o tekinsiz dehlizlerine eğildiği yüksek lisans çalışmasıyla derinleştirdi. Ama onun meselesi yalnızca akademik bir arayış değil; Demirci, toplumun o cilalı salonlarına elinde dev bir kahkaha aynasıyla giriyor. İnsanla hayvanı, masalla kâbusu, karikatürle trajediyi aynı sahnede buluşturur. Neden? Çünkü bazen hakikat, düzgün yüzlerde değil; bozulmuş suretlerde daha açık görünür. Demirci’nin resminde deformasyon bir oyun değil, teşhistir. Renk bir süs değil, tuzaktır. Mihail Bahtin’in karnavalesk dünyasına selam çakan bu evrende, hiyerarşiler baş aşağı edilir. Demirci, kalabalığın kahkahasıyla karanlığın gölgesini aynı etik kazanın içinde kaynatır. İroni vardır, evet; ama o ironi, seyirlik bir zekâ gösterisi değil, ahlaki bir rahatsızlıktır. Cilalanmış yüzeylerin altında saklanan ikiyüzlülüğü, bastırılmış şiddeti, toplumsal çürümeyi resmin içine buyur eder. Bu, bir estetik tercih değil, düpedüz bir itirazdır. Bu eserinde Demirci, sevimli olanla ürkütücü olanı aynı bedende buluşturur. Karla kaplı küçük bir sahnenin ortasında duran bu hibrit varlık, ne tam hayvandır ne tam insan; sanki masalın kapısından çıkmış ama yetişkin dünyanın karanlığına fazla erken bakmış bir karakterdir. Boynuna doladığı morumsu pelüş, sert doğaya çekilmiş ironik bir rest gibi durur. Gagasıyla nazikçe kavradığı motifli yılbaşı süsü ise resmi tamamen ters köşe yapar. Sanki bir distopyanın ortasında, “Kutlayacak bir şeyler hâlâ kalmalı” diyen inatçı bir umudun metaforu... Biraz da hayatın kendisi gibi. Kahkaha da saf değil, masumiyet de. Her şey biraz kırılmış, biraz kostümlü, biraz fazla uyanık… Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Akrilik Boya | 25×25 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 5.000 ₺ |
| Ali Demir (1931-2015) Sofada, 1982, İmzalı ve İthaflı, Duralit üzerine yağlıboya, 21 x 17 cm | Yağlı Boya | 21×17 cm | Magnet Müzayede | 14 Jun 2026, 13:00 | 75.000 ₺ |
Ali Demir tabloları son müzayede sonuçlarına göre ortalama 73.321 ₺, tüm zamanlar ortalaması 57.213 ₺ fiyatla satılıyor. Bu istatistik 89 müzayede satışına dayanmaktadır.
Takip ettiğimiz müzayede satışları 2.000 ₺ ile 290.000 ₺ arasında gerçekleşti. Fiyat; eserin boyutuna, tekniğine ve dönemine göre değişir.
Takip ettiğimiz en yüksek Ali Demir satışı 290.000 ₺ — Yağlı Boya, 60×50 cm (Bi Nevi Online, Temmuz 2026).
Müzayede kayıtlarında Ali Demir imzalı eserler Baskı, Yağlı Boya, Akrilik Boya, Karışık Teknik, Pastel Boya teknikleriyle yer alıyor.
Tüm veriler ve fiyat trendi grafiği için sayfanın tamamını görüntüleyin: Sanatçılar · Eserler · Fiyat Tahmini