Ahmet Fazıl Aksoy tablo fiyatları ve müzayede sonuçları: 66 müzayede sonucu, ortalama 26.188 ₺, fiyat aralığı 3.000–92.500 ₺. Teknikler: Yağlı Boya, Sulu Boya.
| Eser | Teknik | Boyut | Müzayede Evi | Tarih | Son Pey |
|---|---|---|---|---|---|
| Ahmet Fazıl Aksoy (1949) Tuval üzerine yağlı boya, 18x24 cm, Çerçeveli Şehri yakalamaya çalışan çoktur. Ama zamanı yakalayan? Daha az. Ahmet Fazıl Aksoy’un fırçası tam da bunu yapar: İstanbul’un yalnızca görüntüsünü değil, geçişini yakalar. Sabahın henüz karar vermemiş sessizliğini. Akşamın acele eden gölgelerini. Ve martıların gökyüzüne attığı o silik imzayı. 1949’da Samsun’da doğdu. Daha okul yıllarında afişler, Atatürk portreleri, öğretmenler odasına resimler yapıyordu. El belli ki kararını erkenden vermişti. Hayat ise başka bir yol çizdi: Liseyi birincilikle bitirdi, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi. Hukuk okudu. Avukat oldu. Fakat bazı insanlar hayatın mahkemesinde başka bir savunma hazırlar: Aksoy’un savunduğu şey, şehirlerin ruhudur. Müvekkili de kolay değildir: İstanbul. Akademili değildi; fakat yolu Burhan Uygur, Cihat Burak ve özellikle İbrahim Safi gibi ressamlarla kesişti. Belki asıl akademisi de buydu: ustalara bakmak, şehre çıkmak ve ışığın değişmesini beklemek. Aksoy, empresyonizmi hazır bir kalıp gibi almaz; İstanbul’un buğusundan geçirerek kendine ait bir dile dönüştürür. Sehpasını alır; Emirgan’da, Kız Kulesi’nde, Haliç’te, Sarıyer’de, Üsküdar’da, Kandilli’de, Anadolu ve Rumeli Kavağı’nda, Çubuklu’da, Galata’da ışığın peşine düşer. Aynı İstanbul, ama hiçbir zaman aynı resim değil. Bir yerden Turner’ı hatırlatır Aksoy’un tuvali. O buğulu, çözülmek üzere olan atmosfer… Ama Aksoy’un sisi Londra’dan gelmez; Eminönü’nde unutulmuş bir çayın buharından yükselir. Bir yerden Monet’yi düşündürür. Işığın peşindeki o ısrarlı dikkat… Ama burada nilüfer yoktur. Burada ışık, Boğaz’ın sabah ürpertisinde dolaşır. Bir martının kanadına değer. Bir vapur düdüğünde incelir. Sonra şehrin hafızasına karışır. Eserlerinin yurt dışında özellikle İngiltere’de özel koleksiyonlara, Türkiye’de ise banka koleksiyonlarına girmesi; Aksoy’un yalnızca bir İstanbul ressamı değil, koleksiyon hafızasında karşılığı olan güçlü bir izlenim ustası olduğunu gösterir. Onun sanatında gerçekle düş arasındaki o ince aralıktan biz de bakarız hayata: biraz daha derin, biraz daha sürprizli; biraz daha İstanbul gibi. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 18×24 cm | Art-ı Müzayede | 22 Sep 2026, 20:30 | 10.000 ₺ |
| Ahmet Fazıl Aksoy (d.1949) Emirgandan Bakış, İmzalı, Tuval üzerine yağlıboya duralite marufle, 16 x 24 cm | Yağlı Boya | 16×24 cm | Artium Modern | 06 Sep 2026, 14:01 | 25.000 ₺ |
| Ahmet Fazıl Aksoy (d. 1949) Tophane, İmzalı, Tuval üzerine yağlıboya ahşap panele marufle, 38 x 27 cm | Yağlı Boya | 38×27 cm | Artium Modern | 06 Sep 2026, 14:01 | 32.500 ₺ |
| Ahmet Fazıl Aksoy İstanbul, İmzalı, Kağıt üzerine suluboya, 30 x 22.5 cm | Sulu Boya | 30×22.5 cm | Artium Modern | 06 Sep 2026, 14:01 | 12.000 ₺ |
| Ahmet Fazıl Aksoy (1949) Tuval üzerine yağlı boya, 25x33 cm, İmzalı, Çerçeveli Şehri yakalamaya çalışan çoktur. Ama zamanı yakalayan? Daha az. Ahmet Fazıl Aksoy’un fırçası tam da bunu yapar: İstanbul’un yalnızca görüntüsünü değil, geçişini yakalar. Sabahın henüz karar vermemiş sessizliğini. Akşamın acele eden gölgelerini. Ve martıların gökyüzüne attığı o silik imzayı. 1949’da Samsun’da doğdu. Daha okul yıllarında afişler, Atatürk portreleri, öğretmenler odasına resimler yapıyordu. El belli ki kararını erkenden vermişti. Hayat ise başka bir yol çizdi: Liseyi birincilikle bitirdi, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi. Hukuk okudu. Avukat oldu. Fakat bazı insanlar hayatın mahkemesinde başka bir savunma hazırlar: Aksoy’un savunduğu şey, şehirlerin ruhudur. Müvekkili de kolay değildir: İstanbul. Akademili değildi; fakat yolu Burhan Uygur, Cihat Burak ve özellikle İbrahim Safi gibi ressamlarla kesişti. Belki asıl akademisi de buydu: ustalara bakmak, şehre çıkmak ve ışığın değişmesini beklemek. Aksoy, empresyonizmi hazır bir kalıp gibi almaz; İstanbul’un buğusundan geçirerek kendine ait bir dile dönüştürür. Sehpasını alır; Emirgan’da, Kız Kulesi’nde, Haliç’te, Sarıyer’de, Üsküdar’da, Kandilli’de, Anadolu ve Rumeli Kavağı’nda, Çubuklu’da, Galata’da ışığın peşine düşer. Aynı İstanbul, ama hiçbir zaman aynı resim değil. Bir yerden Turner’ı hatırlatır Aksoy’un tuvali. O buğulu, çözülmek üzere olan atmosfer… Ama Aksoy’un sisi Londra’dan gelmez; Eminönü’nde unutulmuş bir çayın buharından yükselir. Bir yerden Monet’yi düşündürür. Işığın peşindeki o ısrarlı dikkat… Ama burada nilüfer yoktur. Burada ışık, Boğaz’ın sabah ürpertisinde dolaşır. Bir martının kanadına değer. Bir vapur düdüğünde incelir. Sonra şehrin hafızasına karışır. Eserlerinin yurt dışında özellikle İngiltere’de özel koleksiyonlara, Türkiye’de ise banka koleksiyonlarına girmesi; Aksoy’un yalnızca bir İstanbul ressamı değil, koleksiyon hafızasında karşılığı olan güçlü bir izlenim ustası olduğunu gösterir. Onun sanatında gerçekle düş arasındaki o ince aralıktan biz de bakarız hayata: biraz daha derin, biraz daha sürprizli; biraz daha İstanbul gibi. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 25×33 cm | Art-ı Müzayede | 01 Sep 2026, 20:30 | 22.500 ₺ |
| Ahmet Fazıl AKSOY Tuval üzerine yağlıboya Resim Ölçü 18x24 cm. | Yağlı Boya | 18×24 cm | Hepsi Antik | 11 Aug 2026, 21:00 | 8.000 ₺ |
| Ahmet Fazıl Aksoy (1949) "Kompozisyon", Tuval üzerine yağlı boya, 25x32 cm, Çerçeveli ölçü: 38x45 cm, İmzalı Şehri yakalamaya çalışan çoktur. Ama zamanı yakalayan? Daha az. Ahmet Fazıl Aksoy’un fırçası tam da bunu yapar: İstanbul’un yalnızca görüntüsünü değil, geçişini yakalar. Sabahın henüz karar vermemiş sessizliğini. Akşamın acele eden gölgelerini. Ve martıların gökyüzüne attığı o silik imzayı. 1949’da Samsun’da doğar Aksoy. Perşembe Öğretmen Okulu ve Samsun 19 Mayıs Lisesi yıllarında resim, onun için bir ders değil; erken gelen bir çağrıdır. Okul afişleri yapar, öğretmenler odasına resimler, Atatürk portreleri çizer. Henüz yolun başındadır ama el çoktan kendi yönünü seçmiştir. Liseyi birincilikle bitirip İstanbul Hukuk Fakültesi’ne girer. Hukuk okur. Kısa bir süre avukatlık da yapar. Fakat bazı insanlar hayatın mahkemesinde başka bir savunma hazırlar: Aksoy’un savunduğu şey, şehirlerin ruhudur. Müvekkili de kolay değildir: İstanbul Aksoy, empresyonizmi hazır bir kalıp gibi almaz; İstanbul’un buğusundan geçirerek kendine ait bir dile dönüştürür. Sehpasını alır; Emirgan’da, Kız Kulesi’nde, Haliç’te, Sarıyer’de, Üsküdar’da, Kandilli’de, Anadolu ve Rumeli Kavağı’nda, Çubuklu’da, Galata’da ışığın peşine düşer. Güneş doğar, o bakar. Gün eğilir, o yine bakar. Çünkü onun için ışık yalnızca görüneni aydınlatmaz; hatırlananı da uyandırır. Bir yerden Turner’ı hatırlatır Aksoy’un tuvali. O buğulu, çözülmek üzere olan atmosfer… Ama Aksoy’un sisi Londra’dan gelmez; Eminönü’nde unutulmuş bir çayın buharından yükselir. Bir yerden Monet’yi düşündürür. Işığın peşindeki o ısrarlı dikkat… Ama burada nilüfer yoktur. Burada ışık, Boğaz’ın sabah ürpertisinde dolaşır. Bir martının kanadına değer. Bir vapur düdüğünde incelir. Sonra şehrin hafızasına karışır. Eserlerinin yurt dışında özellikle İngiltere’de özel koleksiyonlara, Türkiye’de ise banka koleksiyonlarına girmesi; Aksoy’un yalnızca bir İstanbul ressamı değil, koleksiyon hafızasında karşılığı olan güçlü bir izlenim ustası olduğunu gösterir. Onun sanatında gerçekle düş arasındaki o ince aralıktan biz de bakarız hayata: biraz daha derin, biraz daha sürprizli; biraz daha İstanbul gibi. Eserin alıcına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 25×32 cm | Art-ı Müzayede | 23 Jul 2026, 20:00 | 22.500 ₺ |
| Ahmet Fazıl Aksoy (1949 - ) | THE_ONLINE | 19 Jul 2026, 18:00 | 65.000 ₺ | ||
| Ahmet Fazıl Aksoy (d.1949) Figüratif Kompozisyon, İmzalı, Tuval üzerine yağlıboya, 30 x 23 cm | Yağlı Boya | 30×23 cm | Magnet Müzayede | 12 Jul 2026, 13:00 | 13.000 ₺ |
| Ahmet Fazıl Aksoy Prestuval Üzeri Yağlıboya, 34x28 Cm, İmzalı | Yağlı Boya | 34×28 cm | Galeri Berlin | 12 Jul 2026, 20:30 | 45.000 ₺ |
| Ahmet Fazıl AKSOY Tuval üzerine yağlıboya Resim ölçü 25x33 cm. | Yağlı Boya | 25×33 cm | Hepsi Antik | 09 Jul 2026, 21:00 | 19.000 ₺ |
| Ahmet Fazıl AKSOY "Otoportre" Tuval üzeri yağlı boya , 37*28 cm | Yağlı Boya | 37×28 cm | Güneş Müzayede | 28 Jun 2026, 17:30 | 15.000 ₺ |
| Ahmet Fazıl Aksoy (1949) “Küçüksu'dan Rumeli Hisarı”, Tuval üzerine yağlı boya, 31x40 cm, İmzalı, Çerçeveli Şehri yakalamaya çalışan çoktur. Ama zamanı yakalayan? Daha az. Ahmet Fazıl Aksoy’un fırçası tam da bunu yapar: İstanbul’un yalnızca görüntüsünü değil, geçişini yakalar. Sabahın henüz karar vermemiş sessizliğini. Akşamın acele eden gölgelerini. Ve martıların gökyüzüne attığı o silik imzayı. 1949’da Samsun’da doğar Aksoy. Perşembe Öğretmen Okulu ve Samsun 19 Mayıs Lisesi yıllarında resim, onun için bir ders değil; erken gelen bir çağrıdır. Okul afişleri yapar, öğretmenler odasına resimler, Atatürk portreleri çizer. Henüz yolun başındadır ama el çoktan kendi yönünü seçmiştir. Liseyi birincilikle bitirip İstanbul Hukuk Fakültesi’ne girer. Hukuk okur. Kısa bir süre avukatlık da yapar. Fakat bazı insanlar hayatın mahkemesinde başka bir savunma hazırlar: Aksoy’un savunduğu şey, şehirlerin ruhudur. Müvekkili de kolay değildir: İstanbul Aksoy, empresyonizmi hazır bir kalıp gibi almaz; İstanbul’un buğusundan geçirerek kendine ait bir dile dönüştürür. Sehpasını alır; Emirgan’da, Kız Kulesi’nde, Haliç’te, Sarıyer’de, Üsküdar’da, Kandilli’de, Anadolu ve Rumeli Kavağı’nda, Çubuklu’da, Galata’da ışığın peşine düşer. Güneş doğar, o bakar. Gün eğilir, o yine bakar. Çünkü onun için ışık yalnızca görüneni aydınlatmaz; hatırlananı da uyandırır. Bir yerden Turner’ı hatırlatır Aksoy’un tuvali. O buğulu, çözülmek üzere olan atmosfer… Ama Aksoy’un sisi Londra’dan gelmez; Eminönü’nde unutulmuş bir çayın buharından yükselir. Bir yerden Monet’yi düşündürür. Işığın peşindeki o ısrarlı dikkat… Ama burada nilüfer yoktur. Burada ışık, Boğaz’ın sabah ürpertisinde dolaşır. Bir martının kanadına değer. Bir vapur düdüğünde incelir. Sonra şehrin hafızasına karışır. Eserlerinin yurt dışında özellikle İngiltere’de özel koleksiyonlara, Türkiye’de ise banka koleksiyonlarına girmesi; Aksoy’un yalnızca bir İstanbul ressamı değil, koleksiyon hafızasında karşılığı olan güçlü bir izlenim ustası olduğunu gösterir. Onun sanatında gerçekle düş arasındaki o ince aralıktan biz de bakarız hayata: biraz daha derin, biraz daha sürprizli; biraz daha İstanbul gibi. Eserin alıcına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 31×40 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 32.500 ₺ |
| Ahmet Fazıl Aksoy (1949) “Peyzaj”, Tuval üzerine yağlı boya, 35x33 cm, İmzalı, Çerçeveli Şehri yakalamaya çalışan çoktur. Ama zamanı yakalayan? Daha az. Ahmet Fazıl Aksoy’un fırçası tam da bunu yapar: İstanbul’un yalnızca görüntüsünü değil, geçişini yakalar. Sabahın henüz karar vermemiş sessizliğini. Akşamın acele eden gölgelerini. Ve martıların gökyüzüne attığı o silik imzayı. 1949’da Samsun’da doğar Aksoy. Perşembe Öğretmen Okulu ve Samsun 19 Mayıs Lisesi yıllarında resim, onun için bir ders değil; erken gelen bir çağrıdır. Okul afişleri yapar, öğretmenler odasına resimler, Atatürk portreleri çizer. Henüz yolun başındadır ama el çoktan kendi yönünü seçmiştir. Liseyi birincilikle bitirip İstanbul Hukuk Fakültesi’ne girer. Hukuk okur. Kısa bir süre avukatlık da yapar. Fakat bazı insanlar hayatın mahkemesinde başka bir savunma hazırlar: Aksoy’un savunduğu şey, şehirlerin ruhudur. Müvekkili de kolay değildir: İstanbul Aksoy, empresyonizmi hazır bir kalıp gibi almaz; İstanbul’un buğusundan geçirerek kendine ait bir dile dönüştürür. Sehpasını alır; Emirgan’da, Kız Kulesi’nde, Haliç’te, Sarıyer’de, Üsküdar’da, Kandilli’de, Anadolu ve Rumeli Kavağı’nda, Çubuklu’da, Galata’da ışığın peşine düşer. Güneş doğar, o bakar. Gün eğilir, o yine bakar. Çünkü onun için ışık yalnızca görüneni aydınlatmaz; hatırlananı da uyandırır. Bir yerden Turner’ı hatırlatır Aksoy’un tuvali. O buğulu, çözülmek üzere olan atmosfer… Ama Aksoy’un sisi Londra’dan gelmez; Eminönü’nde unutulmuş bir çayın buharından yükselir. Bir yerden Monet’yi düşündürür. Işığın peşindeki o ısrarlı dikkat… Ama burada nilüfer yoktur. Burada ışık, Boğaz’ın sabah ürpertisinde dolaşır. Bir martının kanadına değer. Bir vapur düdüğünde incelir. Sonra şehrin hafızasına karışır. Eserlerinin yurt dışında özellikle İngiltere’de özel koleksiyonlara, Türkiye’de ise banka koleksiyonlarına girmesi; Aksoy’un yalnızca bir İstanbul ressamı değil, koleksiyon hafızasında karşılığı olan güçlü bir izlenim ustası olduğunu gösterir. Onun sanatında gerçekle düş arasındaki o ince aralıktan biz de bakarız hayata: biraz daha derin, biraz daha sürprizli; biraz daha İstanbul gibi. Eserin alıcına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 35×33 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 25.000 ₺ |
| AHMET FAZIL AKSOY Tuval Üzeri Yağlı Boya, 25 × 35cm, Çerçeveli, İmzalı | Yağlı Boya | 25×35 cm | Enmodern Müzayede | 17 Jun 2026, 21:00 | 35.000 ₺ |
| Ahmet FAZIL AKSOY İSTANBUL - 20x54 cm - TUVAL ÜZERİNE YAĞLI BOYA - İmzalı | 20×54 cm | ArtPoint Gallery | 08 Jun 2026, 20:30 | 30.000 ₺ | |
| Ahmet Fazıl Aksoy Süleymaniye'de Kış, kağıt üzerine yağlıboya, imzalı. 16x18 cm. | Yağlı Boya | 16×18 cm | Eksen Müzayede | 23 May 2026, 20:58 | 20.000 ₺ |
| Ahmet Fazıl Aksoy Kız Kulesi, tuval üzerine yağlıboya, imzalı. 20x30 cm. | Yağlı Boya | 20×30 cm | Eksen Müzayede | 23 May 2026, 20:58 | 25.000 ₺ |
| Ahmet Fazıl Aksoy Peyzaj, tuval üzerine yağlıboya, imzalı. 22x28 cm. | Yağlı Boya | 22×28 cm | Eksen Müzayede | 23 May 2026, 20:58 | 25.000 ₺ |
| Ahmet Fazıl Aksoy (1949) "Kompozisyon", Tuval üzerine yağlı boya, 25x32 cm, İmzalı, Çerçeveli Şehri yakalamaya çalışan çoktur. Ama zamanı yakalayan? Daha az. Ahmet Fazıl Aksoy’un fırçası tam da bunu yapar: İstanbul’un yalnızca görüntüsünü değil, geçişini yakalar. Sabahın henüz karar vermemiş sessizliğini. Akşamın acele eden gölgelerini. Ve martıların gökyüzüne attığı o silik imzayı. 1949’da Samsun’da doğar Aksoy. Perşembe Öğretmen Okulu ve Samsun 19 Mayıs Lisesi yıllarında resim, onun için bir ders değil; erken gelen bir çağrıdır. Okul afişleri yapar, öğretmenler odasına resimler, Atatürk portreleri çizer. Henüz yolun başındadır ama el çoktan kendi yönünü seçmiştir. Liseyi birincilikle bitirip İstanbul Hukuk Fakültesi’ne girer. Hukuk okur. Kısa bir süre avukatlık da yapar. Fakat bazı insanlar hayatın mahkemesinde başka bir savunma hazırlar: Aksoy’un savunduğu şey, şehirlerin ruhudur. Müvekkili de kolay değildir: İstanbul Aksoy, empresyonizmi hazır bir kalıp gibi almaz; İstanbul’un buğusundan geçirerek kendine ait bir dile dönüştürür. Sehpasını alır; Emirgan’da, Kız Kulesi’nde, Haliç’te, Sarıyer’de, Üsküdar’da, Kandilli’de, Anadolu ve Rumeli Kavağı’nda, Çubuklu’da, Galata’da ışığın peşine düşer. Güneş doğar, o bakar. Gün eğilir, o yine bakar. Çünkü onun için ışık yalnızca görüneni aydınlatmaz; hatırlananı da uyandırır. Bir yerden Turner’ı hatırlatır Aksoy’un tuvali. O buğulu, çözülmek üzere olan atmosfer… Ama Aksoy’un sisi Londra’dan gelmez; Eminönü’nde unutulmuş bir çayın buharından yükselir. Bir yerden Monet’yi düşündürür. Işığın peşindeki o ısrarlı dikkat… Ama burada nilüfer yoktur. Burada ışık, Boğaz’ın sabah ürpertisinde dolaşır. Bir martının kanadına değer. Bir vapur düdüğünde incelir. Sonra şehrin hafızasına karışır. Eserlerinin yurt dışında özellikle İngiltere’de özel koleksiyonlara, Türkiye’de ise banka koleksiyonlarına girmesi; Aksoy’un yalnızca bir İstanbul ressamı değil, koleksiyon hafızasında karşılığı olan güçlü bir izlenim ustası olduğunu gösterir. Onun sanatında gerçekle düş arasındaki o ince aralıktan biz de bakarız hayata: biraz daha derin, biraz daha sürprizli; biraz daha İstanbul gibi. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 25×32 cm | Art-ı Müzayede | 21 May 2026, 20:00 | 20.000 ₺ |
| Ahmet Fazıl Aksoy Prestuval Üzeri Yağlıboya, 34x28 Cm, İmzalı | Yağlı Boya | 34×28 cm | Galeri Berlin | 17 May 2026, 20:30 | 35.000 ₺ |
| Ahmet Fazıl Aksoy Kağıt Üzeri Sulu Boya, 14x18 Cm, İmzalı | Sulu Boya | 14×18 cm | Galeri Berlin | 17 May 2026, 20:30 | 8.000 ₺ |
| Ahmet Fazıl Aksoy Kağıt Üzeri Sulu Boya, 14x18 Cm, İmzalı | Sulu Boya | 14×18 cm | Galeri Berlin | 17 May 2026, 20:30 | 8.000 ₺ |
| Ahmet Fazıl Aksoy Tuval Üzeri Yağlıboya, 28x38 Cm, İmzalı (19.Yüzyıl Fransız Çerçevesi İle) | Yağlı Boya | 28×38 cm | Galeri Berlin | 17 May 2026, 20:30 | 30.000 ₺ |
| Ahmet Fazıl Aksoy Figüratif Kompozisyon, 30x23 Cm. Kağıt Üzeri Sulu Boya (İmzalı) | Sulu Boya | 30×23 cm | UX Müzayede | 12 May 2026, 21:30 | 13.000 ₺ |
Ahmet Fazıl Aksoy tabloları son müzayede sonuçlarına göre ortalama 26.188 ₺, tüm zamanlar ortalaması 24.754 ₺ fiyatla satılıyor. Bu istatistik 66 müzayede satışına dayanmaktadır.
Takip ettiğimiz müzayede satışları 3.000 ₺ ile 92.500 ₺ arasında gerçekleşti. Fiyat; eserin boyutuna, tekniğine ve dönemine göre değişir.
Takip ettiğimiz en yüksek Ahmet Fazıl Aksoy satışı 92.500 ₺ — Yağlı Boya, 50×65 cm (Türk Art Project, Mart 2026).
Müzayede kayıtlarında Ahmet Fazıl Aksoy imzalı eserler Yağlı Boya, Sulu Boya teknikleriyle yer alıyor.
Tüm veriler ve fiyat trendi grafiği için sayfanın tamamını görüntüleyin: Sanatçılar · Eserler · Fiyat Tahmini