Şeref Akdik tablo fiyatları ve müzayede sonuçları: 35 müzayede sonucu, ortalama 186.696 ₺, fiyat aralığı 1.350–733.450 ₺. Teknikler: Yağlı Boya, Sulu Boya, Yağlıboya, Hat, Karışık Teknik.
| Eser | Teknik | Boyut | Müzayede Evi | Tarih | Son Pey |
|---|---|---|---|---|---|
| Şeref Akdik Şeref Akdik imzalı duralit üzeri yağlıboya ada peyzajı, 35x50 cm | Yağlı Boya | 35×50 cm | Rumeli Müzayede | 04 Oct 2026, 15:00 | 41.765 ₺ |
| ŞEREF AKDİK Natürmort 47x47cm Tuval Üzerine Yağlıboya İmzalı | Yağlı Boya | 47×47 cm | TA Sanat | 04 Oct 2026, 20:30 | 120.000 ₺ |
| Şeref Akdik (1899-1972) Peyzaj, İmzalı, Kağıt üzerine suluboya, 27 x 37 cm | Sulu Boya | 27×37 cm | Magnet Müzayede | 04 Oct 2026, 13:00 | 85.000 ₺ |
| Şeref Akdik Kağıt üzeri karakalem 30x20 cm | 30×20 cm | Ayşıl Müzayede | 27 Sep 2026, 20:00 | 10.000 ₺ | |
| Şeref Akdik (1899-1972) Tuval üzerine yağlı boya, 33x45 cm, 1961 tarihli, İmzalı, Çerçeveli Şeref Akdik… Bir ülkenin kendine bakmayı öğrendiği o ilk aynalardan biri. Yalnızca iyi resim yapan bir usta değil; Cumhuriyet’in kültürel belleğini kuran bir hafıza işçisi. Bir ressam. Bir eğitimci. Bir tanık. Tepeden tırnağa bir kültür insanı. 1899’da İstanbul Fatih’te doğdu. Babası, “Reisü’l-Hattatin” Kâmil Akdik’ti. Harfin disiplini, çizginin terbiyesi, boşluğun ahlakı… Şeref Akdik bu atmosferde büyüdü. Hattın sabrını gördü, sonra fırçanın özgürlüğüne âşık oldu. Henüz 12 yaşındayken, Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin çocuklar için düzenlediği yarışmada ikincilik aldı. Sanki yol, onu erkenden işaretlemişti. Sanayi-i Nefise Mektebi… Karşısında İbrahim Çallı, Ömer Âdil, Warnia Zarzecki. Genç yaşta sergiler, Galatasaray Sergileri’nde görünürlük. Sonra Avrupa kapısı aralanır. Paris. Julian Akademisi. Paul Albert Laurens atölyesi. Yanında Mahmut Cuda, Cevat Dereli, Refik Epikman, Muhittin Sebati… Bu sadece bir eğitim değildir. Bir bakışın ufkunu genişletme ayini. 1928’de döndüğünde karşısında başka bir ülke vardı. Cumhuriyet henüz gençti; sokaklar, insanlar, kurumlar, hatta gündelik hayatın ritmi bile yeniden kuruluyordu. Akdik yalnızca bu değişime bakmadı. Onu resmetti. 1929’da Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’nin kurucuları arasında yer aldı. Birkaç yıl sonra bir dergi onu kapağına taşıyacak ve iki kelimeyle tanımlayacaktı: “Bir İnkılâp Ressamı.” Çünkü tuvallerinde Cumhuriyet nutuklarla değil, hayatın içinden görünüyordu. Okuma yazma öğrenen insanlar, çalışan kadınlar, fabrikalar, cer atölyeleri, trenler… Kadın portrelerinde ise değişen yalnızca yüzler değildi; Cumhuriyet’in eğitimli, kentli yeni kadını da tuvale giriyordu. Yurt Gezileri’nde Anadolu’ya gitti; Mersin’i, Erzincan’ı, emeği ve değişen insanı gördü. Sonra İstanbul’a döndü; Moda’yı, Salacak’ı, kıyıları, yeni hayatın gündelik yüzünü resmetti. Çizginin disiplinini hiç kaybetmedi; ama manzaraya çıktığında fırçası gevşedi, ışık ve renk daha çok söz almaya başladı. 1951’de Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ne hoca olarak döndü. Bir zamanlar öğrenci olduğu koridorlarda bu kez yeni kuşaklara bakmayı öğretti. Belki Şeref Akdik’in bütün hikâyesi de buydu: Bir ülke kendini yeniden kurarken, o karşısına geçti ve yüzünü resmetti. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 33×45 cm | Art-ı Müzayede | 22 Sep 2026, 20:30 | 120.000 ₺ |
| ŞEREF AKDİK (1899–1972) Tuval Üzeri Yağlıboya, 53X41 Cm | Yağlı Boya | 53×41 cm | Rana's Art Gallery | 20 Sep 2026, 21:00 | 185.318 ₺ |
| Şeref Akdik (1899-1972) Duralit üzerine yağlı boya, 19x27 cm, İmzalı, Çerçevelii Şeref Akdik… Bir ülkenin kendine bakmayı öğrendiği o ilk aynalardan biri. Yalnızca iyi resim yapan bir usta değil; Cumhuriyet’in kültürel belleğini kuran bir hafıza işçisi. Bir ressam. Bir eğitimci. Bir tanık. Tepeden tırnağa bir kültür insanı. 1899’da İstanbul Fatih’te doğdu. Babası, “Reisü’l-Hattatin” Kâmil Akdik’ti. Harfin disiplini, çizginin terbiyesi, boşluğun ahlakı… Şeref Akdik bu atmosferde büyüdü. Hattın sabrını gördü, sonra fırçanın özgürlüğüne âşık oldu. Henüz 12 yaşındayken, Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin çocuklar için düzenlediği yarışmada ikincilik aldı. Sanki yol, onu erkenden işaretlemişti. Sanayi-i Nefise Mektebi… Karşısında İbrahim Çallı, Ömer Âdil, Warnia Zarzecki. Genç yaşta sergiler, Galatasaray Sergileri’nde görünürlük. Sonra Avrupa kapısı aralanır. Paris. Julian Akademisi. Paul Albert Laurens atölyesi. Yanında Mahmut Cuda, Cevat Dereli, Refik Epikman, Muhittin Sebati… Bu sadece bir eğitim değildir. Bir bakışın ufkunu genişletme ayini. 1928’de döndüğünde karşısında başka bir ülke vardı. Cumhuriyet henüz gençti; sokaklar, insanlar, kurumlar, hatta gündelik hayatın ritmi bile yeniden kuruluyordu. Akdik yalnızca bu değişime bakmadı. Onu resmetti. 1929’da Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’nin kurucuları arasında yer aldı. Birkaç yıl sonra bir dergi onu kapağına taşıyacak ve iki kelimeyle tanımlayacaktı: “Bir İnkılâp Ressamı.” Çünkü tuvallerinde Cumhuriyet nutuklarla değil, hayatın içinden görünüyordu. Okuma yazma öğrenen insanlar, çalışan kadınlar, fabrikalar, cer atölyeleri, trenler… Kadın portrelerinde ise değişen yalnızca yüzler değildi; Cumhuriyet’in eğitimli, kentli yeni kadını da tuvale giriyordu. Yurt Gezileri’nde Anadolu’ya gitti; Mersin’i, Erzincan’ı, emeği ve değişen insanı gördü. Sonra İstanbul’a döndü; Moda’yı, Salacak’ı, kıyıları, yeni hayatın gündelik yüzünü resmetti. Çizginin disiplinini hiç kaybetmedi; ama manzaraya çıktığında fırçası gevşedi, ışık ve renk daha çok söz almaya başladı. 1951’de Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ne hoca olarak döndü. Bir zamanlar öğrenci olduğu koridorlarda bu kez yeni kuşaklara bakmayı öğretti. Belki Şeref Akdik’in bütün hikâyesi de buydu: Bir ülke kendini yeniden kurarken, o karşısına geçti ve resmetti. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Yağlı Boya | 19×27 cm | Art-ı Müzayede | 01 Sep 2026, 20:30 | 35.000 ₺ |
| ŞEREF AKDİK (1899-1972) Portre. 19 x 16 cm. 1966 tarihli. Tuval üzeri yağlıboya (mukavvaya marufle). Aile koleksiyonundan. İmzalı. | Yağlı Boya | 19×16 cm | İstanbul Antik Sanat | 26 Aug 2026, 20:00 | 48.115 ₺ |
| ŞEREF AKDİK (1899-1972) Kasımpatılar. Tuval üzeri yağlıboya. Imzalı. 1943. 61 x 50 cm | Yağlı Boya | 61×50 cm | İstanbul Antik Sanat | 26 Aug 2026, 20:00 | 457.091 ₺ |
| ŞEREF AKDİK (1899-1972) Natürmort. 91 x 58 cm. TÜYB. İmzalı. 1952. Başyapıtlarından. | Yağlıboya | 91×58 cm | İstanbul Antik Sanat | 26 Aug 2026, 20:00 | 625.493 ₺ |
| Şeref Akdik (1899-1972) "Portre", Kağıt üzerine kara kalem, 33x23 cm, 1961 tarihli, İmzalı, Çerçeveli Şeref Akdik… Bir ülkenin kendine bakmayı öğrendiği o ilk aynalardan biri. Yalnızca iyi resim yapan bir usta değil; Cumhuriyet’in kültürel belleğini sabırla, katman katman kuran bir hafıza işçisi. Bir ressam. Bir eğitimci. Bir tanık. Tepeden tırnağa bir kültür insanı. 1899’da İstanbul Fatih’te doğdu. Babası, “Reisü’l-Hattatin” Kâmil Akdik’ti. Harfin disiplini, çizginin terbiyesi, boşluğun ahlakı… Şeref Akdik bu atmosferde büyüdü. Hattın sabrını gördü, sonra fırçanın özgürlüğüne âşık oldu. Sanayi-i Nefise Mektebi… Karşısında İbrahim Çallı, Ömer Âdil, Warnia Zarzecki. Genç yaşta sergiler, Galatasaray Sergileri’nde görünürlük. Sonra Avrupa kapısı aralanır. Paris. Julian Akademisi. Paul Albert Laurens atölyesi. Yanında Mahmut Cuda, Cevat Dereli, Refik Epikman, Muhittin Sebati… Bu sadece bir eğitim değildir. Bir bakışın ufkunu genişletme ayini. 1928’de yurda döndüğünde yanında yalnız teknik yoktur. Bir sorumluluk taşır. Yeni bir ülke kurulurken, onun görsel hafızasını da kurmak gerekir. Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’nin kurucuları arasında yer alması bu yüzden kritik. Bu, sadece sanat yapmak değil; sanatın zeminini inşa etmektir. Akdik’in yolu sınıflardan da geçer. Gazi Terbiye. Haydarpaşa Lisesi. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi. Yüzlerce öğrenci. Binlerce bakış. 1930’lar… Cumhuriyet kendini kurarken, o da bu kurulumun görsel kaydını alır. Devrimler, değişen yüzler, yeni mekânlar. 1940’ta Halkevleri’nin Yurt Gezileri kapsamında Mersin’e gidişi… Anadolu’ya bakar; bir ülkenin kendi yüzünü aradığı yeri görür. Kadın portreleri… Orada ses daha da düşer. Nazlı Ecevit, Uyuyan Kadın, Köpekli Kadın… Bu figürler poz vermez; yaşar. Okuyan, düşünen, pencereye bakan, bekleyen, karar veren kadınlar. Ne eskiye ait ne bütünüyle yeni. Bir eşikte dururlar. Hem zarif hem kararlı. Hem içe dönük hem dünyaya açık. Akdik kadını bir dekor olarak değil, yeni hayatın kurucu öznesi olarak resmeder. Bu, estetikten fazlasıdır. Bir tavırdır. Soru: Bu kadınlar kime bakar? Cevap: Bize değil. Geleceğe. Çocuk yaşta aldığı ödülden San Francisco madalyasına, Devlet Resim ve Heykel Sergisi birinciliğine uzanan takdirler, onun sanat yaşamının yalnızca başarı duraklarıdır. 1972’de aramızdan ayrıldığında geriye yalnız tablolar bırakmadı. Bir ülkenin değişen yüzünü, kadınların yeni duruşunu, modern hayatın ilk iç mekânlarını ve Cumhuriyet’in ışığını taşıyan büyük bir saygı arşivi bıraktı. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Hat | 33×23 cm | Art-ı Müzayede | 23 Jul 2026, 20:00 | 8.000 ₺ |
| ŞEREF AKDİK (1899-1972) Tuval Üzeri Yağlıboya, 1946. 31X44 Cm (Haliyle) | Yağlı Boya | 31×44 cm | Rana's Art Gallery | 19 Jul 2026, 20:59 | 136.761 ₺ |
| Şeref Akdik (1902-1972) Figürlü Kompozisyon, İmzasız, Kağıt üzerine karışık teknik, 23.5 x 30 cm | Karışık Teknik | 23.5×30 cm | Artium Modern | 12 Jul 2026, 14:01 | 5.000 ₺ |
| ŞEREF AKDİK (1899-1972) Peyzaj. Eski Türkçe imzalı. H.1337 /m.1919 tarihli. 45 x 60 cm. | 45×60 cm | İstanbul Antik Sanat | 28 Jun 2026, 20:00 | 151.561 ₺ | |
| ŞEREF AKDİK (1899-1972) Natürmort. 61 x 50 cm. İmzalı. Duralit üzeri yağlıboya. 1969 tarihli. Akdik Aile Koleksiyonu'ndan. | Yağlı Boya | 61×50 cm | İstanbul Antik Sanat | 28 Jun 2026, 20:00 | 326.438 ₺ |
| ŞEREF AKDİK (1899-1972) Büyükçekmece. Eski Türkçe imzalı. Tuval üzeri yağlıboya. 1929 tarihli. 38 x 46 cm. | Yağlı Boya | 38×46 cm | İstanbul Antik Sanat | 28 Jun 2026, 20:00 | 104.927 ₺ |
| Şeref Akdik (1899-1972) Tuval üzerine yağlı boya, 33x45 cm, İmzalı, 1961 tarihli, Çerçeveli Şeref Akdik… Bir ülkenin kendine bakmayı öğrendiği o ilk aynalardan biri. Yalnızca iyi resim yapan bir usta değil; Cumhuriyet’in kültürel belleğini sabırla, katman katman kuran bir hafıza işçisi. Bir ressam. Bir eğitimci. Bir tanık. Tepeden tırnağa bir kültür insanı. 1899’da İstanbul Fatih’te doğdu. Babası, “Reisü’l-Hattatin” Kâmil Akdik’ti. Harfin disiplini, çizginin terbiyesi, boşluğun ahlakı… Şeref Akdik bu atmosferde büyüdü. Hattın sabrını gördü, sonra fırçanın özgürlüğüne âşık oldu. Sanayi-i Nefise Mektebi… Karşısında İbrahim Çallı, Ömer Âdil, Warnia Zarzecki. Genç yaşta sergiler, Galatasaray Sergileri’nde görünürlük. Sonra Avrupa kapısı aralanır. Paris. Julian Akademisi. Paul Albert Laurens atölyesi. Yanında Mahmut Cuda, Cevat Dereli, Refik Epikman, Muhittin Sebati… Bu sadece bir eğitim değildir. Bir bakışın ufkunu genişletme ayini. 1928’de yurda döndüğünde yanında yalnız teknik yoktur. Bir sorumluluk taşır. Yeni bir ülke kurulurken, onun görsel hafızasını da kurmak gerekir. Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’nin kurucuları arasında yer alması bu yüzden kritik. Bu, sadece sanat yapmak değil; sanatın zeminini inşa etmektir. Akdik’in yolu sınıflardan da geçer. Gazi Terbiye. Haydarpaşa Lisesi. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi. Yüzlerce öğrenci. Binlerce bakış. 1930’lar… Cumhuriyet kendini kurarken, o da bu kurulumun görsel kaydını alır. Devrimler, değişen yüzler, yeni mekânlar. 1940’ta Halkevleri’nin Yurt Gezileri kapsamında Mersin’e gidişi… Anadolu’ya bakar; bir ülkenin kendi yüzünü aradığı yeri görür. Çocuk yaşta aldığı ödülden San Francisco madalyasına, Devlet Resim ve Heykel Sergisi birinciliğine uzanan takdirler, onun sanat yaşamının yalnızca başarı duraklarıdır. Akdik’in tablolarında güzellik, yüksek sesle gelmez; eski bir mektup gibi usulca açılır. Orada renk de çizgi de, Cumhuriyet’in genç bakışına düşen incelikli bir ışık gibi durur. Tıpkı bu eserde olduğu gibi. 1972’de aramızdan ayrıldığında geriye yalnız tablolar bırakmadı. Bir ülkenin değişen yüzünü, kadınların yeni duruşunu, modern hayatın ilk iç mekânlarını ve Cumhuriyet’in ışığını taşıyan büyük bir saygı arşivi bıraktı. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz... | Yağlı Boya | 33×45 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 100.000 ₺ |
| Şeref Akdik (1899-1972) Kağıt üzerine kara kalem 48,5x64 cm, İmzalı, Çerçeveli Şeref Akdik… Bir ülkenin kendine bakmayı öğrendiği o ilk aynalardan biri. Yalnızca iyi resim yapan bir usta değil; Cumhuriyet’in kültürel belleğini sabırla, katman katman kuran bir hafıza işçisi. Bir ressam. Bir eğitimci. Bir tanık. Tepeden tırnağa bir kültür insanı. 1899’da İstanbul Fatih’te doğdu. Babası, “Reisü’l-Hattatin” Kâmil Akdik’ti. Harfin disiplini, çizginin terbiyesi, boşluğun ahlakı… Şeref Akdik bu atmosferde büyüdü. Hattın sabrını gördü, sonra fırçanın özgürlüğüne âşık oldu. Sanayi-i Nefise Mektebi… Karşısında İbrahim Çallı, Ömer Âdil, Warnia Zarzecki. Genç yaşta sergiler, Galatasaray Sergileri’nde görünürlük. Sonra Avrupa kapısı aralanır. Paris. Julian Akademisi. Paul Albert Laurens atölyesi. Yanında Mahmut Cuda, Cevat Dereli, Refik Epikman, Muhittin Sebati… Bu sadece bir eğitim değildir. Bir bakışın ufkunu genişletme ayini. 1928’de yurda döndüğünde yanında yalnız teknik yoktur. Bir sorumluluk taşır. Yeni bir ülke kurulurken, onun görsel hafızasını da kurmak gerekir. Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’nin kurucuları arasında yer alması bu yüzden kritik. Bu, sadece sanat yapmak değil; sanatın zeminini inşa etmektir. Akdik’in yolu sınıflardan da geçer. Gazi Terbiye. Haydarpaşa Lisesi. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi. Yüzlerce öğrenci. Binlerce bakış. 1930’lar… Cumhuriyet kendini kurarken, o da bu kurulumun görsel kaydını alır. Devrimler, değişen yüzler, yeni mekânlar. 1940’ta Halkevleri’nin Yurt Gezileri kapsamında Mersin’e gidişi… Anadolu’ya bakar; bir ülkenin kendi yüzünü aradığı yeri görür. Kadın portreleri… Orada ses daha da düşer. Nazlı Ecevit, Uyuyan Kadın, Köpekli Kadın… Bu figürler poz vermez; yaşar. Okuyan, düşünen, pencereye bakan, bekleyen, karar veren kadınlar. Ne eskiye ait ne bütünüyle yeni. Bir eşikte dururlar. Hem zarif hem kararlı. Hem içe dönük hem dünyaya açık. Akdik kadını bir dekor olarak değil, yeni hayatın kurucu öznesi olarak resmeder. Bu, estetikten fazlasıdır. Bir tavırdır. Soru: Bu kadınlar kime bakar? Cevap: Bize değil. Geleceğe. Çocuk yaşta aldığı ödülden San Francisco madalyasına, Devlet Resim ve Heykel Sergisi birinciliğine uzanan takdirler, onun sanat yaşamının yalnızca başarı duraklarıdır. 1972’de aramızdan ayrıldığında geriye yalnız tablolar bırakmadı. Bir ülkenin değişen yüzünü, kadınların yeni duruşunu, modern hayatın ilk iç mekânlarını ve Cumhuriyet’in ışığını taşıyan büyük bir saygı arşivi bıraktı. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Hat | 48.5×64 cm | Art-ı Müzayede | 25 Jun 2026, 20:00 | 14.000 ₺ |
| ŞEREF AKDİK "Evler" İmzalı. Mukavva üzeri yağlıboya. 40x35 cm. | Yağlı Boya | 40×35 cm | Sancak Müzayede | 24 Jun 2026, 19:57 | 300.000 ₺ |
| ŞEREF AKDİK (1899-1972) Peyzaj. Tuval üzeri yağlıboya. 50 x 61 cm. 1965 tarihli. İmzalı. Müzelik eser. Akdik Aile Koleksiyonu'ndan. Eser, Türk Resim Sanatından Seçme Eserler sergi kataloğunda basılıdır. | Yağlı Boya | 50×61 cm | İstanbul Antik Sanat | 31 May 2026, 21:00 | 733.450 ₺ |
| Şeref Akdik (1889-1972) "Portre", Kağıt üzerine kara kalem, 33x23 cm, 1961, İmzalı, Çerçeveli Şeref Akdik… Bir ülkenin kendine bakmayı öğrendiği o ilk aynalardan biri. Yalnızca iyi resim yapan bir usta değil; Cumhuriyet’in kültürel belleğini sabırla, katman katman kuran bir hafıza işçisi. Bir ressam. Bir eğitimci. Bir tanık. Tepeden tırnağa bir kültür insanı. 1899’da İstanbul Fatih’te doğdu. Babası, “Reisü’l-Hattatin” Kâmil Akdik’ti. Harfin disiplini, çizginin terbiyesi, boşluğun ahlakı… Şeref Akdik bu atmosferde büyüdü. Hattın sabrını gördü, sonra fırçanın özgürlüğüne âşık oldu. Sanayi-i Nefise Mektebi… Karşısında İbrahim Çallı, Ömer Âdil, Warnia Zarzecki. Genç yaşta sergiler, Galatasaray Sergileri’nde görünürlük. Sonra Avrupa kapısı aralanır. Paris. Julian Akademisi. Paul Albert Laurens atölyesi. Yanında Mahmut Cuda, Cevat Dereli, Refik Epikman, Muhittin Sebati… Bu sadece bir eğitim değildir. Bir bakışın ufkunu genişletme ayini. 1928’de yurda döndüğünde yanında yalnız teknik yoktur. Bir sorumluluk taşır. Yeni bir ülke kurulurken, onun görsel hafızasını da kurmak gerekir. Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’nin kurucuları arasında yer alması bu yüzden kritik. Bu, sadece sanat yapmak değil; sanatın zeminini inşa etmektir. Akdik’in yolu sınıflardan da geçer. Gazi Terbiye. Haydarpaşa Lisesi. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi. Yüzlerce öğrenci. Binlerce bakış. 1930’lar… Cumhuriyet kendini kurarken, o da bu kurulumun görsel kaydını alır. Devrimler, değişen yüzler, yeni mekânlar. 1940’ta Halkevleri’nin Yurt Gezileri kapsamında Mersin’e gidişi… Anadolu’ya bakar; bir ülkenin kendi yüzünü aradığı yeri görür. Kadın portreleri… Orada ses daha da düşer. Nazlı Ecevit, Uyuyan Kadın, Köpekli Kadın… Bu figürler poz vermez; yaşar. Okuyan, düşünen, pencereye bakan, bekleyen, karar veren kadınlar. Ne eskiye ait ne bütünüyle yeni. Bir eşikte dururlar. Hem zarif hem kararlı. Hem içe dönük hem dünyaya açık. Akdik kadını bir dekor olarak değil, yeni hayatın kurucu öznesi olarak resmeder. Bu, estetikten fazlasıdır. Bir tavırdır. Soru: Bu kadınlar kime bakar? Cevap: Bize değil. Geleceğe. Çocuk yaşta aldığı ödülden San Francisco madalyasına, Devlet Resim ve Heykel Sergisi birinciliğine uzanan takdirler, onun sanat yaşamının yalnızca başarı duraklarıdır. 1972’de aramızdan ayrıldığında geriye yalnız tablolar bırakmadı. Bir ülkenin değişen yüzünü, kadınların yeni duruşunu, modern hayatın ilk iç mekânlarını ve Cumhuriyet’in ışığını taşıyan büyük bir saygı arşivi bıraktı. Eserin alıcısına uğur getirmesini dileriz… | Hat | 33×23 cm | Art-ı Müzayede | 21 May 2026, 20:00 | 7.000 ₺ |
| ŞEREF AKDİK (1899-1972) Kasımpatılar. Tuval üzeri yağlıboya. Imzalı. 1943. 61 x 50 cm | Yağlı Boya | 61×50 cm | İstanbul Antik Sanat | 03 May 2026, 14:00 | 248.284 ₺ |
| ŞEREF AKDİK (1899-1972) 91 x 58 cm. TÜYB. İmzalı. 1952. Başyapıtlarından. | Yağlıboya | 91×58 cm | İstanbul Antik Sanat | 03 May 2026, 14:00 | 338.569 ₺ |
| ŞEREF AKDİK (1899-1972) Peyzaj. Duralit üzeri yağlıboya. 40 x 60 cm. İmzalı .1970 . Aile Koleksiyonundan. | Yağlı Boya | 40×60 cm | İstanbul Antik Sanat | 03 May 2026, 14:00 | 383.711 ₺ |
| ŞEREF AKDİK "İstanbul Sokağı" İmzalı. 1964 tarihli. Tuval üzeri yağlı boya. 53x41 cm. | Yağlı Boya | 53×41 cm | Sancak Müzayede | 19 Apr 2026, 14:29 | 180.000 ₺ |
Şeref Akdik tabloları son müzayede sonuçlarına göre ortalama 186.696 ₺, tüm zamanlar ortalaması 160.895 ₺ fiyatla satılıyor. Bu istatistik 35 müzayede satışına dayanmaktadır.
Takip ettiğimiz müzayede satışları 1.350 ₺ ile 733.450 ₺ arasında gerçekleşti. Fiyat; eserin boyutuna, tekniğine ve dönemine göre değişir.
Takip ettiğimiz en yüksek Şeref Akdik satışı 733.450 ₺ — Yağlı Boya, 50×61 cm (İstanbul Antik Sanat, Mayıs 2026).
Müzayede kayıtlarında Şeref Akdik imzalı eserler Yağlı Boya, Sulu Boya, Yağlıboya, Hat, Karışık Teknik teknikleriyle yer alıyor.
Tüm veriler ve fiyat trendi grafiği için sayfanın tamamını görüntüleyin: Sanatçılar · Eserler · Fiyat Tahmini